Bilgiye ulaşmak
Cumartesi günü, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’nden 20 kadar genç arkadaşla sohbet etme fırsatım oldu.
Doğru bildikleri birçok konuya farklı bakış açıları sundum. Düşünce sistemlerini epey zorladım. “Allak bullak olduk” dediler sohbetin bir yerinde.
Tanıyanlar bilir. Kavramları sorgulamayı, başka açıdan göstermeyi severim. Onlardan biri şöyleydi.
Sordum:
- Her şey internet’te var. “Artık okullara gerek yok” diyebilir miyiz?
- Diyebiliriz” dediler.
Konuyu değiştirdim. Başka bir konuya geçtim.
- Bizler, az sayıda bilgi varken, bilgiyi bulup çıkarmak için eğitildik. Şimdi bilgi her tarafta. Bilgiye ulaşmak çok kolay. Söyleyin bakalım. Az sayıda bilgi varken bulup çıkarmak mı zor; çok sayıda bilginin içinden doğru bilgiyi çıkarmak mı zor?
- Çok sayıda bilgi içinden doğrusunu bulmak daha zor!” dediler.
- Aynı fikirdeyiz.” dedim. Ama sordum.
“Biz, daha kolay olanı yapmak için 5 yıl ilkokul, 3 yıl orta okul, 3 yıl lise, 4 yıl üniversite okuduk. Yabancı dil için hiç hazırlık okumadığımızı varsaysak bile 15 yıl okumamız gerekti. Siz daha zor olduğunu söylediğinizi okullar olmadan nasıl yapacağınızı anlatır mısınız?
- … (Yanıt yok.)
Bazı gençler okulu beceremiyor. Bahane lazım. “Herşey internet’te var, okullara gerek yok” deyiveriyorlar. Okulu bırakıp başarılı olan 3 – 5 ünlüyü örnek gösteriyorlar. Başarılı olamayan binlercenin esamesi okunmuyor.
Nedense…
- Not: Çanakkale 18 Mart Üniversitesi öğrencilerini çok zorladım. Ezberlerini bozduğum diğer konuları da yazacağım.
1981 yılında ODTÜ – İşletmecilik Bölümünden mezun olduktan sonra, Price Waterhouse Consultancy’de iş hayatına başladı...
