"bilgi" etiketli yazılar:

13 January 2016 Wednesday

Cazip Meslek – 2

LinkedIn 2015’in en aranan mesleklerini yazmış.

Linkedin-2015

Tekrarlıyorum. Zaman geçtikçe, veri ağırlıklı işler daha da önem kazanacak. En azından 5 – 6 yıl daha…

Girişimci olursanız, bu meslekleri arayacakınız; çalışan olursanız, bu meslekler sizi rahat ettirecek.

🙂

Koray’ın tweet’i sayesinde bu konuyu Sayın Erhan Erkut hoca ile biraz sorguladık.

Linkedin-2015-tweet

Ben “Internet girişimcisi bile bilişim çağını anlamadı” diyorum, kızıyorsunuz.

İşte ölçütü…

🙁

 

 

04 February 2013 Monday

İşletme Eğitimi üzerine

Bilişim devrimi‘nin en büyük değişimleri yönetim bilimlerinde yaptığını iddia ediyorum.

Bunların bazılarından şöyle bahsettim:

Pazar akşamları yaptığımız KapakOlsunTV sohbetlerinden sonuncusunda “Sanayi devrimi sonrasında oluşan işletmecilik (ve MBA) eğitimi, az becerikli ve az yetenekli insanların üretime katılmasını sağlamak için yapıldığını” tekrar vurguladım.  “Bilişim devrimi sayesinde paradigmanın değiştiğini, şimdi çok becerikli ve yetenekli insanları şirkette tutmak ve sürdürülebilir katkı sağlamak için bambaşka  öğretiler gerektiğini” söyledim. (Yazıyla yetinmeyip bizzat yüzümü görmek ve sesimi duymak isteyenler şu videodan 1:27:08 ile 1:30:33 saat:dk:sn arasındaki yaklaşık 3,5 dakikalık  konuşmamın tamamını izleyebilirler.)

🙂

Kızımın da MBA yaptığını bilen bir arkadaşımız sormuş: “MBA yapmayı, bu kadar paralar dökülmesini gereksiz buluyorsunuz belki. Kızınızın Bilgi’de MBA yapması hakkındaki düşünceleriniz ne?

Sosyal mecralardan verdiğim yanıtı burada (daha ayrıntılı olarak) tekrarlıyorum.

MBA’i gereksiz bulmuyorum. Eski yönetim öğretilerini yetersiz buluyorum. Bu yönetim öğretilerinin nasıl farklılaştığı, hangi koşullarda geçersiz (ve maalesef bazı koşullarda hâlâ eski uygulamaların geçerli) olduğu öğretildiği takdirde, işletmecilik eğitimi çok faydalıdır. Okul seçerken bunlara dikkat ederseniz, işletmecilik eğitiminden cidden yararlanırsınız. 

Bu kadar paralar dökülmesini de gereksiz bulmuyorum. Şurada özellikle vurguladığım gibi, eğer harcadığınız kaynak kendisini geri ödeyecekse, parasına değer. Yeter ki siz, MBA’in “Masrafını Babamdan Alın“ın kısaltması olmadığını bilmiş olun.

İşin aile içindeki kısmına gelirsek… Zaten işletmecilik eğitimi almış olduğu için, kızımın üstüne MBA yapmasını gereksiz bulmuştum. Ama zamanla akademik yapıya devam etmek isterse, bir master derecesi olması gerekiyordu. Bu nedenle, çok da karşı çıkamadım. (Yukarıda bahsettiğim nedenlerin dışında olduğunun anlaşıldığını umuyorum.)

Ayrıca, bizim evdeki mesleki sohbetler oldukça ayrıntılıdır. Eşim (Prof. Dr. Şule Özmen) de işletmecilik hocası olduğu için, 3 meslekdaş sıkı tartışırız. Kavramlar irdelenir, değişiklikler sorgulanır, etmenler ve olgular incelenir. Okuldaki öğretinin üzerinde bir eğitim ortamı oluşur. (Mutlaka fikir birliğine varmamız da gerekmez. Ama hepimiz dağarcığımızı genişletiriz.

  • Bu tartışmalardan edindiğimiz birikimi de kendimize saklamayız. Bu blogda 1000+ yazı var. (uzaktanCRMegitimi.com‘da da 200’ü ilk bloktan aktarılmış 400+ yazı yer alıyor.)

Sadece yazıda da kalmaz. Bazı genç arkadaşlarla önceden gündem olmaksızın, sadece sohbet için buluşuruz. Değişmez sandıkları kavramları sorgulatmayı, öğrendiklerimi onlarla paylaşmayı ve tartışmayı da severim. Onlar da keyif aldıklarını söylüyorlar.  

😉

Rica ediyorum. Benim söylediklerimi veya yazdıklarımı aklınızdakilerle birleştirip yanlış yorumlamayın.

Kavramlara düşkünüm. Tartışmalarda yer almayan ve/veya tanımlanmayan kavramları konuşmaktan hoşlanmam. Yanlış anlaşıldığım zaman sert tepki göstermemin nedeni de budur.

Umarım anlaşılmış ve affedilmişimdir.

🙂

19 October 2012 Friday

Phorm tartışmasının hatırlattıkları

Phorm konusunda 2 gün fırtınalar esti. Serdar Kuzuloğlu’nun röportajı sayesinde uygulamaya olduğundan çok kişiye saldırıldı.

Kişileri, sıfatları, kavramları tartışmak konusunda gidecek çok yol var.  Kişilere saldırılar kavramların önüne geçtiğinde, aklıma 40 küsür sene önce okuduğum bir şiir geliyor.

……….Müjde,
……….Bakır kıçlı maymunlara müjde…
……….Aslan kafeste.
……….Başlasın şimdi hindistancevizi yağmurları…

Ben kişileri değil kavramı tartışacağım.

😉

Web 3.0 iştahını hepimiz biliyoruz. En basit şekliyle “Jaguar diye yazdığım zaman, kedigillerden bir hayvan olan jaguar’ı değil, araba markası olan jaguar’ı aradığımı bilecek” diye anlatılıyordu. “İlgilenmediğimiz reklamlar bize gösterilmeyecek, anlamsız teklifler sunulmayacak” idi. Ne kadar rahat edecektik.

Sizce takip etmeden, profillemeden bunu yapmak mümkün mü?

Konuşmalarımda, yazılarımda web 3.0’ın tehlikelerine dikkat çekmeye çalıştım.

Web 2.0 tüketicinin firmalardan güçlü olduğu son dönem olabilir. Aman dikkat” dedim. “Seni profilleyen ve seni ilgilendirmeyen teklifleri yapmayan kurumların aslında kendi tercihlerini sunacağını” vurguladım. “Internette her bilgi var değil, her şey var diye algılanması gerektiğini, çocukları yanlış bilgiden korumanın giderek güçleşeceğini” yazdım.

Nerede yazmıştın? diye sorarsanız, önce şu paragrafı okuyun.

Endişem odur ki biz, gerçekleri anlamak için ısrarcı olmazsak gelecekte bizi yönetenleri Facebook, Google, Amazon seçecek. Bizim için en iyisinin onlar olduğuna inanacağız. Kendi seçimimiz sanarak…

Bu paragraf, şu yazının sonundaydı. İsterseniz yazının tamamını da okuyabilirsiniz.

İlginizi çektiyse, öncesini şuradan, sonrasını da buradan okuma şansı var.

😛

Müşteri verileri sayesinde  müşteriyi daha iyi tanıma, profilleme işiyle ilgilenen biri olarak tehlikesini defalarca yazdım.

IT’den anlamaz. Web 3.0 gibi anlamadığı konularda yazmasın” diyen sıkı IT’ci arkadaşlar oldu. “Kendi karamsar kişiliğimi yansıttığımı” söyleyen pazarlamacılar da oldu.

🙁

Bu arkadaşlardan bazıları da son 2 gün saldırı furyasına katılmışlar. Olağandır, onların derdi kavramla değil kişilerle. O zaman saldırılacak ben vardım, şimdi de sırada Serdar Kuzuloğlu.

  • Biz aksi yönlerde olabiliriz, ama saldırganlar için önemli mi? Hedefte biri olsun, yeter ki!

Tekrar soruyorum: “İstediğinizi siz sormadan sunmak, bilgilerinizi endekslemeden ve/veya sizi profillemeden  yapılabilir mi?”

Bir yandan Phorm kavramına karşı çıkarken, diğer yandan “web 3.0 gelecek rahat edeceğiz” demek anlamlı mı?

Hani ben karamsardım.

Ne oldu size?

😉