"bilgi" etiketli yazılar:

18 March 2016 Friday

Bilgi Vermek

Benim CRM veya Sosyal CRM seanslarıma katılanlar bilir. Araba kullanırken sağa (veya sola) dönmek için işaret vermenin aslında “bilgi vermek” olduğunu, Türkiye’de birçok şoförün bunu “emir vermek” zannettiğini anlatırım. Bilgi vermeyi öğrenmenin bir kültür ve bir süreç olduğunu söylerim.

🙂

Hepimiz havaalanında birilerini karşılamak için beklemişizdir. Uçağın olası geliş zamanını öğreniriz. Bir de havaalanına indiğini.

Aşağıdaki resim Brüksel Havaalanından.

Bruksel-havaalani

Gelen / gelecek olan uçakların durumunu veriyor. 4 dilde

  • Gecikmeli gelecek
  • Erken gelecek
  • İndi
  • Yolcu boşaltmaya başladı
  • Bavullar alınmaya başlandı
  • Bavulların alınması bitti.

bilgilerini rahatça izleyebiliyorsunuz.

Bizden yarım saat sonra gelen bir arkadaşımızı karşılayacaktık. Bilgilendirme düzeyinin bekleyeni son derece rahatlattığını söyleyebilirim.

🙂

İlk satırları tekrar okuyun.

Bilgi vermeyi öğrenmek hem kültür hem de süreçtir.

.

13 January 2016 Wednesday

Cazip Meslek – 2

LinkedIn 2015’in en aranan mesleklerini yazmış.

Linkedin-2015

Tekrarlıyorum. Zaman geçtikçe, veri ağırlıklı işler daha da önem kazanacak. En azından 5 – 6 yıl daha…

Girişimci olursanız, bu meslekleri arayacakınız; çalışan olursanız, bu meslekler sizi rahat ettirecek.

🙂

Koray’ın tweet’i sayesinde bu konuyu Sayın Erhan Erkut hoca ile biraz sorguladık.

Linkedin-2015-tweet

Ben “Internet girişimcisi bile bilişim çağını anlamadı” diyorum, kızıyorsunuz.

İşte ölçütü…

🙁

 

 

04 February 2013 Monday

İşletme Eğitimi üzerine

Bilişim devrimi‘nin en büyük değişimleri yönetim bilimlerinde yaptığını iddia ediyorum.

Bunların bazılarından şöyle bahsettim:

Pazar akşamları yaptığımız KapakOlsunTV sohbetlerinden sonuncusunda “Sanayi devrimi sonrasında oluşan işletmecilik (ve MBA) eğitimi, az becerikli ve az yetenekli insanların üretime katılmasını sağlamak için yapıldığını” tekrar vurguladım.  “Bilişim devrimi sayesinde paradigmanın değiştiğini, şimdi çok becerikli ve yetenekli insanları şirkette tutmak ve sürdürülebilir katkı sağlamak için bambaşka  öğretiler gerektiğini” söyledim. (Yazıyla yetinmeyip bizzat yüzümü görmek ve sesimi duymak isteyenler şu videodan 1:27:08 ile 1:30:33 saat:dk:sn arasındaki yaklaşık 3,5 dakikalık  konuşmamın tamamını izleyebilirler.)

🙂

Kızımın da MBA yaptığını bilen bir arkadaşımız sormuş: “MBA yapmayı, bu kadar paralar dökülmesini gereksiz buluyorsunuz belki. Kızınızın Bilgi’de MBA yapması hakkındaki düşünceleriniz ne?

Sosyal mecralardan verdiğim yanıtı burada (daha ayrıntılı olarak) tekrarlıyorum.

MBA’i gereksiz bulmuyorum. Eski yönetim öğretilerini yetersiz buluyorum. Bu yönetim öğretilerinin nasıl farklılaştığı, hangi koşullarda geçersiz (ve maalesef bazı koşullarda hâlâ eski uygulamaların geçerli) olduğu öğretildiği takdirde, işletmecilik eğitimi çok faydalıdır. Okul seçerken bunlara dikkat ederseniz, işletmecilik eğitiminden cidden yararlanırsınız. 

Bu kadar paralar dökülmesini de gereksiz bulmuyorum. Şurada özellikle vurguladığım gibi, eğer harcadığınız kaynak kendisini geri ödeyecekse, parasına değer. Yeter ki siz, MBA’in “Masrafını Babamdan Alın“ın kısaltması olmadığını bilmiş olun.

İşin aile içindeki kısmına gelirsek… Zaten işletmecilik eğitimi almış olduğu için, kızımın üstüne MBA yapmasını gereksiz bulmuştum. Ama zamanla akademik yapıya devam etmek isterse, bir master derecesi olması gerekiyordu. Bu nedenle, çok da karşı çıkamadım. (Yukarıda bahsettiğim nedenlerin dışında olduğunun anlaşıldığını umuyorum.)

Ayrıca, bizim evdeki mesleki sohbetler oldukça ayrıntılıdır. Eşim (Prof. Dr. Şule Özmen) de işletmecilik hocası olduğu için, 3 meslekdaş sıkı tartışırız. Kavramlar irdelenir, değişiklikler sorgulanır, etmenler ve olgular incelenir. Okuldaki öğretinin üzerinde bir eğitim ortamı oluşur. (Mutlaka fikir birliğine varmamız da gerekmez. Ama hepimiz dağarcığımızı genişletiriz.

  • Bu tartışmalardan edindiğimiz birikimi de kendimize saklamayız. Bu blogda 1000+ yazı var. (uzaktanCRMegitimi.com‘da da 200’ü ilk bloktan aktarılmış 400+ yazı yer alıyor.)

Sadece yazıda da kalmaz. Bazı genç arkadaşlarla önceden gündem olmaksızın, sadece sohbet için buluşuruz. Değişmez sandıkları kavramları sorgulatmayı, öğrendiklerimi onlarla paylaşmayı ve tartışmayı da severim. Onlar da keyif aldıklarını söylüyorlar.  

😉

Rica ediyorum. Benim söylediklerimi veya yazdıklarımı aklınızdakilerle birleştirip yanlış yorumlamayın.

Kavramlara düşkünüm. Tartışmalarda yer almayan ve/veya tanımlanmayan kavramları konuşmaktan hoşlanmam. Yanlış anlaşıldığım zaman sert tepki göstermemin nedeni de budur.

Umarım anlaşılmış ve affedilmişimdir.

🙂