"blog" etiketli yazılar:

19 September 2018 Wednesday

Her Meslek Erbabına Öneriler

Yine Özgür Alaz’ın bir tweet’i ile başlayan blog yazısı 🙂

Sayın Mahfi Eğilmez‘i zaman zaman okuyorum. Kriz öncesi yazdıklarının tamamını okumuştum.

Bu sefer dikkatimi çeken şu oldu: Özgür Alaz, Mahfi Eğilmez’in önerilerinin her meslek erbabı için geçerli olduğunu vurgulamıştı. Aklıma, kendi meslekleri için yazan ama her meslektekilerin yararlanacağı öneriler söyleyenlerin yazılarını listelemek geldi.

  • Hayır, kendilerini sözdeiçerik sitesi diye sıfatlandıran ama çoğunlukla anlamsız sıralamalar yapanlara benzemeye çalışmıyorum. Sadece öğrencilerime ve danışanlarıma örnek göstermek istiyorum.

Benim favorim sevgili Prof. Ali Nesin’in “Müstakbel Matematikçiye Öğütler” yazısıdır. Bloguma da taşımıştım.

Ayrıca her dönem, hangi ders olursa olsun, ilk sunum sayfalarından biridir, sevgili Ali Nesin’in sözleri.

Ve bence, profesyonel ile ücretli arasındaki farklardan biri de bu öğrenme arzusudur.

😉

İşin güzel tarafı, Özgür Alaz’ın da aynı düşünceleri taşıması

Sizin aklınıza böyle, aslında tek bir meslek erbabı için söylenmiş ama her mesleğin uzmanı için geçerli olan öneri ve öğüt yazıları gelirse, buraya ekler misiniz?

.

02 September 2018 Sunday

Başarı ve Gurur

Sabahın erken saatlerinde mesajlarıma baktığımda, gece yarısı gönderilen şu e-postayı gördüm.

Saygıdeğer Uğur Hocam,

9,5 yıl önce Friendfeed varken sizi takip ediyordum. O yıllarda bir öğrenci olarak size bir soru sormuştum. Siz de bunu alçakgönüllülükle ve açıklayıcı bir şekilde cevaplamış, üstüne bir de blog yazısı yazmıştınız. (Teknolojinin pazarlanması 22 Şubat 2009, Başarı 07 Nisan 2009)

O zamanlarda hazırladığım bir yazılımı, sizin tavsiyelerinizi uygulamaya çalışarak satabilmiş ve öğrenci halimle bugün yaptığım şirketi kurmama vesile olan olaylar zincirini başlatmıştınız.

Aradan geçen 9,5 yılda yazılarınızı takip etmeye devam ettim. Aktardığınız bilgi ve tecrübelerden mümkün olduğunca yararlanmaya çalıştım. İyi ki varsınız.

Cevap olarak yazdığınız blog yazısında da söylediğiniz Özetle, artan müşteri memnuniyeti, izleme, çapraz satış, yukarı satış, vb. projenizin yan etkileri olarak belirtilir. Öncelikle kurumsal müşterinizin cebine doğrudan etki edecek faktörleri anlatmanız gerekir.  gibi konulara odaklanarak günümüzdeki ekonomik krizde dahi satışlarımızı bizim için oldukça iyi bir halde tutabiliyoruz.

Bugün, Türkiye ve dünyada operasyon yapabilen ve müşterilerinin çoğunluğu KOBİ olan bir şirketim var. Basitçe, web sitesi ve web uygulamaları hazırlıyor, müşterilerimizin kendi müşterilerine daha iyi bir şekilde ulaşabilmesi, satış yapabilmesi ve satış sonrası verdiği hizmetleri kolaylıkla yürütebilmesi konularında hizmet sağlıyoruz. Bu süreçte, devamlı olarak aktardığınız bilgiler ışığında düzenlemeler yapıyor ve müşteri memnuniyetimizi en yüksek düzeyde tutmaya çalışıyoruz. Müşterilerimizden gelen geribildirimler de bu konuda biraz da olsa başarılı olduğumuzu gösteriyor.

Ticari hayatım boyunca devamlı olarak müşterilerin ihtiyaçlarını henüz onlar bunun farkına varmadan çözmeye çalıştım. Böylece, bir holdingin ve şirketlerinin tüm dijital işlerini yapma ve ihtiyaç duydukları özel yazılımları hazırlama ayrıcalığını elde edebildim. Bunu gerçekleştirebilmemde bana ilham veren yazılarınızın yerini yadsıyamam.

Çalıştığımız şirketlerin öyle temel konularda ihtiyaçları var ki, her birine ayrı ayrı çalışmak yerine aylık hizmetler sunarak bunların bir kısmını ancak karşılayabiliyoruz.

Sanayi otomasyonunda kullanılan teknolojilerin ve ürünlerin Türkiye distribütörlüğünü yapan bir müşterimiz, web sitesini ilk defa yapmak için görüştüğümüzde mobil site / responsive design konusunda endişeliyken, bugün kendileriyle yurtiçindeki bayilerine internet üzerinden canlı yayın ile eğitim vermek üzerine çalışmalar yapıyoruz.

Platform ve Deneyim, 13 Temmuz 2017 ve Havayolu Hasar Deneyimi, 24 Mayıs 2018 yazılarınızda anlattıklarınızı KOBİ müşterilerimize anlattıktan sonra hemen hepsinin kendi süreçlerinde iyileştirmeler yaptığını gördüm. Hatta bu şirketlerin bazıları, bu süreçleri daha iyi yönetebilmek için bizden hizmet almaya başladılar. Müşterilerimizin müşterilerinin soru ve sorunlarını sıkı bir şekilde takip ediyor, şirketlerde çalışan birimlere iletiyor ve onların bu konuları hızlıca çözmeleri için onları sıkıştırıyoruz. Bunu yapabilmemizde şirketlerin yönetimlerinin de bize güvenmesinin büyük bir artısı var.

Bugün müşterilerimiz bizden e-ticaret ile ilgili konularda destek ve çözüm sağlamamızı istiyor. Bu konuda da bir ürün hazırlıyoruz ve yakında seçilmiş bir kitleyle deneme yayınlarına başlayacak. Dünyanın en özeli değil ancak KOBİ’lerin bu konuda ihtiyacı olan pek çok maddeyi kapsayan bir çözüm hazırladığımızı düşünüyoruz. Müşterilerden gelen geribildirim de bunu söylüyor.

9,5 yıl önce değerli vaktinizi ayırarak bana cevap verdiniz. Bu sayede bugün size anlattıklarımı yapabildiğim bir iş kurdum. Size ne kadar teşekkür etsem az. İyi ki varsınız.

Ben çok teşekkür ediyorum. Gerçekten…

10+ yıldan beri içerik üretmeyi keyifli yapan ve “Haydi, durma, devam et” dedirten şey, bu satırları okumak. Kendim için başarı ölçümü:

  • Böyle mesajlar almak,
  • Mezun olan öğrencilerimin, benimle hiçbir çıkar ilişkisi kalmadıktan sonra karşılaştığımızda keyifle sohbet etmesi,
  • Yazdıklarımı okuyanların ve anlattıklarımı dinleyenlerin “iyi ki” demesi,
  • Blog yazılarımı okuyanlarla bir yerlerde karşılaştığımızda sohbet etmek…

Pazar sabahının erken saatlerinde, kendimi çok keyifli ve başarılı hissetirdiği için ben teşekkür ediyorum.

Sıkça soruluyor “Neden yazıyorsun?” diye. Uzun uzadıya yanıtladım da  [1] , [2] , [3] , [4] , [5] , [6]  . Özetlersem… Bu mesajı okuyabilmek için yazıyorum.

Mutlaka ziyaret edip yüzyüze sohbet edeceğim.

🙂

Ayrıca gurur duydum. Bir öğrenci girişiminden başlayıp birçok KOBİ’ye hizmet veren yapıya ulaştığı için. Sabırla müşterisini (bazen müşteri kendi sorunlarını anlamadan önce) anlayıp çözüm ürettiği için, başkasının faydalanacağı bir şeyi yapmayı hedeflediği için…

Umarım başarıları hep devam eder, işini keyifle büyütür. Ben de gurur duymaya devam ederim.

.

01 October 2016 Saturday

Neden Yazıyorum – 2

Eylül 2014’de, “Bu kadar çok yazı yazmanızın sebebi özgüven mi,ego mu?” sorusunu soran bir okuruma [1] , [2] , [3] , [4] , [5] yazılık bir uzun yazıt vermiştim.

Doğrudan adımı belirtmemekle birlikte, üstlendiğim bir mesaj yeterince anlatamadığımı düşündürttü.

🙁

Beş yazılık yanıt dizisinin ilkinde şöyle demiştim:

Neden yazdığımı Cyrano de Bergerac gibi sizin yerinize yanıtlayayım.

Sürekli yazılar yayınladığıma göre:
–    Edebiyatçı olmak isteyip, ailesinin zoruyla üniversite okumuş memur olabilirdim. İçimde kalmış yazarlık tutkusu
–    Gölgede kalmış felsefe tutkunu olabilirdim. Şimdi açığa döküp tartışma hevesi
–    Keşfedilmeyi bekleyen ücretli olabilirdim. Yıllar geçse de ben haklıydım duygusu
–    Ego, özgüven ne kelime… Pısırık bir muhbir olabilirdim. Eski patronları şikayet
–    Teşhirci olabilirdim. Birilerinin beni fark etmesi …
–    Politikaya atılacak bir aday. Görüşlerimi yaymak için
–    Pazarlamacı olabilirdim. Böylece kendimi duyurarak
–    Beleşci olabilirdim. Adım duyulunca beni etkinliklere çağıracaklar, hediyeler de cabası
–    Polemik sever ruh hastası olabilirdim. Tartışmayı daha fazla körükleyerek
–    Gazeteci sendromu olan biri olabilirdim. Sırf yazacak malzeme çıksın diye, başıma kötü şeylerin gelmesini bekleyerek

😉

Anladığım kadarıyla bazıları, blogda yazma nedenimi “bir tek ben bilirim” diye ispatlama çabası sanıyor. Hani köpekler, kendilerine ait olduğunu iddia ettikleri yerleri işeyerek sınırlarlar.

Öyle bir çabam yok değerli arkadaşım.

Amacım, birilerinin bilgi birikimine bazen kuramlarla, bazen de örneklerle katkıda bulunmak.

Keşke herkes yabancı dilde yayınları okusa da, beni daha özgün konuları yazmaya zorlasa… Ama olmuyor maalesef. “Bunu nasıl bilmezsiniz?” diye hayret ettiğim konuları bile ilk defa duyanlar o kadar çok ki… Birçok yazımın gerekçesi, o gün bir sohbette “Bunu ilk defa duyuyorum” demeleri.

Bir kısmı artık hayatta olmayan birçok kişiye borcumu ödemenin yolu olarak “bildiğimi yazmayı” seçtim. “Bilmenin vergisi paylaşmaktır” denilmiş…

Yayınladıklarımın bazıları para kazandığım eğitim ve danışmanlık malzemeleri. Hatta benden teklif aldıktan sonra “Adam herşeyi yazmış. Okuyun, öğrenin. Onun danışmanlığına para vermeyelim” diyen yöneticilere rağmen yazıyorum.

Eğer sen, kendin gibi “sınırı belirleme çabasıyla” yaptığımı sanıyorsan… Senin için çok üzgünüm.

Gerçekten.

🙁