"CRM eğitimi" etiketli yazılar:

31 December 2011 Saturday

Bence 2011 – İş

Kendi sektörlerinin önde gelen bazı firmaları ile CRM workshop’ları yaptık.

:-D

Danışmanlık projelerine teklif hazırlarken “yeter ki içeriye kapağı atayım, gerisini sonra düşünürüz” demem. Firmaları uzun süreli sözleşmelere yönlendirmeyi amaçlamam. Aksine, bildiklerimi onların da öğrenebileceği “nasıl yapılmalı” türünden workshop’lar hazırlarım.İşin başında profesyonel olarak bizzat bulunsam ne yapacaksam, onu aktarmaya çalışırım.

Elbette birçok yere teklif verdim. Bir kısmı kabul edilmedi. İlk 4 ay hemen hiç iş yapamadım. Sonra, tekliflerimi kabul edenlerle güzel işler yaptık. CRM’e başlamadan önce (veya ilk aşamada) kavramların doğru oluşmasına çalıştık. İş ve teknoloji bölümleri birlikte katıldılar.

Bu yıl da benimle çalışan kurumlara bildiklerimi hiç saklamadan anlattım, uygulattım. Birlikte çalıştığımız konularda (sağda solda gezinen ve kendisini uzman zanneden onlarca) danışmanlardan daha bilgili olduklarını kendileri de gördüler.

Workshop’lar sırasında yeni projeler, yeni ürünler doğdu. Farklı departmanlar aynı hedef doğrultusunda birleştiler. Ortak hedeflere nasıl ulaşacaklarını birlikte tartıştılar.

Bu sayede çok gurur verici teşekkürler aldım, çok güzel arkadaşlar (muhtemelen meslekdaşlar) edindim.

:-)

15 December 2011 Thursday

Tembel öğrenci

İstanbul Bilgi Üniversitesi e-MBA (uzaktan eğitim) programına katılan öğrenciler ile yılda bir iki kez yüzyüze geliyoruz. Konuları özetliyoruz, onlar sorularını soruyorlar. Kısmen de olsa arada mesafe olmasının olumsuz etkilerini gidermeye çalışıyoruz.

Böyle bir dersin ortasındaydık. Sınıfa girdi. Geç kalanlar gibi suçlu bir ifadeyle ve sessizce en yakındaki sandalyeye yerleşmedi. Aksine, oldukça yüksek ses çıkararak biraz gezdi. Sınıftaki bir iki kişiye omuz attı. Bir hanım çığlıklar atarak ayağa kalktı. O hiç aldırmadı.

Duruma el koymam gerekiyordu. Kararlı ama sakin bir sesle “Bak, burada CRM anlatıyorum. İlgilenmiyorsan sınıftan  gidersin. Eğer sınıfta duracaksan fazla gürültü çıkarma, geç bir yere otur” dedim.

Biraz daha dolaştı. Sonra en arka sıraya geçti. Solak sandalyelerden birine kuruldu.

Sustu. Sınıf arkadaşlarına baktı. Artık ses çıkarmayınca ben dersi anlatmaya devam ettim. Aradan biraz zaman geçti. Sınıftakilerden biri haber verdi.

“Hocam, uyumuş!”

Dersime girerken gürültü çıkarmana pek kızmadım.  Sınıfta dolaştın, öfkelenmedim.

Ama öğrencilerimin önünde karizmamı çizdin . “Kediyi bile uyutan tarzda ders anlattığım” izlenimi yarattın ya!..

Alacağın olsun.

:-P

11 October 2011 Tuesday

Şarap ve müşteri odaklılık

Birkaç sene yabancı sermayeli bir bankada çalıştım. Yurtdışındaki eğitimlerde bazı yoğun günlerde, neşeli bir ara olsun diye “şarap tadımı” yapılırdı. Birkaç kere katıldım. Sonunda - itiraf etmesi zor ama – şunu öğrendim. Bende şarap damağı yok.

Davranışsal açıdan olayı biliyorum. Önce kadehi şöyle tut, böyle rengine bak, şöyle kokla, böyle tadına bak, içinden hava geçir, damağının şurasında ve burasında biraz tut, vb… Rakamsal olarak da hangi noktada tadının ne kadar kaldığını sayabiliyorum. Sertliği konusunda fikrim oluyor.  Hangi tadlarla hangi şarapların birlikte iyi gittiğini de öğrendim, gerekçeleri ile…

Lokantada hava atmak için herşey hazır. Ama…  İçindeki o ince elma, erik veya şeftali kokusunu bir türlü alamıyorum.  “Tadı damakta patlıyor” gibi bir cümleyi benden duyamazsınız. Hiç de öyle hissedemiyorum.

:-)

Müşteri olarak eleştirdiğim bazı firmalar lütfediyorlar. “Hocasından duyalım” diyorlar.  Müşteri ilişkileri yönetimleriyle toplantı yapıyoruz, sohbet ediyoruz.

Kimisinin samimi çabasını görüyorum. Bir kısmı ise… Benim şarap damağım gibi… Şirkette müşteri odaklılık kavramı oturmamış. İğreti duruyor. Aldıkları eğitimler, hazırladıkları süreçler, yaptıkları araştırmalar hep bizzat kendi düşünce engellerine takılıyor. İlerleyemiyor.

Her eğitim herkese uymuyor demek ki. Zaten ben de, bunca eğitimden sonra bile şaraptaki o ince elma, erik veya şeftali kokusunu bir türlü alamıyorum. Onları anlıyorum.

;-)

Resim şuradan alıntıdır.