"değişimi yönetmek" etiketli yazılar:

03 February 2017 Friday

Z Nesli ve Reklam – Infografik

Değişim değil ciddi dönüşüm yaşadığımız bir dönemdeyiz. Parmak uçlarında teknoloji ile doğan Z nesli artık yetişkin olmak üzere. Hayatları dijital çağ tarafından şekillendirildi ve onlara en çok seslenmek isteyen markalar sıklıkla onları çeken şeyleri, onların en umursadıklarını ve onlarla nasıl ve ne zaman iletişim kuracaklarını anlamaya çabalıyor.

Aslında dijital çağ onları, onlar da dijital çağı şekillendiriyor.

10 Ocak 2017’de araştırma şirketi Kantar Millward Brown‘un Z neslinin reklamlara tepkisi konulu araştırması hakkında yazı yayınlamıştım.

Bugün o araştırmanın hızlı bir özetini içeren infografiki sizlere sunuyorum.

Kantar-2

Cep telefonlarıyla yaşıyorlar ama geleneksel reklam yöntemlerini de tercih ediyorlar.

Resim değil de yazı tercih ederseniz, yazıya göz atabilirsiniz. Infografik’in aslını buradan kendiniz de indirip inceleyebilirsiniz.

😉

04 December 2016 Sunday

Bir Eğitimci Olarak

Yakın geçmişte, İK’nın (özellikle Eğitim Departmanı’nın) bazı yaklaşımlarından bahsetmiştim. O yazıda “Bende çoook İK – Eğitim Bölümü öyküsü var” demiştim. Şimdi onlardan biri…

🙂

Bir şirkete eğitim teklifi verilmiş. Ders programları tartışılmış. Son aşamada, şirketin yöneticileri farklı konulardaki eğitmenlerle tanışmak istemişler.

Benim de aralarında olduğum eğitmenler masanın bir tarafına sıralandık. Diğer tarafa şirketin yöneticileri dizildi.

Biz kendimizi tanıttık. Bazı derslerin nasıl sunulacağı konusunda şirketin ilgili iş biriminin yöneticileri görüş ve önerilerini bildirdi, bizler notlarımızı aldık. Önerilerimizi söyledik, tartıştık.

Bu sırada, İK’nın Eğitim departmanından henüz 30 yaşını yeni aşmış olan “uzman” konuşmaya başladı:

Ben bir eğitimci olarak…

Söyledikleri pek anlamlı değildi. Orası ayrı.

educator ile ilgili görsel sonucu

Onu dinlemeye çalışırken, masanın etrafındaki eğitmenlere sırayla baktım.

  • eğitim hayatı 1983’de ABD’ye gittiği zaman üniversitede asistanlık yaparak başlayan, Birleşmiş Milletler’den uluslararası eğitimen sertifikalı bir arkadaş,
  • 27 seneden beri çeşitli şirketlerin eğitim departmanlarında çalışan bir başkası (ki onun bir kere bile “eğitimci” olduğunu söylediğini duymadım),
  • hem iş hayatında şirket yönetmiş, hem de şu anda okulda çalışan eski bölüm başkanı, doçent bir eğitmen,
  • yirmi küsür yıldan beri konusunda eğitimci olarak ün salmış bir eğitmen,
  • ve naçizane bendeniz

masanın etrafındayız. Hiç birimiz daha önce “Bir eğitimci olarak…” diye başlayan cümle kurmamışız.

Sormadım “Şu ana kadar kimleri, hangi konularda eğittiniz?” diye…

Hayatında şirket içi eğitimlerde – uzmanlık gerektiren ana faaliyet konuları dışında – belki eğitim vermiş birinden 2 dakikada eğitimci eğitimi aldık. Öğrendik. Aydınlandık.

😉

02 September 2016 Friday

Çevik Şirket derken…

Blog bir süre, yaz rehavetinden etkilendi. Pek fazla ilgilenemedim.

Yaz tatilini fırsat bilip biraz okudum. Dünya, sanayi devriminden sonraki en büyük dönüşüme sahne olurken, içinde yaşamasak da hiç değilse okuyup öğrenerek yakalamaya çalıştım. Bu okuduklarımdan ötürü, dostlarla paylaşmak istediğim çok konu birikti. (Bazılarını sohbetlerde aktarabildim. Bazı çalıştaylarda karşılıklı paylaştık, tartıştık.)

Okuduklarımdan bir sayfayı aşağıda ilginize sunuyorum.

cevik-sirket-1

Kitabın adı Çevik Şirket. Yazarları: Rodney Heisterberg ve Alakh Verma. Orijinal dilinde yayınlanma tarihi 2014.

Yazıda geçen kısaltmalar:

  • CMO: Pazarlama üst yöneticisi
  • CIO: Enformasyon (Bilgi teknolojisi) üst yöneticisi
  • BAR: Kurumsal çevikliğe hazırlık
  • SOA; Hizmet odaklı mimari
  • SOE: System of Engagement

🙂

Neden bu sayfayı paylaştım biliyor musunuz?

Eğer 2006’den beri izliyorsanız, yukarıda okuduklarınızı defalarca yazdığımı görmüşsünüzdür. Müşteri odaklı veri ambarını [1] , [2] , [3]  ; veriyi ham biçimiyle değil, anlamlandırarak veri ambarına almak gerektiğini [a] , [b] , [c] , [d] , [e]  ; müşteri deneyimini dikkate almayan veri çalışmasının anlamsız olduğunu; pazarlamacıların IT ile nasıl çalışması gerektiğini [x] , [y] okumuşsunuzdur.

Tarafların (pazarlama ve teknoloji) birbirlerini anlamamasından ötürü pazarlama teknolojisti pozisyonunun doğduğunu da öğrenmişsinizdir.

Yukarıda alıntılacığım 2014 yılında yayınlanmış kitaptan çok önceden beri bunları söylüyor ve yazıyorum.

😉

Dijital dönüşüm süreci, birden bire başlamadı. Bilgi yönetimindeki ilerlemeler zaten sinyalleri veriyordu.

Bana gelice… Her ne kadar “demiştim” demekten hoşlansam da…  Girişimcisinin bile dünyadaki gelişmelerden uzak olduğu bir yerde, bu sefer de uçak kaçacak diye endişeleniyorum.

🙁