"değişimi yönetmek" etiketli yazılar:

03 May 2012 Thursday

Uzmanlık / tutarlılık

Uzmanlığın tanımını yazmaya çalıştım. Tanımlamak çok önemlidir. Ama nasıl uzman olunacağı bence daha da önemli.

Uzmanlığa giden yol farklı bir düşünme sistemi gerektiriyor. Nasıl bir düşünme sistemi derseniz… Önce tutarlı düşünmeyi öğrenmek gerek. Bu da tanımları ve kavramları içselleştirmekten geçiyor. (Dikkat: Öğrenmek demiyorum, içselleştirmek diyorum)

;-)

İnternet’in herşeyi değiştirdiğini, hızlandırdığını söylüyoruz.

Şirketlerdeki yönetim kavramlarının değiştiğini anlatıp “artık bir kişi sadece bir kişiden emir alır önermesi yanlış oluyor” diye yazdığım zaman, özellikle gençler itiraz ediyor. Çoğunluğu hiç iş tecrübesi yaşamamış.  İnternet’in iş hayatına yansıması hakkında da tek bir dakika bile düşünmemiş. Ama yüzeysel bilgisine uymadığı için itiraz ediyor.

Hızlı değişimi savunurken, Facebook ve Google’un hiç silinmeyeceğini de arkasında söyleyebiliyor. Oysa üç yıl önce herkes “Second Life” ile tüm zamanını geçirirken bugün esamesi okunmuyor. “Madem herşey hızlı değişiyor, nasıl olur da bir şirket  hiç silinmez“diye düşünmemiş bile. Onu da geçtim. Bu şirketlerin hemen silinmemek ve daha uzun yaşamak için ne yöne değişeceği konusunda biraz beynini çalıştırmış olsa, yine gam yemeyeceğim.

Örnekleri artırmayacağım. Hızlı değişim onu yüzeysel bilgiye itiyor. O da bunu evrensel doğru sanıyor. Tutarsızlığın farkında bile değil.

:-(

Tutarlı olunacak ki, soru soranlar “iyi de…  hem öyle diyorsun, hem de ona aykırı böyle diyorsun” demesinler.  Arkasından “iki söylediği birbirini tutmuyor” diye konuşmasınlar.

Ne de olsa, uzmanlığın başkaları tarafından da kabul görmesi gerek. Kendi kendine uzman olunmuyor.

:-P

02 January 2012 Monday

Yeterli ve gerekli koşullar

Soğuk savaş (1960 civarı) yıllarına ait bir fıkra…

Avrupalı biri Moskova tren istasyonunda yürüyormuş. Saati öğrenmek istemiş. Orada 2 elinde 2 kocaman bavulla yürüyen birine sormuş.

Bavullu adam büyük nezaketle bavulları bırakmış, saatine bakmış ve…

Şu anda Moskova’da saat 14.35; New York’da 06.35; San Francisco’da ise 03.35… Ayrıca Moskova’da eksi 8 derece, New York’da hava bulutlu ve gün içinde kısmen bulutlu olacak, yağış olmayacak; San Francisco da parçalı bulutlu ve şu anda 8 derece” demiş.

Avrupalı şaşırmış. “Biz de Rusya’yı çok geri zannediyorduk. Bunların hepsini bir kol saati içine yerleştirmek… İnanılmaz…” deyince Moskovalı bavulları işaret etmiş.

Evet ama, güç ünitesi ve işlemci çok ağır… Taşıması çok zor oluyor.”

:-P

Çok ders aldığım bu fıkrayı, sevgili patronum İsmail Yalçınkaya anlatmıştı.Her hangi bir projenin yaratıcılığının maliyeti göz ardı edemeyeceğini vurgulamak için kullanırdı.

:-)

Hayatın size gerekli koşulları, yeterli yükten fazlasını vermeden sunmasını dilerim.

İyi seneler.

:-D

31 December 2011 Saturday

Bence 2011

Her yılbaşında ve doğum günümde, geçmiş yılı gözden geçiririm. Doğum günümün Haziran’da olması durumu kolaylaştırır. Yıllık bilanço çıkarmak zorladığında, 6 aylık analizlerle yetinebilirim.

Bugün sabahın erken saatinde yürüyüşe çıktığımda aklımdan geçenleri yazmak istedim. Hava çok güzeldi. Ebru’nun “Istanbullular çok komik bu havaya soğuk diyorlar” cümlesi kulaklarımda çınladı.

Güzel havaya rağmen az yürüdüm. 40 dakika içinde akıldan geçenler sayfalara sığmayabiliyor. Yine de deneyeceğim. (Denedim bile…)

:-)

Yılbaşlarında ve doğum günlerimde – her şeyden önce – bir seneyi daha geçirdiğimiz için şükrederim. Önemli bir sağlık sorunu yaşamadan eşim ve çocuklarımla bir yıl (veya yaş) geçirdiğime sevinirim. Ne de olsa bu ülkede, gereksiz yere sağlığınızdan veya özgürlüğünüzden olmanız işten bile değildir. Bunlarla karşılaşmadan yaşamak bile şükür nedenidir.

Bu şükür faslından sonra, yılı incelerim.  İnsanın kendi performans değerlendirmesini yapması gibi bir şey bu. Başkasının değerlendirmesini yaptığım zaman uyguladığım yöntemlere başvururum.

Önce ilk anda aklımda kalanları, önemli konuları not ederim.

Başka konular da var. Büyük konular bitince, aylar itibarıyla ayrıntıya inmek ve özellikle kendi yanlışlarımı saptamak gerek. Onu da yapacağım.

Ama önce arkadaşlarımla yılbaşını kutlamaya gideceğim. Sonra görüşürüz.

:-D