"dijitalizasyon" etiketli yazılar:

02 September 2016 Friday

Çevik Şirket derken…

Blog bir süre, yaz rehavetinden etkilendi. Pek fazla ilgilenemedim.

Yaz tatilini fırsat bilip biraz okudum. Dünya, sanayi devriminden sonraki en büyük dönüşüme sahne olurken, içinde yaşamasak da hiç değilse okuyup öğrenerek yakalamaya çalıştım. Bu okuduklarımdan ötürü, dostlarla paylaşmak istediğim çok konu birikti. (Bazılarını sohbetlerde aktarabildim. Bazı çalıştaylarda karşılıklı paylaştık, tartıştık.)

Okuduklarımdan bir sayfayı aşağıda ilginize sunuyorum.

cevik-sirket-1

Kitabın adı Çevik Şirket. Yazarları: Rodney Heisterberg ve Alakh Verma. Orijinal dilinde yayınlanma tarihi 2014.

Yazıda geçen kısaltmalar:

  • CMO: Pazarlama üst yöneticisi
  • CIO: Enformasyon (Bilgi teknolojisi) üst yöneticisi
  • BAR: Kurumsal çevikliğe hazırlık
  • SOA; Hizmet odaklı mimari
  • SOE: System of Engagement

🙂

Neden bu sayfayı paylaştım biliyor musunuz?

Eğer 2006’den beri izliyorsanız, yukarıda okuduklarınızı defalarca yazdığımı görmüşsünüzdür. Müşteri odaklı veri ambarını [1] , [2] , [3]  ; veriyi ham biçimiyle değil, anlamlandırarak veri ambarına almak gerektiğini [a] , [b] , [c] , [d] , [e]  ; müşteri deneyimini dikkate almayan veri çalışmasının anlamsız olduğunu; pazarlamacıların IT ile nasıl çalışması gerektiğini [x] , [y] okumuşsunuzdur.

Tarafların (pazarlama ve teknoloji) birbirlerini anlamamasından ötürü pazarlama teknolojisti pozisyonunun doğduğunu da öğrenmişsinizdir.

Yukarıda alıntılacığım 2014 yılında yayınlanmış kitaptan çok önceden beri bunları söylüyor ve yazıyorum.

😉

Dijital dönüşüm süreci, birden bire başlamadı. Bilgi yönetimindeki ilerlemeler zaten sinyalleri veriyordu.

Bana gelice… Her ne kadar “demiştim” demekten hoşlansam da…  Girişimcisinin bile dünyadaki gelişmelerden uzak olduğu bir yerde, bu sefer de uçak kaçacak diye endişeleniyorum.

🙁

 

25 April 2016 Monday

Sıra Kimde

Son zamanlarda, mümkün olduğunca Dijital Dönüşüm konusunda okumaya çalışıyorum.

Bunlardan birinde gördüğüm şekil çok ilgimi çekti. YeniMedya’16 konferansında da kullandım.

diji-donusum

Geleneksel medyanın yeni medyaya nasıl kaybettiğini biliyoruz. Bugünlerde otomobil şirketlerinin değişimini izliyoruz. Ödeme sistemleri de değişiyor.

İngiltere’de hukuk sektöründe 31.000 kişilik azalma olmuş. Sayının 20 yılda yüzbin’i geçeceği iddia ediliyor. Zaten hakimlere dosya taşıyan ve kapıda isim bağıran kişilere gerek yoktu. Ama anlaşılan, dijital dönüşüm daha derin ayıklama yapıyor.

😉

Nicedir kendime soruyorum. Müşterinin ne zaman, hangi gün ve saat kaçta, neredeyken ve yanında kim varken, hangi hava durumunda nasıl tepki vereceğini bildiğimiz ve müşteriye neredeyse gerçek zamanlı erişebildiğimiz bir ortamda (müşteriyle aramızda köprü kuran) reklam ajansının rolü ne olacak?

Yanlış anlaşılmasın, “artık reklam ajansına gerek yok” demiyorum. “IBM bir haftada 3 büyük ajans satın aldığına göre, ajansın sonu gelmeyecek” diye varsayıyorum. Nasıl evrileceklerini düşünmeye ve bulmaya çalışıyorum.

Önümüzdeki birkaç hafta boyunca, reklam ajanslarında çalışan arkadaşlarımı bu konuda sohbet etmek için rahatsız edeceğim.

IBM-2016-02-ikili

Benzer nedenlerle, pazar araştırması yapan şirketlerin nasıl değişeceğini de merak ediyorum. Müşterilerin birey ve toplum olarak nasıl hareket edeceğini biliyorsanız pazar araştırmasından ne beklersiniz?

😉

Uzun bir özgeçmiş hazırlamak yerine Linkedin adresinizi ve sosyal medya profilinizi veriyorsunuz. Firma birkaç tıklamayla hakkınızda derin bilgi sahibi oluyor. Bu durumda İnsan Kaynakları şirketlerine kim başvuracak.

🙂

Nesneler birbirleriyle bağlantı kurarken ve otomobiller şoförsüz olmaya başlarken… en önemli risk olarak bilgi güvenliği ortaya çıkarken… sigorta şirketleri nasıl değişecek?

😉

Daha önemlisi, yukarıdaki sektörlerden birinde değilseniz, szin sektörünüz nasıl değişecek?

🙂

 

 

31 March 2016 Thursday

Acımadı ki…

Bilirsiniz çocuklar birbirlerine vurunca, karşı atak olarak kavga edemeyenler “Acımadı ki…” diye yanıtlarlar.

“Nereden aklına geldi?” diye soracak olursanız…

😉

Son 3 haftam oldukça yoğun geçti. Birçok önemli olayı kaçırdım. Bazıların sonradan, güvendiğim kişilerin yorumlarını okuyarak anlamaya çalışıyorum. Bunlardan Uludağ Ekonomi Zirvesi’nin “Endüstri 4.0” panelini de “dijital dönüşüm”e – haklı olarak – kafasını takmış olan Umut Aydın’ın yorumlarından yola çıkarak izlemeyi tercih ettim.

Şunu gördüm:

Umut-AYDIN-1

Panele ilişkin videoları izlemeden, Umut Aydın’ın yorumlarını esas alarak hemen şunları söyleyebilirim.

Eğer Fuat Tosyalı “Bugün Facebook’un değeri tüm sanayi şirketlerinden fazla olabilir ancak Facebook hayatınızda olmazsa bir şey değişmez” demişse, Umut Aydın az bile söylemiş – ve az bile yazmış – diyebiliriz.

Sayın Fuat Tosyalı’ya sormak gerekirdi:

  • Sizin şirketiniz hayatımızda olmasa, ne değişir? (Hayatımızda büyük bir boşluğu mu dolduruyor? Rakiplerinizin yapamadığı, sizin yaptığınız bir şey var mı? Sabah kalkınca insanların aklına ilk sizin şirketiniz mi geliyor? Yaptığınız karşılaştırmaya gerçekten inanıyor musunuz?)
  • Hayatımızda olmasa bir şey değişmez dediğiniz şirket, hisselerinin küçük bir yüzdesiyle tüm sektörünüzü ele geçirebilirse ertesi günü hayatımızda değer ifade edebilir mi? (Nitekim yukarıda kalın harflerle yazılan “Bu gidişle 10-15 seneye Türkiye’de yerli sanayi veya sanayici kalmayabilir” cümlesi de aslında bu durumun açıklaması değil mi?)

🙁

Açıkçası, Endüstri 4.0 veya dijital dönüşüm konuşulan her ortamda Facebook, Airbnb, Uber, WhatsApp, ve benzerlerinin konuşulmasından ben de sıkıldım. İşi “sıcak rulo sac, kütük, spiral kaynaklı boru, erw boru/profil, çelik granül ve hadde” olan (Tosyalı’nın web sayfasından alıntı) bir şirkete bu internette doğan girişimlerin örnek verilmesine ben de kızıyorum.

Ama şunları da sorguluyorum:

  • “Facebook neden milyarlarca insanın vazgeçilmezi haline geldi” diye – kendi kendinize – düşünüyor musunuz?
  • Airbnb ile (örneğin Hilton gibi) oteller zincirlerini karşılaştırarak, benzer dönüşümün sizin sektörünüzde nasıl yapılacağına dair fikir üretmeye başladınız mı?
  • Yurtdışı uygulamaları geçelim, neden binlerce taksi şoförünün Bitaksi içinde yer almaya çabaladığını anlamaya ve öğrenmeye çalışıyor musunuz?
  • Geleneksel medyanın çöküşünü izliyoruz. Bir sonra – ve ardı ardına – yıkılacak diğer sektörlerin hangileri olacağını ve gerekçesini – kendi kendinize – tartışıyor musunuz?

Daha birçok soru var…

Darbeler arka arkaya gelirken “Acımadı ki…” demek bizi dayak yemekten kurtarmaz.