Büyümeye çalışırken
Büyü de gel çocuk… isimli yazıda, kendisi büyümeden unvanı büyüyen profesyonellerden söz etmiştim.
O yazının girişi şöyle:
- “Yıllardır iyi giden şirketini tam büyütürken batan genç girişimciler için “insan kendi büyümeden işini büyütmemeli” derdi babam. … Gelirin tamamının kar olmadığını bilmeyen ve işletme sermayesini yönetemeyen genç girişimciler… gerek duyarsak tartışmaya açarız.”
Bugün, genç girişimcilerden söz edeceğim. Ama cümledeki kadar ayrıntılı değil.
Büyürken batmamak için yapılacaklar listesini bin yerde okumuşsunuzdur. Okumadığınız onbinlerce yerde de yazılmıştır. Ama herkes bilinen hataları birbirinin peşi sıra yapmaktadır.
Ben en basit olanından başlayacağım. Her işiniz için ayrı kar-zarar hesaplayın.
Yazılım yapıyorsunuz… İnternet sitesi tasarlıyorsunuz… Birilerine internet sitesi ve blog konusunda destek veriyorsunuz. Bir de mümessillik mi aldınız. Hepsi aynı şirketin adı altında da olsa 4 ayrı iş yapıyorsunuz.
Her bir iş için, sadece adam maliyetlerini, müşteri ziyaretlerini ve gelirleri ayrı hesaplamaya bile başlasanız iyi bir adım atmış olursunuz.
Zamanla, diğer maliyetleri nasıl paylaştıracağınıza karar verirsiniz. Yeter ki her bir işiniz için ayrı kar-zarar analizi yapmaya başlayın. Ne kadar maliyet ile ne kadar verim elde ettiğinizi görün.
Hem kendinizin, hem de şirketinizin verimini artırırsınız.
1981 yılında ODTÜ – İşletmecilik Bölümünden mezun olduktan sonra, Price Waterhouse Consultancy’de iş hayatına başladı...
