"eleştiri" etiketli yazılar:

04 February 2011 Friday

Kurumsal mı / girişim mi ? (2)

Dün yayınladığım Kurumsal mı / girişim mi? yazısına yorum yapanlara baktığımda, iş tecrübesi olanlarla olmayanların; ön yargılı bakanlarla tarafsız olanların ayrıldığını gördüm.

:-)

Kurumsal ortamlar konusunda eleştirilerimi sakınmadığım onlarca yazı var bu blogda. Kurumsal sanılan ortamda insan davranışlarını epey bir eleştirdim, alaya aldım.  Nasıl o zaman kurumsal  düşmanı değilsem, şimdi de kurumsallık taraftarı değilim.

Bitaraf olanın bertaraf olduğu bu topraklarda anlatmak zor. Ama yine de vurgulayayım. Bu yazı dizisinin amacı, girişimi yermek ve kurumsallığı yüceltmek değil.  Bilmeden kurumsallığa girişenlerin hatalarını ortaya koymak.

;-)

Test yapmaya devam edelim:

Bana sıkça şöyle mesajlar geliyor: “Biz yeni mezunlara hiç şans tanınmıyor, deneyimli aranıyor. Söyler misiniz bize şans verilmezse nasıl tecrübe kazanabiliriz? Geçen bir ajans daha tecrübesizliğimden yararlanıp XXX Gazetesine senaryolar yazdırıp işe almayacağını belirtti.

Hangisinde olmuştur:

  • Kurumsal şirkette
  • Girişimde

:-)

09 July 2010 Friday

Kendini doğrulayan kehanet

Dün blog’a eklediğim Sebep-Sonuç ilişkisi yazısına Zeynep’in bir yorumu vardı.

“Benim de bu mantıkta bir ev arkadaşım vardı. Kendilerine sorarsanız eşsiz bir fikir yapıları var.” diye başlıyor.
:-P

Bir acı örnek de benden.

İki hafta kadar önce bir mesajı okuyup, “Karşı tarafın yanlış anlayacağı gibi yazılmış.  Mesajı açık ve net verelim.” dedim.  “Diğer taraf ile konuş ve sorunu gider. Bu yanlış anlama başka konuları tehlikeye atıyor.” diye de uyardım.

Genç arkadaş bildiğini okudu. Yanlış izlenimi güçlendirecek bir mesaj daha gitti.

Az sonra bir telefon… “Mesajınızdan anladığım kadarı ile…” Daha 15 dakika önce uyardığım konu… “Sakın ha!” dediğim yapıldığı için kendi kalemize gol atmıştık. Sinirlendim. Ağır konuştum.

Dün bu arkadaş geldi. Benim sadece eleştirdiğimi, çözüm söylemediğimi belirtti. En baştan söylediğim “böyle yaparsan yanlış anlaşılır” cümlesi çözüm olarak algılanmıyor.

Uyarıma rağmen bildiğini okuyacak, işi (nazik yazarsak) çuvallattıktan sonra bana gelip “Şimdi ne yapacağız?” diye soracak, fırçayı yeyince de “eleştiriyorsunuz, çözüm üretmiyorsunuz” diyeceksiniz.

Sizleri kimler / nasıl yetiştiriyor, arkadaşlar.
:-(

05 June 2009 Friday

Patron küserse…

Patronlarımdan biri çoook duygusaldı. Küsüverirdi.

Odalarımız yan yana… Ama bir hafta boyunca benimle konuşmadı.

Mesajı yazdım. Kapalı bir “şahsa özel” zarf içinde sekreterine bıraktım.

“Bana küsmek şirketin iç sorunlarını çözemiyor maalesef. Oysa konuşsak, belki çözeriz” diye giriş bölümü…  Sonra da 3 sayfa boyunca saptadığım sorunları ekledim.

Ertesi gün beni yanına çağırdı.

- Söylediklerinde doğru kısımlar var. Ama çok da acımasızca eleştirmişsin.”

- Acımasız eleştirdiğim kısımlardan başlayalım, izin verirseniz.” dedim.

Bir daha küslük olmadı aramızda…
:-)