"eleştiri" etiketli yazılar:

09 July 2010 Friday

Kendini doğrulayan kehanet

Dün blog’a eklediğim Sebep-Sonuç ilişkisi yazısına Zeynep’in bir yorumu vardı.

“Benim de bu mantıkta bir ev arkadaşım vardı. Kendilerine sorarsanız eşsiz bir fikir yapıları var.” diye başlıyor.

😛

Bir acı örnek de benden.

İki hafta kadar önce bir mesajı okuyup, “Karşı tarafın yanlış anlayacağı gibi yazılmış.  Mesajı açık ve net verelim.” dedim.  “Diğer taraf ile konuş ve sorunu gider. Bu yanlış anlama başka konuları tehlikeye atıyor.” diye de uyardım.

Genç arkadaş bildiğini okudu. Yanlış izlenimi güçlendirecek bir mesaj daha gitti.

Az sonra bir telefon… “Mesajınızdan anladığım kadarı ile…” Daha 15 dakika önce uyardığım konu… “Sakın ha!” dediğim yapıldığı için kendi kalemize gol atmıştık. Sinirlendim. Ağır konuştum.

Dün bu arkadaş geldi. Benim sadece eleştirdiğimi, çözüm söylemediğimi belirtti. En baştan söylediğim “böyle yaparsan yanlış anlaşılır” cümlesi çözüm olarak algılanmıyor.

Uyarıma rağmen bildiğini okuyacak, işi (nazik yazarsak) çuvallattıktan sonra bana gelip “Şimdi ne yapacağız?” diye soracak, fırçayı yeyince de “eleştiriyorsunuz, çözüm üretmiyorsunuz” diyeceksiniz.

Sizleri kimler / nasıl yetiştiriyor, arkadaşlar.

🙁

05 June 2009 Friday

Patron küserse…

Patronlarımdan biri çoook duygusaldı. Küsüverirdi.

Odalarımız yan yana… Ama bir hafta boyunca benimle konuşmadı.

Mesajı yazdım. Kapalı bir “şahsa özel” zarf içinde sekreterine bıraktım.

“Bana küsmek şirketin iç sorunlarını çözemiyor maalesef. Oysa konuşsak, belki çözeriz” diye giriş bölümü…  Sonra da 3 sayfa boyunca saptadığım sorunları ekledim.

Ertesi gün beni yanına çağırdı.

– Söylediklerinde doğru kısımlar var. Ama çok da acımasızca eleştirmişsin.”

– Acımasız eleştirdiğim kısımlardan başlayalım, izin verirseniz.” dedim.

Bir daha küslük olmadı aramızda…

🙂

18 March 2009 Wednesday

Pilotaj hatası

Sürekli izlediğim bir çok site var.

Bunlardan biri iş yaşamını konu ediyor. En alttan en yukarıya, çeşitli kademelerdeki insan ve ünvan davranışlarını da mercek altına alıyor. Yabancı kitaplardan ve sitelerden beslenen, yarı akademik bir tarzı da var. Çok beğeniyle takipteyim.

Bir de o siteye sürekli yazan genç arkadaşlar… Bazıları henüz bir profesyonel yaşam geçirmemiş. Hiç üst düzey yönetici olmamış. Üst yönetimin kavramlarından kesinlikle habersiz…  Ama bir iddia, bir ukalalık… Her şeyi bilen tavır…

Aklıma geldi. Ben küçük yaşlardaydım. Bir sohbette biri yine esirip savuruyor. Hiç oturmadığı koltuklar için şöyleler, böyleler, …malı, …meli, oysa …, vs…

Babam çok sakince dinledikten sonra dedi ki “Biliyor musunuz, ben hiç pilotaj hatası yapmadım.”

“??”

“Ha, bu arada… Hiç uçak da kullanmadım…”

🙂