"feed-back" etiketli yazılar:

31 December 2011 Saturday

Bence 2011 – CRM eğitimi

Bu sene ilk defa açık katılımlı CRM eğitimleri – worhshop’lar -  hazırladım.

:-)

CRM eğitimlerini sadece kurum içi ortamlarda veriyordum. Bankalar Birliği’nde bankacılara verdiğim CRM eğitimleri dışında açık katılımlı eğitim vermemiştim.

CRM eğitimi olduğunu iddia eden birçok program hakkında fikirlerimi soranlarla paylaştım. CRM değil, müzakere ve/veya satış eğitimi veriyorlardı. Ağır eleştirdim.

İğneyi kendime batırmak ve hariçten gazel okumayıp arenaya çıkmak gerekiyordu. Birkaç kere teklif edildi. Ama içimde hep bir korku da vardı. (Pavyonlara şantöz alacakları zaman “kaç masan var” diye sorarlar. “Sen geldiğin için pavyona gelecek olan kişiler kaç masayı doldurur?” anlamındadır.) Ya yeterince dolduramazsam diye düşünmedim değil.

Sevgili Haluk Mesçi ağabey ile konuşurken CRM eğitimi konusu ortaya geldi. Paketleri  hazırladım. 5 konuda 4 hafta sonu work-shop’lar yaptık. Böylece takke düştü, kel göründü. Ben de kendimi sınamış oldum.

Aldığım feed-back’ler memnun edici idi. Bir süre sonra katılımcılarla, “daha iyi nasıl olur” diye görüşüp kaliteyi artıracağım. Yılda 1 veya 2 kere tekrarlayabileceğimi düşünüyorum.

:-D

18 May 2011 Wednesday

Penaltı noktası

Bu bir futbol yazısı değildir. Futboldan anlamam.

Hangi takımı tutarlarsa tutsunlar, aşırı taraftar olanları garipserim. Eğlence sektörünün bir ürünü için bunca kıyamet koparılmasının toplumsal ve siyasi nedenleri daha çok ilgimi çeker.

Maç seyretmeye düşkün değilim. Hasbelkader özetleri izlersem, gollerde pas verenin ne kadar bilinçli yaptığını ve gol atanın topa vurduğu noktaya nasıl geldiğini seyrederim. Akıl ve beceri varsa güzeldir, tesadüfen gol olmuşsa umursamam.

;-)

Bugünlerde dolaşan bir dedikodu ilgimi çekti.

Başarılarla dolu bir geçmiş olabilir. Ekip oluşturmada efsane diye anılabilir. Başarısızlıklarda ekibe sahip çıkmak, “benim hatam” demek önemlidir. Ama yetmez.

Yönetim, sürekli kendini geliştirmeyi, ilerlemeyi, hatalardan ders almayı, doğru çözümleri arayıp bulmayı gerektirir. Yöneticinin “Ben ders almam, ders veririm” diye düşünmeye başladığı an, düşüşe geçeceğine inanırım. Düzgün feed-back alamayan yönetici, başarısızlığa mahkumdur.

Umarım, inanarak değil, sadece gazetelere malzeme olsun diye söylenmiştir.

:-P

30 April 2011 Saturday

Kriz “geliyorum” der mi?

2008deki krizin önceden tahmin edilmemesi üzerine çok yazı okuduk. “Zaten tahmin edilseydi kriz olmazdı” denildi.

Gerçekten öyle mi?

Aşağıdaki ilk resim, 2007 başında yurt dışında aldığım bir eğitimde, ekonominin geleceğini tahmin üzerine bir sayfadan alıntı.

Kabaca tercüme edersek:

ABD Ekonomisi Durgunluğun 3üncü Yılına Giriyor.

ABD ekonomisi 2 yıl önce başlayan durgunluktan (resesyon) çıkmadı. ABD’nin yüksek dış borçlarından ve ABD tüketicilerinin sürdürülemez borçlanma seviyelerinden kaynaklanan düzenlemeler, sadece genel servet düzeyini kısmakla kalmadı, tüketicilerin güvenlerini de olumsuz etkiledi.

Bu olayın olup olmayacağını, olacaksa 2010′dan kaç sene önce / sonra olacağını tahmin etmek gerekiyordu.

;-)

İkinci resim / gazete yazısı ise, krizden sonra Ekim 2008′deki bir gazete yazısından (17 Ekim 2008′deki Financial Times‘dan tercüme)

;-)

Diyeceğim o ki, geleceği açıkça belli olan bir kriz varken hepimiz kendimizi kandırmışız.

İlk sayfayı hazırlayan banka şu anda dünyadan silinmiş durumda… Kendini kandırmayanlar ise diğerleri ile alay etme hakkını kullanıyorlar.

Temel’in dediği gibi: “Ha bu bize bir ders olsun.”

:-P

İlgili yazı:

;-)