"fikircilik" etiketli yazılar:

22 December 2012 Saturday

Fikir öldüren adam

Yine aynı… Genç arkadaşın bir fikri varmış. Bana anlatıp görüşlerimi öğrenmek istemiş. Eşim rica etti.

Önceden uyardım. ‘Google’a “fikir öldüren adam” yazdığında karşına ben çıkıyorum‘ dedim.

Fikrinin sınanmasına hazırdı. Kısaca fikrini anlattıktan sonra uzun uzadıya istatistikleri, çalışmalarını anlatmaya kalktı. Yatırımcı geçinenlere anlatmaya alışmış. Bir teyp kaydı gibi vır vır da vır vır… (Yine aynı.)

Bunları değil, müşteri deneyimini anlat” dedim. Neler yaptığını, kimlerle görüştüğünü, neler planladığını, neler yapacağını anlatmaya niyetlendi. Yine vır vır da vır vır…  (Yine aynı.)

Bunları yaptığın için aferim. Aferim ama, sorduklarım ile hiç ilgisi yok.” diye defalarca düzeltmeye çalıştım.

Ama o aynı şeyleri söylemeye çalışıyor. Ne sorduğumu anlamaya bile çabalamıyor.

🙁

Şimdiye kadar yüzlerce fikir dinlemek zorunda kaldım. Üzücü olan şu. Müşteri deneyimini tanımlayan hemen hiç kimse yoktu. Bazıları müşteriyi bile tanımlayamıyordu.

Oysa, müşteri deneyimini oluştururken pazarlama stratejileri de, içerik de, rakipler de, gelirler de, hatta teknoloji de belirleniyor.

Bu gençleri anlamıyorum ama, onlara “Müşterin kim?” diye sormayan ve “Müşteri deneyimini anlat” demeyen yatırımcıları hiç anlamıyorum.

😉

 

29 April 2012 Sunday

Yaratıcılık nerede?

Genç arkadaşlardan biri anlattı. Kızkulesi’ne yemeğe gitmişler. 5 – 6 doğum günü kutlaması olmuş. “İyi ki doğdun” şarkılarından başka müzik duyamadık dedi.

Bu sırada, 3 – 4 tane de evlilik teklifi olmuş.

  • Belki de sürpriz yaptıklarını sanıyorlardır.

Ya İstanbul’da başka yer yok, ya da yaratıcılık yerlerde sürünüyor.

🙁

Yüzlerce sosyal medya ilgilisinin seyahate çıkarken Twitter’da “Bodrum yolcusu kalmasın” ya da “Marmaris’e bir iki…” gibi eski otobüs terminali ayakçısı deyimleri kullanması ve henüz daha yaratıcı başka bir söylem bulamamasına bakarsak…

Evet, yaratıcılık yerlerde sürünüyor.

😉

17 January 2012 Tuesday

Yenilikçilik ve fikircilik (6)

Bildiğiniz gibi yenilikçilik (innovation) bugünlerde çok moda. Birçok kuruluş, dernek, okul, öğrenci kulübü bu konularda toplantılar düzenliyor.

Bu toplantılardan birinde, açılış konuşmasını Mühendislik Fakültesi Dekanı yapmış. Konuşmasında “Mühendislik eşittir ArGe. ArGe olmadan da innovasyon olmaz. Demek ki, mühendisliğin ruhunda innovasyon vardır” deyivermiş.

Konuşmacılar şaşırmış. Tam aksini söyleyeceklerken… Ters köşede kalmışlar. Sayın Prof.Dr.’ye “Steve Jobs’un, Bill Gates’in diploması mı vardı?” diye soramamışlar.

Belki de Türkiye innovasyon ödülünü hiçbir yenilik yapmayan şirketlere veren jüri de aynı durumda… Kimbilir?…

😉

İcat (invention) ile yenilik (innovation) arasındaki farkı bilmeyenler, geniş açıklamayı Osman Ata Ataç hocamın

yazılarında okuyabilirsiniz. Türkiye’nin hangi yolu izlemesi gerektiğini de gelecek haftalarda yayınlayacak.

🙂

Benim bu konuda ne yazdığımı ve söylediğimi merak edenler için ilk 5 yazı ve bir sunum içeriği

🙂