"fikircilik" etiketli yazılar:

31 October 2010 Sunday

Ezberbozmak 2

Ezber bozmak konusundaki konuşmadan sonra, dinleyen birkaç kişiden eleştirilerini dinlemek istedim.

Biri daha önce kendisine anlattığım gazete ne satar örneğini anlatmamı beklediğini söyledi. Diğeri segmentasyona farklı bakışımı dinleyeceğini ummuş. Olumlu tarafı, bende ezber bozan daha birçok örnek olması; olumsuz tarafı dinleyicilerin beklentisini karşılayamamış olmak.
:-(

Beni daha eskiden tanıyan dinleyicilerden bu tepkileri alınca, ilk defa duyanlara da sordum. “Bize düşünce sisteminizi anlatmalıydınız” dediler. “Anlatmayınca kafamızda yarım kaldı herşey…”

Açıkçası, bunu hemen yanıtlayamadım.  Kendi düşünce sistemimin diğerlerinden farkını kesin reçete verecek kadar irdelemedim. Ezber bozmak 1’deki soruları kendime de sorduğumu söyledim.

Ufuk Tarhan’ın friendfeed’deki girdisine karşı yazılanları okuduğumda nedenini daha iyi anladım. Nasıl olmaz’a değil de “ben bunu nasıl yaparım”a odaklandığım için diye yanıtlamalıydım.
:-)

Hani çözüm odaklılık üzerine bir fıkra vardır. Yerçekimi olmayınca, tükenmez kalemler yazmıyormuş. ABD’liler uzayda yazan kalem yapılması için milyonlarca dolar harcamış. Ruslar ise, kurşun kalem götürmüşler.
;-)

Biliyor musunuz, daha fıkrayı dinlerken “neden kurşun kalem kullanmamışlar?” diye sormuştum.
:-P

30 October 2010 Saturday

Ezberbozmak 1

Salı günü Ezber bozmak konulu bir konuşmam vardı.

Yaptıklarımın bazılarını anlattım. Türkiye’den ve Dünya’dan ilginç örnekler vermeye çalıştım. Daha çok su sorulara odaklanılmasını istedim:

- Neden bu ülkede yüzlerce yıldır taksit yapılırken, taksitli kredi kartı yıllarca kimsenin aklına gelmedi?

- Neden hediye puan kataloglarından (hem bankada, hem müşteri tarafında) herkes nefret ederken, ortadan kaldırmak yıllar boyunca kimsenin aklına gelmedi?

- Beyaz eşya veya seyahat kredisi verildiğinde kredi kartı limiti dolmuyor. Ama kredi kartıyla beyaz eşya veya seyahat satın alınca limit doluyor ve aylarca kartını kullanamıyorsun. Neden buna banka içi bir çözüm bulunmadı?

- Neden sadakat kartı çıkartan mağazalar bankalara teslim olmak zorunda kalıyor. Müşteri mağazanın müşterisi ise, bankalardan bağımsız sadakat puanı yöntemi bulunamaz mıydı?
:-)

Neden biliyor musunuz?

Yanıtı Selçuk Erdem vermiş.
:-D

19 March 2010 Friday

Anlamak ve çelişmek

Yenilikçilik ve fikircilik konusunda birkaç kez [1],  [2], [3], [4], [5] yazdım.

Bazı toplantı veya konferanslarda da bu konuda konuşmacı olarak çağırılıyorum.
:-D

Likemind’da, e-Tohum toplantılarında, girişim veya yatırımcı konferanslarında “Bir fikrim geldi” diyenler ile karşılaşıyoruz.

Fikir değil, uygulama önemli” diye anlatmaya çalışıyorum. Türkiye’de ve dünyada çok başarılı olmuş girişimlerin büyük çoğunluğu “ilk fikir” değil. Ama ilk olandan daha iyi yapılmış. Hayata geçirirken daha dikkatli davranılmış. (Burak Büyükdemir bunu binlerce kez anlatmaya çalıştı zaten…)
;-)

Bir genç arkadaş muhtemelen o toplantılardan birinde bana fikrini söylemiş. Ben de “fikir önemli değil” demişim. Kim olduğunu hatırlamıyorum.

Günlerce beklemiş. Sonra birgün zamanı gelmiş. Ve…  Inı nı nınnnn…. Friendfeed’deki bir yazımın altına yorum girmiş.

  • Bana fikir önemli değil dedi. Ben de onun fikirlerini dikkate almıyorum.

Bu cümleye hiç itirazım yok.

Anlayamadığım şu… Öyleyse beni neden izlemeye devam ediyorsun.  Neden hemen izleme listenden çıkarmadın…

Kendisiyle çelişmemesi için, hemen gereğini yaptım.
:-P

20 Mart 2010

Sonrası…

Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nin Marketing Anadolu kulübü öğrencilerinin düzenlediği “Kampüste Marketing” etkinliğindeyim.

Bir genç arkadaş gelip yanıma oturdu. “Tanıdınız mı?” diye sordu. Tanımadığım için özür diledim. “Likemind’da tanışmıştık” dedi.  Sonra birlikte resim çekirmeyi teklif etti. “Gurur duyarım” dedim.

Daha sonra kartını verdi… Yukarıdaki cümleyi yazan arkadaş.

Bu kadar çelişki… Gerçekten değişimi severim.  Ama bana bile çok fazla…
:-P