Girişimci psikolojisi
Girişimci’nin ölçütü yazıma yorum yapan sevgili Fatmanur Erdoğan “Girişimcilik psikolojisini inceliyorum bir müddettir. Hiç böylesine rastlamadım henüz, belki iyi bir case study olur
“ diye belirtmiş.
Bende çok sayıda girişimci öyküsü var. Yardımcı olmak için bir tane daha yazayım.
Denizcilik konferansı yurtdışı seyahatinden Cumartesi döndüm. Telefonla (o yıllarda cep telefonu olmadığını unutmayın) Genel Müdürlük’te toplantı olduğu ve katılmam gerektiği bildirilmişti. Havaalanından doğrudan Salı Pazarı’ndaki ofise geçtim.
Masamda ben yurtdışındayken koyulmuş olan toplantı çağrısını buldum.
TOPLANTI GÜNDEMİ
TOPLANTIYA KATILANLAR: Patron, Kıdemli GMY, Uğur Özmen, Finansman Müdürü, Muhasebe Müdürü
TOPLANTI TARİHİ: 23.05.1987
- Şirket yetki ve prensiplerimizin gözden geçirilmesi ve saptanması,
- Acentelik şirketinin grupşirketleri finansman sorununun prensip ve ilkelerinin saptanmaı,
- Düzenli bir seyahat programı hazırlanması ve uygulanması
Ben binaya gittikten 4 saat sonra patron geldi ve toplantı başladı. “Hemen, acil” diyerek çağırmasalardı, eve gidip üstümü değişip gelebilirdim.
- O zamanlar patronun en büyük zevkinin günün veya gecenin anlamsız saatlerinde toplantı yapmak olduğunu bilmiyordum.
Gündemin ilk maddesinin nedeni şuydu: Daha önce şirketten kopmalar olmuştu. Kilit kadroların neredeyse tamamı ayrılmıştı. (Yazmıştım). Bu durumda ne yapacağımızı konuşmayı umuyordum.
Toplantı patronun, “Kıdemli GMY’yi Genel Müdür Vekili olarak atadığını” resmen söylemesiyle başladı.(Nasıl birinin bu koltuğa atandığını, yukarıdaki yazmıştım‘dan okuyabilirsiniz.)
Ben, “Operasyon Müdürü’ne acilen ihtiyacımız olduğunu” söyledim. Patron “İhtiyacınız varsa bulun.” dedi.
Hemen ikinci maddeye geçildi. Grup’un para pazanan tek şirketi olmamıza rağmen mali durumumuz berbattı. Finansman Müdürü patrona “Sizden tek istediğimiz var. Üç ay bizden para alıp grubun diğer firmalarına aktarmayın. Ondan sonra herşey düzelir.” dedi.
Patron, bu konuya karar verilecek yerin burası olmadığını belirtti.
Üçüncü madde: Yunanistan ziyareti konuşuldu. Benim verdiğim bilgiler beğenildi. Kendimizi unutturmamak için 1 – 2 hafta içinde tekrar Atina’ya gitmem gerektiği söylendi. Bir rapor hazırlayıp ilgili personele vermem istendi.
Bir iki aya kadar da İtalya ve İsviçre’ye gitmem gerekiyordu. (Daha sonra gerçekleştirdiğim bu yolculuğun bazı anlarını da 1 ve 2‘de yazmıştım.)
Toplantı bitti.
Madem hiç çözüm konuşmayacaktık, neden 2’inci maddenin gündeme alındığı konusunda fikrim olmadı.
Neden bu toplantının “acil, yurt dışından gelir gelmez, eve bile uğramadan, hemen” yapıldığını hiç anlamadım.
Zamanla girişimci ruh halini (anlamaya değil ama) öğrenmeye başladım.
Bu yazıyla ve içindeki (aynı patronla ilgili) bağlantılarla, umarım Sevgili Fatmanur Erdoğan’ın “girişimci psikolojisi” çalışmalarına katkıda bulunabilmişimdir.
Yeterli değilse… Daha çoook öykü var.







1981 yılında ODTÜ – İşletmecilik Bölümünden mezun olduktan sonra, Price Waterhouse Consultancy’de iş hayatına başladı...
