"fiyatlama" etiketli yazılar:

03 March 2013 Sunday

Ücreti saptamak

Bazıları ücretli ile profesyonel kavramlarını karıştırıyor, “Bana ücretimi veren ne söylerse yaparım, ben profesyonelim” diyorlar. .

😛

Bu sözü ne zaman duyarsam, aklıma şu Bernard Shaw öyküsü gelir:

Bernard Shaw, bir davette oldukça güzel bir leydi ile dans ediyormuş. Sormuş:

Sayın leydi, iki milyon sterlin versem, benden çocuk yapar mısınız?

Leydi kıkırdamış, gülümsemiş, şuh bir kahkaha atmış… ama HAYIR dememiş.

Bernard Shaw devam etmiş: “100 sterlin versem benimle yatar mısınız?

Leydi çok sert tepki göstermiş “Bay Shaw… Bu ne küstah bir soru?.. Ben xxx miyim?

Shaw yanıtlamış: “Sayın leydi. Ne olduğunuzda çoktan mutabık kaldık. Ücreti saptamaya çalışıyoruz.

😉

Aman ha… Doğrusunu öğrenin de, “Ben profesyonelim” sözünü yanlış yerde kullanmayın.

😛

28 November 2010 Sunday

Düzeltme gelebilir

Webgirişim şirketlerinin değerlemesi güncel bir konu. Geçen hafta üzerinde biraz konuştuk.

Sohbet ettiğimiz arkadaş finansman kökenlidir. Daha önce şirket değerlendirme süreçlerinde yer aldı, uzun süre ABD’de yaşadıktan sonra Türkiye’ye döndü ve şimdi bir webgirişimin Yönetim Kurulu’nda yer almakta. Yatırımcılarla görüşmeleri sürdürüyor.

Onun geçmişte çalıştığı bir şirketin satışı sırasında, benim yaptığım şirket değeri modeli kullanılmıştı. Bu sayede birbirimizin bilgi birikimlerini de biliyoruz.

🙂

Artan webgirişim fiyatlarını tartıştık. Yakın geçmişte bir projeye baktığımı, ama benim düşündüğümden kat kat fazla fiyat verildiğini anlattım. Kendisi bir webgirişimi yönettiği için, bu yüksek fiyatı oluşturan etmenleri sordum.

Düzeltme yapılır” dedi. İlk anda anlamadım. Açıkladı.

“Olası gelirler ile değerlendirme fiyatı arasında uçurum olmaya başlarsa, bir yerde düzeltilir.”

Gerçek uzman görüşlerine her zaman saygı duyarım. Unutmayalım, dot com boom da böyle olmuştu.

😉

Yukarıdaki resmin alındığı sitedeki “Girişimciler risk-seven kumarbazlar mıdır?” yazısını da öneririm.

🙂

04 February 2010 Thursday

Müzakere üzerine…

Müzakere eğitimlerinde çok geçen iki kavram vardır.

Pazarlık eden her 2 taraf için de geçerlidir bu kavramlar. Kabul seviyesi ve Beklenti seviyesi.

Şekiller ile daha rahat anlaşılır.

Satıcı için seviyelerin şöyle oluştuğunu varsayalım. Malını 10 liraya satmayı umuyor (beklenti seviyesi). Ama 6 liraya da razı (kabul seviyesi).
muzakere_1

Yukarıdaki şekli şöyle yorumlayabiliriz. Satıcı

  • 6 TL’nin altında fiyat verilirse satmayacak.
  • 10TL’nin üzerinde bir teklifi de rüyasında bile görmüyor.

😛

Alıcı için de satın almaya razı olacağı bir düzey var. Bir de kafasında yarattığı “keşke” dediği beklenti düzeyi… Bunların sırası Satıcı’nın tersi şekilde… Şöyle…
muzakere_2

😛

Şimdi çeşitli seçenekleri inceleyelim.

  • Satıcı 10 TL’ye satmak istiyor. Ama 6 TL’ye de razı. Daha azına kesinlikle satmayacak.
  • Alıcı ise 5 TL ödemeyi umuyor. Ama cebinden 8 TL ‘ye kadar çıkabilir. Daha üstünü ödemeye hiç niyeti yok.

Şöyle şekillendirebiliriz.

muzakere_3

Aradaki gri alan, “pazarlık sahası” diye adlandırılıyor. (Siyah yazılar Satıcı’nın, kırmızı yazılar Alıcı’nın düşünceleri…)

Bu durumda tarafların 6 – 8 TL arasında bir yerde anlaşmalarını bekleyebiliriz.

😛

Bir de şöyle bir durum oluşabiliyor.

Satıcı malına çok yatırım yapmıştır. Örneğin 100 bin TL verip  Volkswagen arabasının içine muhteşem bir müzik seti döşetmiştir. Oysa Alıcının kafasında bir  Volkswagen arabaya verilecek azami fiyat 50 bin TL’dir.

Satıcı’nın razı olacağı en düşük seviye bile Alıcı’nın ödemeye razı olacağından yüksek ise  bir pazarlık bazı oluşmaz.

muzakere_4

Evin içine aşırı yatırım yapıp sonra satmak zorunda kalanlarda da benzer düşüncelere rastlarız. Yatırım‘ın fiyatı aştığı yer burası. Ürününü veya hizmetini satmayı düşünen herkesin dikkat etmesi gereken nokta…

😛

Unutmayalım ki “maliyet” içeride oluşan bir kavramdır. Oysa fiyat dışarıda, pazarda oluşur.

😀