"Küresel" olurken…
Bir devirler şu 3 kavram benim için pek farklı değildi.
- Küresel (global)
- Uluslararası (international)
- Sınır ötesi (cross border)
Okullarda bu kavramların nasıl öğretildiğini Cenk Medeni friendfeed’de, Küresel olmak isimli yazımın yorumlarında yazmış.
Bir dönemler, çalıştığım banka bir BeNeLux bankası tarafından satın alındı. Artık “biz de uluslararası olduk” diye konuşmaya başladık.
Sonra bu bankanın bazı uygulamalarını öğrendik.
- Her hafta Çarşamba günleri Perakende Pazarlama toplantısı yapılıyordu Brüksel’de… Avrupa’daki bankaların Perakende Pazarlama Yöneticileri orada buluşuyordu. BeNeLux ülkeleri için önemli bir sorun değil. Fransa’daki yönetici sabah hızlı tren ile gelip, akşam dönüyor. Ama bizim için her hafta en az 1.5 gün kaybı anlamına geliyordu. Katılsanız dert, katılmasanız başka dert.
- BeNeLux’den Türkiye’ye gelecek olan kişiler için kurallar hazırlanmıştı. Ama Türkiye’den BeNeLux’deki ofislere tayin edilenler için hiçbir yöntem yoktu. “Aynı eğitimi almış birine BeNeLux’de ne ücret veriyorsanız, buradan gidenlere de o ücreti verin” diye söyledik. Prosedürleri hazırlamaları aylar sürdü. Defalarca yazıştık. 4 – 5 ay sonra çözüm buldular. Bize müjdelediler. Aynen dediğimiz gibi yapmışlardı…
Uluslararası değil, sadece sınır ötesi banka da çalıştığımızı gördük. Bazı kavramları okulda değil yaşayarak öğrendim.
Sonra yabancı bir şirket tarafından
1981 yılında ODTÜ – İşletmecilik Bölümünden mezun olduktan sonra, Price Waterhouse Consultancy’de iş hayatına başladı...
