"globalleşme" etiketli yazılar:

01 July 2009 Wednesday

"Mutlak doğru" cümleler

Şirketlerde “yenilikçilik stratejisi” (innovation strategy)  konulu bir makale okuyordum.

Bazı cümleleri alıntılıyorum:

  • Yenilikçilik bir seçenek değil, zorunluluktur.
  • Bugünün iş dünyasında, yenilikçilik her zamankinden önemlidir.
  • Globalleşme, yenilikçiliğe yönelten önemli etmenlerden biridir.
  • Şirketler yenilikçiliği içlerinde geliştirmek ve içselleştirmek zorundadırlar.
  • Bir kurum eğer başarılı olmak istiyorsa, yenilikçiliği vizyon, liderlik, süreçler ve kültürünün bir parçası haline getirmelidir.
  • Yeni ürün ve hizmetlerin geliştirilmesinde, yeni iş yapma biçimlerinde merkezde yenilikçilik yer almalıdır.
  • Başarılı kurumlar yenilikçiliği kucaklamalı ve hızlı büyümek, pazar payını artırmak, kurumu daha iyi bir konuma getirmek için yenilikçiliğin vazgeçilmez olduğunu anlamalıdır.

Yenilikçilik konulu bir makalenin ana cümleleri bunlar ise, bu sözler devamlı tekrarlanıyorsa… Makale doğru söylüyordur. Ama hiçbir işe yaramıyordur.
;-)

Neden?” diye soracak olursanız… Aşağıdaki cümleleri okuyun:

  • Müşteri odaklılık bir seçenek değil, zorunluluktur.
  • Bugünün iş dünyasında, müşteri odaklılık her zamankinden önemlidir.
  • Globalleşme, müşteri odaklılığa yönelten önemli etmenlerden biridir.
  • Şirketler müşteri odaklılığı içlerinde geliştirmek ve içselleştirmek zorundadırlar.
  • Bir kurum eğer başarılı olmak istiyorsa, müşteri odaklılığı vizyon, liderlik, süreçler ve kültürünün bir parçası haline getirmelidir.
  • Yeni ürün ve hizmetlerin geliştirilmesinde, yeni iş yapma biçimlerinde merkezde müşteri odaklılık yer almalıdır.
  • Başarılı kurumlar müşteri odaklılığı kucaklamalı ve hızlı büyümek, pazar payını artırmak, kurumu daha iyi bir konuma getirmek için müşteri odaklılığın vazgeçilmez olduğunu anlamalıdır.

Bunların da hepsi doğru değil mi?
;-)

Sizler de “yenilikçilik” veya “müşteri odaklılık” yerine geçebilecek 3 – 4 kavram bulabilirsiniz. Böylece, yukarıdaki cümleler tekrar ve tekrar DOĞRU olarak kalırlar.

Her yere uyabilen MUTLAK DOĞRU cümleler, konuyu anlatmaz. Bu nedenle söylenir, ama bilgi vermez. (Daha çok akademisyenler ve danışmanlar kullanır…)

Size bunları söyleyen olursa, “haklısın” gibilerden baş sallamayın. “İyi de, bunu nasıl yapıyorsun” diye sorun. Nasıl sorusunun yanıtını biliyorsa, doğru söylüyordur. Bilmiyorsa…
:-P

Sevgili öğrencilerim… “Mutlak Doğru” cümleleri yazdığınız zaman neden not vermediğimi merak ediyorsanız… Muhtemelen nasıl veya neden diye sormuşumdur.
:-P

Papağanlar konusunda rivayet muhtelif. “Bilerek yapıyor” diyen de var, “bilmiyor” diyen de…
:-D

22 March 2009 Sunday

Aşağıdan bakınca…

Üst yönetim örnekleri verdim. Bir de alt kademelerden örnek vereyim. (Alt kademe deyince, sadece örgütsel şema kastedilmiştir. Bir sıfatlama kaygısı yoktur.)

Bir Patronum vardı. Görmüş geçirmiş bir İstanbul beyefendisi. Damıtılmış zevklere sahip. İnsan kavramlarına vakıf.  Aradan yirmibeş sene geçti. Saygım sürüyor.

Patron, herkese bir baba gibi davranır, elinden gelen yardımı yapmaya çalışırdı.

Herkes, rakip şirketlerde çalışanlara göre %50 fazla maaş alıyordu.  Hemen hepsi, işe girmiş ve orada kalmıştı. Zaten bazıları, o şirkette çalışmaktan başka iş yapamazdı.

İşe girdiğimde 17 yıllık şirket idi. On yedi yıldan beri çalışan elemanlar vardı. Ben sadece iki buçuk yıl çalıştım. Sonra, bedelini ödeyeceğim tecrübelere yelken açtım. :-o

Aradan yirmi yıla yakın zaman geçti. Arada şirketi ziyarete gittiğimde, çoğu aynı elemanlardı. İş büyüdükçe katılan vardı, ayrılan yoktu.

Globalleşme etkisini gösterdi. Temsilciliği yapılan firmalar kendi ofislerini açtılar. Şirket yok oldu.

Patron “Yükümü tuttum, bana ne” demedi. Çok üzüldü. En çok da elemanları başka yerde iş bulamadığı için… Hepsine hak ettiğinden fazla tazminatlar ödedi. Gönüllü olarak…

Eski iş arkadaşlarım… Geçmiş olsun diledim. Onlarla konuştum. Hemen herkes Patron’u suçladı. Geleceği göremediği, şirketi iyi pozisyonlamadığı için.  Otuz küsür yıldır, en az %50 fazla maaş aldığı için Patron’a şükreden hiç yoktu…
:-(