"Google" etiketli yazılar:

15 June 2016 Wednesday

Gerçeği Aramak

Haziran 2011’de Gennaration gazetesinde yayınlanan Seçim Yapmak yazımın son paragrafları şöyleydi:

İnternet, gerçeğin duyulmasını sağladığı kadar, saptırmanın da inandırıcı olmasını ve yayılmasını sağlıyor. Bu noktada seçim yapmamız gerekiyor. Gerçeği aramayı mı seçeceğiz, yoksa duyduklarımıza inanmayı mı? Bize sunulanların doğruluğunu kontrol etmek için başka kanalları da kullanacak mıyız? Olası zaman kaybını göze alıp, önerilen kitap yerine başka bir tane okuyacak mıyız?

Endişem odur ki, biz gerçekleri anlamak için ısrarcı olmazsak… Gelecekte bizi yönetenleri Facebook, Google, Amazon seçecek. Bizim için en iyisinin onlar olduğuna inanacağız. Kendi seçimimiz sanarak.

😮

Bugünlerde ABD’de Google’ın Hillary Clinton konusundaki aramalarda Bayan Clinton lehine saptırma yaptığı konuşuluyor.

Şu videoyu izleyin.

Google-Clinton

Yahoo ve Bing ile karşılaştırmaları görün. Şimdi yukarıda alıntıladığım yazının son paragrafını tekrar okuyun.

Endişem odur ki, biz gerçekleri anlamak için ısrarcı olmazsak… Gelecekte bizi yönetenleri Facebook, Google, Amazon seçecek. Bizim için en iyisinin onlar olduğuna inanacağız. Kendi seçimimiz sanarak.

😉

Web 3.0’ın tehlikelerinden söz ettiğimde “Mühendis bile değilsin. Ne anlarsın Web 3.0’dan…” diyen arkadaşlara saygılar.

Onları 10’uncu yıl kutlamalarına bekliyorum. Gelirken Sosyal Cahilleri [1] , [2] de getirsinler. Çayıra Salmasınlar.

😉

EKLEME:

Yorumlarda verilen linklere göre, Google’un bir alt amacı yok. Sadece algoritması farklı olduğu için farklı sonuçlar elde ediliyor.

Yanılmış olma ihtimalimi de geçiştirmemek için buraya ekliyorum.

03 May 2012 Thursday

Uzmanlık / tutarlılık

Uzmanlığın tanımını yazmaya çalıştım. Tanımlamak çok önemlidir. Ama nasıl uzman olunacağı bence daha da önemli.

Uzmanlığa giden yol farklı bir düşünme sistemi gerektiriyor. Nasıl bir düşünme sistemi derseniz… Önce tutarlı düşünmeyi öğrenmek gerek. Bu da tanımları ve kavramları içselleştirmekten geçiyor. (Dikkat: Öğrenmek demiyorum, içselleştirmek diyorum)

😉

İnternet’in herşeyi değiştirdiğini, hızlandırdığını söylüyoruz.

Şirketlerdeki yönetim kavramlarının değiştiğini anlatıp “artık bir kişi sadece bir kişiden emir alır önermesi yanlış oluyor” diye yazdığım zaman, özellikle gençler itiraz ediyor. Çoğunluğu hiç iş tecrübesi yaşamamış.  İnternet’in iş hayatına yansıması hakkında da tek bir dakika bile düşünmemiş. Ama yüzeysel bilgisine uymadığı için itiraz ediyor.

Hızlı değişimi savunurken, Facebook ve Google’un hiç silinmeyeceğini de arkasında söyleyebiliyor. Oysa üç yıl önce herkes “Second Life” ile tüm zamanını geçirirken bugün esamesi okunmuyor. “Madem herşey hızlı değişiyor, nasıl olur da bir şirket  hiç silinmez“diye düşünmemiş bile. Onu da geçtim. Bu şirketlerin hemen silinmemek ve daha uzun yaşamak için ne yöne değişeceği konusunda biraz beynini çalıştırmış olsa, yine gam yemeyeceğim.

Örnekleri artırmayacağım. Hızlı değişim onu yüzeysel bilgiye itiyor. O da bunu evrensel doğru sanıyor. Tutarsızlığın farkında bile değil.

🙁

Tutarlı olunacak ki, soru soranlar “iyi de…  hem öyle diyorsun, hem de ona aykırı böyle diyorsun” demesinler.  Arkasından “iki söylediği birbirini tutmuyor” diye konuşmasınlar.

Ne de olsa, uzmanlığın başkaları tarafından da kabul görmesi gerek. Kendi kendine uzman olunmuyor.

😛

19 September 2011 Monday

Sanal yaşamın ömrü

4 yıl kadar önceydi. Bir internet’te pazarlama konferansında öğle yemeği arasındaydık.

Bir yanımda büyük şirketlerden birinin genç Finansman GMY’si, diğer yanımda büyük bankalardan birinin kredi kartları ürün yöneticisi vardı. Sohbet o zamanın yaygın web olgularında yoğunlaştı.

Finansman GMY’si anlattı:

  • Second Life’da baterist imiş. Zaten küçükken de arzusu baterist olmakmış. Second Life’daki hayatında mevcut mesleğini -profesyonelliğini- uygulamadan yapamamış. Çeşitli çabalar harcayıp, sorunlardan başarıyla sıyrılıp orada bir kulüp sahibi olmuş. Her gün en az 2 saatini orada geçiriyormuş.

Karşılıklı birbirlerine (ve aralarında oturduğum için mecburen bana) Second Life’ı methettiler. Hatta  kredi kartı ürün yöneticisi: “Second Life sadece internet’i değil dünyayı değiştirdi. Artık hayatımızda Second Life var” dedi.

Sordum:

“Tuvalete gitmeden oturduğun yerden bir tıkla aktarabiliyor musun? En güzel yemek sitesini okuduğunda karnın doyuyor mu? Mouse kullanarak inşa ettiğin evde, soğuktan ve sıcaktan korunmuş şekilde yaşayabiliyor musun? Tenler birbirine değmeden eşinle veya sevgilinle ortak bir yaşamı paylaşabiliyor musun?”

Beni çok geri kafalı buldular.

Bu konuda yanılmamış olabilirler, ama artık Second Life’ın pek esamesi okunmuyor. (Onlar daha fazla yanıldı.)

😛

İnternet’in değişimi hızlandırdığını kabul ederken, internet oluşumlarının sonsuza kadar kalacağını iddia etmek… en azında müthiş bir çelişkidir.

Hepimiz Google’un, Facebook’un, Amazon’un yerini neyin ve nasıl alacağını düşünmeliyiz.

😉