"gurur" etiketli yazılar:

02 September 2018 Sunday

Başarı ve Gurur

Sabahın erken saatlerinde mesajlarıma baktığımda, gece yarısı gönderilen şu e-postayı gördüm.

Saygıdeğer Uğur Hocam,

9,5 yıl önce Friendfeed varken sizi takip ediyordum. O yıllarda bir öğrenci olarak size bir soru sormuştum. Siz de bunu alçakgönüllülükle ve açıklayıcı bir şekilde cevaplamış, üstüne bir de blog yazısı yazmıştınız. (Teknolojinin pazarlanması 22 Şubat 2009, Başarı 07 Nisan 2009)

O zamanlarda hazırladığım bir yazılımı, sizin tavsiyelerinizi uygulamaya çalışarak satabilmiş ve öğrenci halimle bugün yaptığım şirketi kurmama vesile olan olaylar zincirini başlatmıştınız.

Aradan geçen 9,5 yılda yazılarınızı takip etmeye devam ettim. Aktardığınız bilgi ve tecrübelerden mümkün olduğunca yararlanmaya çalıştım. İyi ki varsınız.

Cevap olarak yazdığınız blog yazısında da söylediğiniz Özetle, artan müşteri memnuniyeti, izleme, çapraz satış, yukarı satış, vb. projenizin yan etkileri olarak belirtilir. Öncelikle kurumsal müşterinizin cebine doğrudan etki edecek faktörleri anlatmanız gerekir.  gibi konulara odaklanarak günümüzdeki ekonomik krizde dahi satışlarımızı bizim için oldukça iyi bir halde tutabiliyoruz.

Bugün, Türkiye ve dünyada operasyon yapabilen ve müşterilerinin çoğunluğu KOBİ olan bir şirketim var. Basitçe, web sitesi ve web uygulamaları hazırlıyor, müşterilerimizin kendi müşterilerine daha iyi bir şekilde ulaşabilmesi, satış yapabilmesi ve satış sonrası verdiği hizmetleri kolaylıkla yürütebilmesi konularında hizmet sağlıyoruz. Bu süreçte, devamlı olarak aktardığınız bilgiler ışığında düzenlemeler yapıyor ve müşteri memnuniyetimizi en yüksek düzeyde tutmaya çalışıyoruz. Müşterilerimizden gelen geribildirimler de bu konuda biraz da olsa başarılı olduğumuzu gösteriyor.

Ticari hayatım boyunca devamlı olarak müşterilerin ihtiyaçlarını henüz onlar bunun farkına varmadan çözmeye çalıştım. Böylece, bir holdingin ve şirketlerinin tüm dijital işlerini yapma ve ihtiyaç duydukları özel yazılımları hazırlama ayrıcalığını elde edebildim. Bunu gerçekleştirebilmemde bana ilham veren yazılarınızın yerini yadsıyamam.

Çalıştığımız şirketlerin öyle temel konularda ihtiyaçları var ki, her birine ayrı ayrı çalışmak yerine aylık hizmetler sunarak bunların bir kısmını ancak karşılayabiliyoruz.

Sanayi otomasyonunda kullanılan teknolojilerin ve ürünlerin Türkiye distribütörlüğünü yapan bir müşterimiz, web sitesini ilk defa yapmak için görüştüğümüzde mobil site / responsive design konusunda endişeliyken, bugün kendileriyle yurtiçindeki bayilerine internet üzerinden canlı yayın ile eğitim vermek üzerine çalışmalar yapıyoruz.

Platform ve Deneyim, 13 Temmuz 2017 ve Havayolu Hasar Deneyimi, 24 Mayıs 2018 yazılarınızda anlattıklarınızı KOBİ müşterilerimize anlattıktan sonra hemen hepsinin kendi süreçlerinde iyileştirmeler yaptığını gördüm. Hatta bu şirketlerin bazıları, bu süreçleri daha iyi yönetebilmek için bizden hizmet almaya başladılar. Müşterilerimizin müşterilerinin soru ve sorunlarını sıkı bir şekilde takip ediyor, şirketlerde çalışan birimlere iletiyor ve onların bu konuları hızlıca çözmeleri için onları sıkıştırıyoruz. Bunu yapabilmemizde şirketlerin yönetimlerinin de bize güvenmesinin büyük bir artısı var.

Bugün müşterilerimiz bizden e-ticaret ile ilgili konularda destek ve çözüm sağlamamızı istiyor. Bu konuda da bir ürün hazırlıyoruz ve yakında seçilmiş bir kitleyle deneme yayınlarına başlayacak. Dünyanın en özeli değil ancak KOBİ’lerin bu konuda ihtiyacı olan pek çok maddeyi kapsayan bir çözüm hazırladığımızı düşünüyoruz. Müşterilerden gelen geribildirim de bunu söylüyor.

9,5 yıl önce değerli vaktinizi ayırarak bana cevap verdiniz. Bu sayede bugün size anlattıklarımı yapabildiğim bir iş kurdum. Size ne kadar teşekkür etsem az. İyi ki varsınız.

Ben çok teşekkür ediyorum. Gerçekten…

10+ yıldan beri içerik üretmeyi keyifli yapan ve “Haydi, durma, devam et” dedirten şey, bu satırları okumak. Kendim için başarı ölçümü:

  • Böyle mesajlar almak,
  • Mezun olan öğrencilerimin, benimle hiçbir çıkar ilişkisi kalmadıktan sonra karşılaştığımızda keyifle sohbet etmesi,
  • Yazdıklarımı okuyanların ve anlattıklarımı dinleyenlerin “iyi ki” demesi,
  • Blog yazılarımı okuyanlarla bir yerlerde karşılaştığımızda sohbet etmek…

Pazar sabahının erken saatlerinde, kendimi çok keyifli ve başarılı hissetirdiği için ben teşekkür ediyorum.

Sıkça soruluyor “Neden yazıyorsun?” diye. Uzun uzadıya yanıtladım da  [1] , [2] , [3] , [4] , [5] , [6]  . Özetlersem… Bu mesajı okuyabilmek için yazıyorum.

Mutlaka ziyaret edip yüzyüze sohbet edeceğim.

🙂

Ayrıca gurur duydum. Bir öğrenci girişiminden başlayıp birçok KOBİ’ye hizmet veren yapıya ulaştığı için. Sabırla müşterisini (bazen müşteri kendi sorunlarını anlamadan önce) anlayıp çözüm ürettiği için, başkasının faydalanacağı bir şeyi yapmayı hedeflediği için…

Umarım başarıları hep devam eder, işini keyifle büyütür. Ben de gurur duymaya devam ederim.

.

19 March 2014 Wednesday

Gurur ve Kibir

Gururlandım ama böbürlenmedim” diye yazmıştım ya.  kibir

Aradaki fark çok önemlidir.

😉

Kendisinden çok şeyler öğrendiğim bir arkadaşım anlattı.

Arabasını yenilemeyi düşünüyormuş. Bir ağabeye sormuş. “Yeni araba seni kibirlendirecekse, asla alma” demiş ağabey. Arkadaşım da söyleneni yapmış.

Geçen hafta duyduğum en ders verici cümle idi.

🙂

Resim şuradan alıntıdır

01 November 2012 Thursday

Sayın Konuşmacılar

Sahneye 2 kişi çıkın.

Sonra şunları (her bir cümleyi sırayla önce biriniz, sonra diğeriniz) söyleyin:

Böyle güzel bir topluluk karşısında olduğumuz için mutluyuz.

Çok iyi brief aldık.

Elimizde zaten muhteşem bir marka ve güzel bir ürün vardı.

Şunları yaptık. Sesli paylaşım ekledik. “Resmini paylaş” yaptık. Şu butonu koyduk. Facebook ve Twitter’da paylaşılabilir olarak kurguladık.

Yarım gün içinde Twitter’da “trending topic” oldu. 10 gün içinde 76543 kere seyredildi. 3456 kere favorilerim’e eklendi, 678 kere paylaşıldı, 2345 kere retweet edildi.

Böyle bir kurguyu Türkiye’de ilk defa yapmanın heyecanını ve gururunu yaşadık.

Gördüğünüz gibi iyi kurgulanan işler ödül kazandırıyor.

😉

Şimdi benim yorumlarımla yavaş çekim olarak alıyoruz.

Sahneye 2 kişi çıkın.  Cümlenini ilk yarısını biriniz, ikinciyi diğeriniz söyleyin. Böylece Edi ve Büdü görünümü oluşturun. (Muppet Show’un iki ihtiyar adamı Statler ve Waldorf demiyorsam, nedeni var. Onlar da sırayla konuşuyorlar ama ilkokul müsameresi gibi değil.)

Böyle güzel bir topluluk karşısında olduğumuz için mutluyuz. Bu cümleyi “Böyle nadide bir izleyici…”, “Böyle güzide bir dinleyici…” derseniz de klişe olacak. Ona da razıyım. Son konferanslardan birinde “Böyle güzel bir kalabalık karşısında…” deyiverdi konuşmacılardan biri. Bari aklınızdan geçeni ağzınızdan kaçırmayın. 

Ha.. Bir de şu var… Bu “nadide” topluluk onlara vereceğiniz dersi zaten biliyor olabilir. Siz yine “Evren toz bulutuyken…” diye başladığınızda sıkılıyorlar.

Çok iyi brief aldık. Sahnedeki Edi bunu söyler ama ona brief veren Büdü de sahnededir o sırada. Aksini söylemek kolay olmaz. Gerçekten yarım saatlik tek brief toplantısı yetmiş midir? Ajansa dönüldüğünde her şey açık ve netleşmiş midir? Yine “acil, hatta dün lazımdı” denilmemiş midir? Kreatif direktör, müşteri temsilcisini parçalamamış, aksine tebrik mi etmiştir?

Elimizde zaten muhteşem bir marka ve güzel bir ürün vardı. Burada müşterinin markası ve ürünü coşkuyla söylenir. Semt pazarında “Kavun tatlı, ben n’aapiiim” diye bağıran manavın sahte çaresizliği sergilenir. Kendisine “eşek değiliz ya!” dedirten bu cümleyi hayretle karşılarım. Ajansa da, reklam veya iletişim bölümüne de yakıştıramam.

Şunları yaptık. Sesli paylaşım ekledik. “Resmini paylaş” yaptık. Şu butonu koyduk. Facebook ve Twitter’da paylaşılabilir olarak kurguladık. Gerçekten farklı ne yaptınız? Bir önemli şikayet videosundan daha fazla seyredilen yanıt videosu koyabildiniz mi YouTube’a? Güncel bir olayı marka lehine kullanıp bilaçoda olumlu etki yarattınız mı? Yaptığınızı hemen kimse kullanmadı ama -mış gibi videoları çok konuşulduğu için mi başarılısınız? (Bunun için bir yazı )

Yarım gün içinde Twitter’da “trending topic” oldu. 10 gün içinde 76543 kere seyredildi. 3456 kere favorilerim’e eklendi, 678 kere paylaşıldı, 2345 kere retweet edildi. Bakıyorum da, bu süre içinde marka’nın adı da, ürün de hiç geçmemiş. Günlük kullanıma uygun bir deyim bulunmuş, önüne arkasına eklenen cümlelerle kalabalık coşmuş.

Örneğin

  • #dertliyim deseniz üç büyüklerin tüm taraftarları, kocasından dertli kadınlar, hocasından dertli öğrenciler, patronundan dertli elemanlar, herkes yazacak.
  • #gururluyum deseniz, yine üç büyüklerin tüm taraftarları, soyadından gururlu kadınlar, okullarından gururlu öğrenciler, herkes yazacak.

Markaya faydasını açık ve somut biçimde göstermediğiniz her türlü rakam için kuşku duyuyorum – duyuyoruz.

Böyle bir kurguyu Türkiye’de ilk defa yapmanın heyecanını ve gururunu yaşadık. O güzel, uzman, nadide, güzide dinleyiciler var ya… Bir kısmı rakipleriniz, diğerleri de bu konularla ilgili insanlar. “Türkiye’de ilk defa…” dediğiniz şeyin daha âlâsının yabancı yapımlarını görmüşler. Nereden klonladığınızı, ne kadarını değiştirdiğinizi, ne oranda uyarladığınızı biliyorlar. (Yanlış anlaşılmasın, klona karşı değilim. “…heyecan ve gurur…” kısmına takılıyorum.) Gerçekten gurur duyduysanız diye hayretle izliyorum.

Gördüğünüz gibi iyi kurgulanan işler ödül kazandırıyor. Ödüller konusunda zaten önyargılıyım. [1] , [2] , [3] , [4] , [5] , [6] , [7] , [8] . Bu nedenle siz bana bakmayın. Elbette hak ederek almışsınızdır.

😛