"hedef" etiketli yazılar:

05 February 2012 Sunday

Süreç, keyif ve TEDxRESET

2 Şubat 2012 tarihli TEDxRESET‘teki konuşmacıların büyük kısmı sadece sonuca odaklananların mutsuzluğundan bahsetti. Sürece odaklanılmasını önerdi.

Sayın Fatoş Karahasan yabancı konuşmacıların söylediklerinin özetini yayınlamış.

Ben demiştim” diyeceğim.  Aklın yolu bir.

Sürecin keyfini çıkarın.

:-D

Bu vesileyle, başta Ali Üstündağ olmak üzere, tüm konuşmacılara ve düzenleyenlere teşekkür ederim.

:-)

 

11 May 2011 Wednesday

Yatırım arayan girişimcilere – 1½

Devrim Demirel Yatırım arayan girişimcilere – 1 başlıklı bir yazı yayınlamış.

Bendeki yansımasını yazmak zorunda hissettim kendimi. Huysuz ihtiyar olarak, burnumu sokacağım. Yazının sadece internet için değil, her türlü girişimci için faydalı olmasına katkı yapacağım. Bu nedenle adını koydum.

;-)

Devrim’in başlıklarından ilk 6 tanesini ele aldım.

1 – Misyon: Sakın ha strateji kitaplarındaki sloganvari misyon cümlelerini düşünmeyin. Kendi inanmadığınız cümlelere başkası da inanmaz. Hedefinizi anlatın. Uçmayın.

2 – Ürün deyince, mal veya hizmeti değil, müşteriye sağladığı faydadan bahsedin. Çoktan beri, ürünün tanımı değişti. Örnek şurada.

3 – Hedef kitle: Gözünü kapatınca elinle dokunacakmış gibi tanımlayammıyorsan, hedef kitleni bilmiyorsun demektir. Örnek şurada.

4 – Rekabet: Doğru tanımlayın. Çoğunlukla yanlış bilinir. Bazen, çeşitli aşamalarda birden çok firma / sektör rakibiniz oluverir. Örnek şurada.

5 – Rekabet avantajınız: İşte zurnanın zırt dediği yer. Patent bile sizi korumayabilir. “Neden sana gelsinler?” sorusuna anlamlı bir yanıtınız olmalı. “Neden olmasın?” diyenlere 2 yazı birden. Şurada ve burada.

6 – Pazara giriş:Fikrim bana yeter, ağızdan ağıza pazarlama, duyan koşarak gelecek, her biri 1000 kişiye anlatacak, 8′inci günde dünyada herkes duyacak” gibi bir yönteminiz varsa… Sahneye çıkmadan evvel, son günlerde başarılı olan girişimleri bir kez daha inceleyin. Ayrıca yazmadım, örnek her tarafta.

Elim varırsa, ‘ü de yazacağım. Daha önce ekip oluşturmayla ilgili bazı kuşkularımı ortaya dökmek istiyorum da…

:-D

05 April 2011 Tuesday

Dinlediklerim – Ahmet Bozer (5)

Coca Cola’nın Avrasya-Afrika Bölgesinden sorumlu olan Ahmet Bozer, Bilgi Üniversitesi’nde konuşma yaptı.

Bu konuşmayı bir yazı dizisi şeklinde [1] , [2] , [3] , [4] elimden geldiğince aktarmaya çalıştım.  Öğrendiklerimden yola çıkarak, vizyon ile hayal arasındaki farkları da ayrıca yazdım. [5].

Bugün bence en önemli kısmına değineceğim. 90 ülke nasıl yönetilir.

;-)

Daha önce de yazmıştım. Ahmet Bozer, 43 ülkeden sorumlu olduğunda, gazeteler “Coca-Cola’da en büyük ‘bölge’ Ahmet Bozer’in” diye yazmıştı. Bu bölgelerdeki başarılı yönetimi sayesinde 47 ülke daha onun yönetimine verildi. Rusya, Avrasya, Orta Doğu + Hindistan’a kadar uzanan bölge ve Afrika… İki kutup arası… 90 ülke…

Öğrenciler, dünya nüfusunun neredeyse yarısını kapsayan 90 ülkelik bir alanı yönetmekle ilgili birçok soru yönelttiler. Not alabildiğim kadarıyla Ahmet Bozer’in yanıtları şöyleydi:

:-D

Bana sunum yapılırken rakamlardan bahsedilmesini istemem. Rakamları zaten görüyorum. Sen ne düşündün, nasıl yorumladın.

Onlarla beraber müşteri ziyareti yapar, şişeleyici ile ilişkisinin, müşteriler ile ilişkisinin, sahadaki davranışının nasıl olduğunu gözlemlerim.

Herşeyi bilmem mümkün değil. Bölgeler ve fonksiyonlar her kademede güzel çalışıyor. Sistem iyi çalışıyor. Benim görevim sorunları gidermek.

Kar mı, büyüme mi? Ya o, ya öbürü diyenleri reddettim. Her ikisinin birden olabileceği durumları araştırmalı.

“Bir üst kademede olsam neye bakardım” diye düşündüm. CFO iken Satış Bölümü ile işe çıktım. Satış Bölümü ile, onların nasıl raporlama alırlarsa daha iyi yapacaklarını konuştuk. Düzgün raporlama ihtiyacını giderdik.

Bunları da bir yukarıdaki koltuk için değil, işini iyi yapmak için yapmak gerekir. Kişisel gelişim tek amacınız olmalı. Becerilerinizi, kendinize olan yatırımınızı artırmalısınız.

  • Güven, zor inşa ediliyor ama kolay kırılıyor.
  • Okumak değil öğrenmek… Ve uygulamak.
  • Becerikli ve dürüst olmak gerekir.
  • Disiplinli çalışmak.

Kendine bakacaksın. Çok konu var. Hep hazır olmalısın.

  • Sağlıklı olacaksın. Düzenli yaşayacaksın, kendi bünyeni tanıyacaksın (Ne kadar uykuya ihtiyacın var. Ne sana dokunuyor. Vb..)
  • Spor yapacaksın. (Yormayacak ama enerji verecek sporlar.)
  • Rutinlerin olacak. (Pazar sabahları, 2 saat kadar önümüzdeki haftanın programının gözden geçirilmesi, gerekli notların alınması, planlanması.)

Kuvvetli yönlerinizin üzerine gidin. Zayıf yönleriniz sizi yolda bırakmasın yeter.

;-)

Not: Ahmet Bozer’in konuşması hakkında aktaracaklarım bitti. Bazı ufak notlar daha var. Öğrenciler sormuş. Bozer yanıtlamış. Tematik bir sıra içinde olmadığından yazamadım. Onu da çeşitli sohbetlerde  aktarırım.

:-)