"iletişim" etiketli yazılar:

28 July 2018 Saturday

Tasarım ve Başkası…

Dün, Platform ve Paydaşları başlıklı bir önceki blog yazıma Özgür Alaz’ın yanıtı olan tweet‘inde şu resmi gördüm.

Ugur abi, yazıya katkımı Danimarka’da çektiğim ve çekerken karşısında bir 10 dakika kadar durduğum bu fotoğraf ile yapayım.” diye yazmış.

😉

2015 sonunda, sosyal mecralarda bir anda çok popülerleşen şu

TASARIM-1

önermeye karşı 14 Kasım 2015’de görüşlerimi yazmıştım. Yazıda, “yukarıdaki cümleyi yazanın tasarımcı olmadığını” iddia etmiştim.

🙂

Nasıl bu kadar iddialı konuştuğumu soarsanız, yukarıdaki fotoğrafa tekrar bakın.

Tasarım mutlaka başkasının dahil, hatta yararlanan olduğu bir süreçtir“.

Nokta.

23 January 2018 Tuesday

Bütçeniz Ne Kadar?

Bir arkadaşım ev arıyordu. Bize yakın semtler için bana sordu. Ben de tanıdık bir emlakçıdan bilgi almak istedim.

Buralarda 3 odalı, havuzlu site içinde, zemin veya birinci kattaki dairelerin fiyatını” sordum.

Değişir…” diye söze başladı. Hemen sordu “Bütçeleri ne kadar?

Emlakçıya “arkadaşımın sadece fikir edinmek istediğini” söylemeye çalıştım. “Cebindeki parayla isterse 3 – 4 tane ev alır” diyemedim. Onun yerine “Fiyatları öğrenmek ve karşılaştırma yapmak istiyor” dedim. Hemen her cümlede “Bütçesi ne kadar?” sorusunu duydum.

🙁

Yönetim kademelerinde bütçenin araç değil amaç olmasına alışkınım. Hasbelkader fikrini sorduğumuz emlakçı düzeyinde de aynı yaklaşımı görünce… Temel kavramın kalite / fiyat ilişkisi olduğunu anlatmaya çalışmadım. Verdiği bilgiler için teşekkür ettim. Kapattım.

“…Üçüncü küçük domuzcuk kurtların giremeyeceği sağlam
bir ev inşa etmek istiyordu. Ama diğer iki domuzcuk bunun
bütçelerine zarar verdiğini düşünüyorlardı. Onunla
konuştular… kurt onları öldürmeden hemen önce.”

Pazarlama yöneticiliği yaptığım bunca sene boyunca reklam ajanslarının daha projeyi dinlemeden “bütçeniz ne kadar?” diye sormasına gıcık olurdum.

Çoğunlukla muhteşem Kurumsal İletişimcilerle çalıştım. Ajanslara gereken mesajı onlar verirlerdi.

Arada o düzeyde Kurumsal İletişimciler olmadığında “Bana bütçemi sorma. Neyi kaç liraya yapacağını ve bunun bana etkisinin ne kadar olacağını söyle. Ne alacağıma ben karar vereyim” diye yanıt verirdim. Tıpkı emlakçı gibi onlar da “Bütçeniz ne kadar” der dururlardı. [Kuyruğunu kovalayan kedi olgusu… Sanırım bir çeşit bıktırma taktiği.]

😉

Tam bu olayı düşünürken bir makalede yukarıdaki resim / anekdot gözüme çarptı. Blogda yayınlamaya karar verdim.

Masanın ne tarafında olunduğu önemli değil… İşin özünden ve sonucundan çok bütçesini düşünenlerin geleceği kurda kuşa yem olmaktır.

.

07 October 2017 Saturday

Yazılım Konferansı Duyurusu

Şöyle bir mesaj geldi.

Değerli hocalarım,

Yaklaşık 2 yıldır XXX Üniversite’inde okumaktayım ve umarım bu yıl MBA’den mezun olacağım. ZZZ Yazılım bünyesinde YYY Ürünlerinden sorumlu satış sorumlusu olarak çalışıyoum. Derslerde çokça yabancı rakiplerimizin isimlerini duymaktayım. Nacizane talebim eğer ayırabilecek zamanınız var ise bir de Türkiye’nin en büyük yazılım evinde ki yenilikler ile ilgili son durumu görmenizi isterim.

Saygılarımla.

  • Metin aynen alınmıştır. Sadece isimler XXX, YYY, ZZZ olarak değiştirilmiştir.

41 tane öğretim üyesine mesaj göndermiş. Hepsinin e-posta adresleri açıkça yazılmış. Bcc yapılmamış.

Mesajın ekinde bir KAYIT OL bağlantısı var.

Özellikle CRM, dijitalleşme, müşteri veri ambarı gibi bazı konularda, yazılımların gelişimiyle çok ilgilendiğimi biliyorsunuz. Mesajda gelen bağlantılardan etkinliği incelemek istedim. Yer, gün, saat belli ama içerik hakkında tek bir satır bile yok.

  • Hepimizin zamanı değerli. Bir etkinliğin bilgi birikimimize katkı sağlayacağına emin olmamız gerekiyor. Önümüzdeki hafta, 12 Ekim’de yapılacak SAP FORUM’un programını bile satır satır inceleyip, hangi oturumlara katılacağımı şimdiden belirlemişim.

SAP FORUM 2017 ajandasının %20’si…

Türkiye’nin en büyük yazılım evi” olduğunu söyleyen kurum toplantı gündemi koymamış olamaz diye düşündüm. “Yanılıyor muyum acaba?” diye her tıklanabilecek bağlantıyı denedim. Hiçbir ayrıntı bulamadım. [Yukarıdaki SAP FORUM’un çalışmasını örnek alabilir]

Sonra şu mesajı gönderdim. Diğer 40 öğretim üyesine cc yapmadan, yanlızca mesajı gönderene…

Gündemin belli olmadığı bir toplantıya kayıt olunmasını beklemiyorsun değil mi?

.

Aldığım yanıt şöyleydi:

Hocam merhaba,

Program takvimini paylaşmamı isterseniz tabiki gönderebilirim.

Bilginize.
İyi çalışmalar

.

Bu mesajın ekinde program takvimi var mı? HAYIR. Sanırım yeni bir mesaj gönderip N’oluur gündemi de gönderir misin?” diye yalvarılması bekleniyor.

Bir de “satış sorumlusu” olarak çalışıyor. Hani, kurumların dış ilişkilerini emanet ettiğimiz, lep demeden leblebiyi anlayan, benim gibi doğrudan hedef kitlesinin ne düşündüğünü bilen kişiler…

😛

Bir önceki mesajımın yeterince açık olmadığını düşündüm. Tek cümleyle 2 konuyu birden anlatmaya çalıştığımı farkettim. Yönetici olduğum yıllarda, bana bağlı müdürlerin “Sizin çömezlerle konuşmanızdan sonra, biz Uğurca’dan Türkçe’ye tercüme yapıyoruz” dediklerini hatırladım. Kendimize suç buldum. Demek ki öğretememişiz.

Yazışmayı sildim.

😉