Çelişkiler
Bir grup genç, 2000’lerin başında internet girişimine başladı. Bu kişiler Türkiye’de “başarılı internet girişimcisi” diye anılıyorlar. Bu yazının konusu onlar değil.
Bugünün bazı genç girişimcileri, “onlar köşeyi kaptılar, şimdi çok daha zor” diye düşünüyor. Oysa, şimdi çok daha zor değil. (Webrazzi Summit 2011 açılış konuşmasında Tümay Asena da bugünün fırsatlarını vurgulamıştı.)
Bu dönemin önemli değişikliklere gebe olduğunu sıkça dile getiriyorum. Değişimi anlatmak için
- Eski MBA öğretilerini ıskartaya çıkardığını,
- Zamanla iletişimsizliğin lüks olacağını,
- Yönetim bilimlerinde yerleşik “komuta tekliği” ve “kişiselsizleştirme” gibi kuralları yıktığını,
- CRM’de izinli pazarlamayı ortadan kaldırdığını
- Bu değişimi anlamadan içinde yaşayanlar olduğunu
yazmıştım.
Değişimi anlayan gençler, ister girişimci isterse ücretli çalışan olsunlar, başarılı olacaklar. Ne var ki bugünün gençlerinin önündeki en büyük engelin bizzat kendileri olduğunu gözlüyorum. 
Bazı blog yazarlarının ilham veren, yön gösteren, iç açıcı, öğretici yazılarını okuyorum. Onlardan çok yararlanıyorum. Aklıma onlarca yeni yazı konusu getiriyor. Bakıyorum, yorumlar “bunlar Türkiye’de olmaz” diyen genç umutsuzlarla dolu.
Aslında umutsuz olmalarının nedeni yine kendileri.İçinde bulundukları ortamı anlamaya çalışmıyorlar. “Yavru balık suyun içinde olduğunu bilmez” diye bir söz var. Onlar da öyle…
Artık organizasyonlarda değişen “komuta tekliği”ne karşı en büyük itirazlar gençlerden geliyor. (Şurada yazılı)
Anlamakta güçlük çekiyorum. Açıklık, iletişim, çok beceriklilik (multi-skills) diyorlar… Sonra da Internet’in getirdiği açıklığı, kolaylaştırdığı iletişimi, kendilerinde olduğunu varsaydıkları “çok becerikliliği” gözardı edip, hiyerarşide tek bir kişiye bağlı olmak isteyenler aynı gençler…
“Açıklık… Kurumlar hakkında her şeyi biliyoruz” diyorlar. Kurumlar da onlar hakkında her şeyi bilince tepki gösteriyorlar.
Değişimi savunuyorlar ama en çok da “bunlar Türkiye’de olmaz” diyorlar, “artık o dönem geçti” diyorlar.
Sosyal medya iletişiminde “epic fail” diye adlandırılan olguların arkasında (PR işleri ve ajansları ile) yine bu gençler var.
Bunca fırsat varken ne kadar hızlı ve kötü harcadıklarına bakıp şaşırıyorum.


1981 yılında ODTÜ – İşletmecilik Bölümünden mezun olduktan sonra, Price Waterhouse Consultancy’de iş hayatına başladı...
