"iş görüşmesi" etiketli yazılar:

31 March 2009 Tuesday

Eş bulma hizmeti

Yönetim Kurulu Başkanı’na bir arkadaşı rica etmiş.

Genç hanımefendi, pazarlama ile ilişkili bir yerde çalışmak istiyormuş. Kurumsal İlişkiler veya Pazarlama Bölümü… Pazarlama’ya da ben bakıyordum.

Arkadaş’ın yeğeni ile görüşülecek. Büyük Patron’un huyunu biliyoruz. Onun tanıdığı diye işe almak zorunda değiliz. Sadece öncelik vermek gerekiyor.

İK uzmanı genç bir hanım ile birlikte görüşmeye girdik.

Sorduk. “Neden Pazarlama veya Kurumsal ilişkiler?…” Hanımefendi, “insanlarla ilişkisinin çok iyi” olduğunu söyledi. Belli de oluyordu zaten…

  • Bu düşünceye de bayılırım. “Benim insanlarla aram iyidir” diyenler, stratejik bölümlerde olmak isterler. “Peki öyleyse, git insanlarla bire bir temas sağlanan alanlarda çalış” deyince, kabul etmezler.

Konuşurken “üç çeyrek” oturuyor. Elleri devamlı saçlarında…  Arada sırada saçlarını savuruyor. Değme artist yapamaz…

Görüşme bitti. Hanımefendiyi gönderdik. Ben kelime söylemeden İK uzmanı “Buraya iş yapmaya değil, koca bulmaya gelmeyi düşünüyor” dedi.

Olumsuz kararımızı patrona bildirdik.
:-)

29 March 2009 Sunday

Hayatla yüzleşmek

Bana mesaj gönderen bazı okurlar, üniversite son sınıftalar. Okul bitmek üzere. Ne yapayım diye soruyorlar?… Master, MBA, askere gitmek… de seçenekler arasında…

Çok önemli bir an bu. Şemsiye – kalkan kalkacak artık. Hayatla yüzleşilecek. İş aranacak. Bazı kapılarda el-pençe-divan durulacak. Diğer adaylardan daha iyi olduğun anlatılacak. Düşünülmemiş sorulara yanıt verilecek. “Keşke…  okuldayken…” diye düşünülecek. Ülkenin okumuş işsiz ordusuna kayıt yaptırmak yerine başka çare aranacak. Belki hemen askere gidilecek.

Gördüğüm kadarı ile çoğunluk bu kaçınılmaz aşamayı geciktirmeye çalışıyor. Hele ki elde olanak varsa…

Gençken onlar gibi düşündüm. Ama kaçamadım. Diplomamı aldıktan birkaç gün sonra iş aramaya başlamıştım. Şu anda ise, başka düşünüyorum.

Görüşümü Nazım Hikmet’in dizeleri ile özetleyeyim:

Tavşan korktuğu için kaçmaz,
kaçtığı için korkar…

.

17 March 2009 Tuesday

İşe alma hatası

Bir çömez alacaktık. Adaylardan biri… İddialı yapısı, çok bilmişliği, hırsı, vb. dikkatimi çekti. Olası amiri onu yönetmenin zor olacağını söyledi.

Ben “iddialı ve ukala olanların yanlış yapma lüksü yoktur” dedim. “Normal bir stajyer, ilk girdiği işte bazı hatalarında bağışlanma dileyebilir. Ama ukala ve iddialı olan birine sorarlar o zaman… Hani, nerede iddialı duruşun diye… Hata yapmamak için elinden geleni yapacaktır. Bu çocuğu işe alalım.”

Benim ısrarım ile işe aldık. ( [1], [2], [3] )

İşe alırken yaptığım bir sürü hata vardır. Sormayın…

Geçmişinde anlamlı bir başarısı olmadan iddialı ve ukala olanların çoğunun hatalarından ders almadığını böyle öğrendim.

:-(