"işe alma" etiketli yazılar:

06 February 2011 Sunday

Kurumsal mı / girişim mi (Yanıtlar 1)

Bankanın Genel Müdürü, yakın arkadaşına soruyor:

“Adamın öz geçmişini beğendik. Mülakatlarda da çok tuttuk. Bireysel Bankacılığın başına getirmeyi düşünüyoruz. Adamı iyi tanıyorsun. Senin çok yakınınmış. Ona kefil olur musun?

Arkadaşı “Bireysel Bankacılığı çok iyi bilir. Çok çalışkandır. Yaratıcıdır. Temposu yüksektir… Ama hiç sakin değildir. Ne tepki göstereceği belli olmaz. Ona kefil olmam.” diyor.

Bu konuşma üzerine, en iyi aday görünürken bana teklif yapılmadı.

;-)

Nasıl mı öğrendim? O yakın arkadaşım ile yemekteyken, diğer yakın arkadaşı (Banka Genel Müdürü)  geldi. Birlikte yemek yeyip sohbet ederken “Valla bu arkadaşın “Uğur’a kefil olmam” dedi” diyerek anlattı.

Her ikisine de haklı olduklarını söyledim. (Ben de benzer şekilde yanıtlardım.) Yakın görüşmeyi sürdürüyoruz.

Kurumsal mı / girişim mi yazısındaki ilk 2, hatta 3 sorunun yanıtlarını verebildim mi?

:-P

Dizi devam ediyor. Yine bir test sorusu:

Patron, neler beklediğini anlatmış. Reklam ajansı bazı konularda öneri getirmiş. “Öyle değil de böyle olmalı” diye.

Patron demiş ki: “Neyin doğru olduğunu bilseydin benim yerimde sen, senin yerinde de ben olurduk”

Hangisinde olmuştur:

  • Kurumsal şirkette
  • Girişimde

:-D

07 January 2011 Friday

Yeni işin hayırlı olsun

Duydum ki iş değiştirmişsin. Yükselmişsin. Hayırlı olsun.

Geç saatlere kadar kalırdın, bir işin olmasa da… Patronunun gidişine kadar oyalanırdın oralarda.

Akşamın geç saatinde gelen mesajını “Yarın ilk olarak bununla ilgileneceğim efendim.” diye yanıtlamak için saatlerce otururdun. Kendine yaptığın önemli değil, ekibini de orada tutardın. Bu eziyeti de sülü püslü anlatırdın.

Hiç katkısı olmayan saatleri çalışmak sayardın. “Dün akşam yine geç saatlere kadar…” cümlesi dilinden düşmezdi. Seni alkışlayanlar da vardı, maalesef.
:-(

Gerçekten merak ettim. Şimdi senin gibi davrananların oyunlarını kabul edecek misin?

Geç saatlerde attığın mesaja “Yarın ilk olarak bununla ilgileneceğim efendim.” diyenlere kanacak mısın?

Dün akşam yine geç saatlere kadar…” dediklerinde “Bırak yahu… Ben de bilirim o numaraları… En kıralını yapardım…” diyebilecek misin?
:-)

Diyorum ya… Merak ederim böyle şeyleri. Başkaları zaten kanmıyordu. Sen kendini kandırmaya devam edecek misin?
:-P

Hayırlı olsun yeni işin.
:-D

10 June 2010 Thursday

Gidiş yolu 2

Öğrencilerin “Gidiş yoluna puan veriyor musunuz?” cümlesi üzerine yazmıştım.

Ömer Ekinci de 1.5 sene önce aynı konuya değinmiş. Benim yazımın yorumlarında Ömer Yüksek ile başlayan tartışma, Ömer’in blogunda devam etti.
:-(

Ömer Yüksek “Hata yapmamak üzerine kurulu bir eğitim sistemi olabilir mi?” diye sormuş.

İlk yazımda da söylemiştim. İlkokulda iseniz, elbette hata yapabilirsiniz. Ama meslek eğitimi alırken de “Hata yapmamak üzerine kurulu bir eğitim sistemi olabilir mi?” diye soruyorsanız… Yanıtladım.

“İnşaat Mühendisinin hatalı yaptığı binalarda yaşamak, doktorun hatalı tedavisine maruz kalmak, politikacının hatalı verdiği karar ile işsiz kalmak ve/veya akrabasını madende kaybetmek, vb… isteyen varsa, bu sorunun yanıtını da o versin.

Eminim onların da bu “gidiş yolunda” doğru yaptıkları vardır. Doğruya puan vererek onları mühendis, doktor, yönetici yaparsınız. Sonra da başınıza gelene şaşarsınız.”
:-(

Yıllarca satış ekibi yönettim. Aşağıdaki resimler fotokopi ile en büyütüleceği kadar büyük şekilde arkamda asılıydı.

Bugünlerde yine asılı…
:-D

Yorumdaki cümlelerim ile bitireyim.

Eğer iş hayatında olmayacaksanız, eğer kendi hatalarınız başkalarını hiç etkilemeyecekse gidiş yolunu siz bilirsiniz. Hatta, bütün puanlar sizin olsun.

Ama başkasının (anne-babanız, sevgiliniz, eşiniz, çocuklarınız dahil) hayatını etkileyecekseniz, düzgün yoldan gidip doğru sonuca ulaşmanızı öneririm.
:-D