"karar verme" etiketli yazılar:

10 July 2009 Friday

Bana sorun getirmeyin

Bazı yöneticiler “Bana sorun getirmeyin” derler.

Aklınızdan şu cümle geçer:

“Madem sorunlarla karşılaşmak istemiyorsun, neden yönetici koltuğunu işgal ediyorsun”

Haklısınız. Yönetim kademelerinde basamaklar artıkça, sorunlarla uğraşılacak.  Orada olma nedeni, karar vermek ve uygulatmak olmalı…

Herşey düzgün giderken, yöneticinin kararlarına ihtiyaç yok ki…  Ancak bir olay durumunda karar verdiği zaman kendisi var.
:-P

Çook önce yazmıştım. Üzerimde çok emeği olan hocam Prof. Dr. Osman A. Ataç’ın sınav sorusu:

“Şirket el kitabı (organization manual) ne zaman plan yerine kullanılır?”

Artık yanıtlayabiliriz değil mi?
:-D

“Bana sorun getirmeyin” diyenler “teflon” yönetici sınıfıdır.  Sorunlar onlara bulaşmaz.  Kayıp gider. “Ne olur, ne olmaz” diyerekten hemen her karardan sıyrılmanın yolunu ararlar. Kocaman gövdeleri olmasa bile zekaları esnektir.

Siz de atasözlerinden medet umarsınız. Söyleyemeseniz bile aklınızdan geçer.

“Koyunun olmadığı yerde, keçiye Abdurrahman Çelebi derler”.  Emret müdürüm… Emretmez…
:-P

05 June 2009 Friday

Tatil yeri = zor karar

RIXOS yolculuğunda Sn. Eyüp Kaplan ile yaptığım sohbetleri yazmaya söz vermiştim.

Bir Avrupalı turistin tatil kararını sonlandırıp rezervasyon yapması, ortalama 29 gün sürüyormuş.

Tatil iznini alacağı zamana karar vermesi, sonra hangi ülkeye gideceği, hangi otelde kalacağı… Internet üzerinden araştırmaya başlaması ile “tamam, buraya gideceğim” demesi arasında geçen 29 gün.

Son dakikaya bırakılmayan bir karar süreci… Gidilecek ülkenin siyasi ve ekonomik koşullarından hava durumuna kadar uzanan araştırmalar…

İstisnası elbette var. Dostların, arkadaşların tavsiyeleri… Süreyi oldukça kısaltıyormuş.

Internet’in doğası gereği, tüm dünya ülkeleri size rakip. Yüz yüze gelmeden yapılan zorlu bir mücadele söz konusu.

Bu koşullar altında, çok düşük fiyat verenler dışında, doluluk sağlayan tüm turizm sektörükutluyorum.
:-D

06 April 2009 Monday

Bedava yolculuk

Rixos Otelleri’nin davet ettiği blog yazarlarından biri olarak Rixos Premium Belek’te, 4 gün tatil taptım.

Friendfeed’de yer yerinden oynadı. Kendi cebinden finanse etmeden yolculuk yapmanın sırlarını yazmaya karar verdim. Ne de olsa, Rixos Premium Belek yolculuğu, benim cebimden ödeme yapmadığım ilk yolculuğum değil.  Birçok kere, 4 ve 5 yıldızlı otellerde, tatil köylerinde kaldım.

Kendim finanse etmeden daha önce nerelere gittim… Yurt dışında:

  • Atina (Yunanistan), Cagliari (Sicilya – İtalya), Brüksel (Belçika), Amsterdam ve Rotterdam (Hollanda),  Londra (İngilere), Edinburg (İskoçya), Lizbon (Portekiz), Madrid (İspanya) Paris, Nice ve Paris yakınlarında bir şato (Fransa), Monte Carlo (Monaco), Santa Cruz ve Orlando (ABD). Bazılarına çok kereler gittim üstelik.

Yurt içinde:

  • Hatırlayamadığım kadar çok. Aklımda kalan çok yıldızlılar… Robinson Maris, Letonya – Fethiye, Çeşme Sheraton…

Bunca seyahati cebimden ödemeden nasıl yaptım:

  • İş yolculukları
  • Şirket toplantıları
  • Eğitim, seminer ve konferanslar
  • Sponsorlu faaliyetler
  • Satıcı şirketlerin davetleri

İlk üç madde zaten orta ve üst yönetim kademelerinde olağan. Öncelikle profesyonel olmak gerekir. Profesyonel… (O seviyeye ulaşmanın bazı kurallarını ben onlarca yazıda belirttim. Tunç Kılınç’ın da değerli bir yazısı size yardımcı olabilir.)

Gelelim son 2 maddeye… Sponsorlu faaliyetler ve Satıcı şirketlerin davetleri… Birçok kişi böyle davetler alabilir. Ama, bunlara gidip gitmeyeceğinize patronunuz karar verir. Patronunuzun onaylaması için, sizin karar verme yapınıza ve ahlakınıza güvenmesi gerekir. Ne de olsa, onun sorumluluğu altındasınız. Patron, kimilerine gelen davetleri kabul etmez, kimilerini de çoğunlukla onaylar. Ben hep ikinci grupta idim.

Özetlersek, bedava yolculuk yapmanın en önemli kuralı neymiş: bilgi birikimiyle ve ahlakı ile iyi bir profesyonel olmakmış.

Bunca açıklamadan sonra, şunu da eklemek isterim. Rixos Premium Belek’e gittiğimiz için olumlu veya olumsuz yorum yapan arkadaşlar hakkında görüşlerimi de yazdım.

Derler ya, “yediğin içtiğin senin olsun…”  Rixos’da kaldığım süre içinde, Web Pazarlama Müdürü Sayın Eyüp Kaplan ile birçok sohbet yaptık. Onları da yeri geldikçe yayımlayacağım.

Bir atasözü ile noktalayayım: “Başkasını nasıl bilirsin?” diye sormuşlar; “kendim gibi” diye yanıtlamış…
:-P