"kredi" etiketli yazılar:

22 April 2009 Wednesday

Parasız alışveriş – (sss-1)

Çeşitli röportajlarda sorulanlara arada bir değineceğim. (Başlıkta gördüğünüz SSS = “sıkça sorulan sorular” anlamına geliyor.)

  • Soru: Bir gün gelecek belki parayla alışveriş bitecek. Herkes kartlarla alışveriş yapacak. Önümüzdeki yıllarda bankacılık sektörü nasıl gelişecek?

Önce bankacılığı sadece ödeme sistemi gibi algılamamak gerek. Birikimlerinizi bir yerde değerlendirmek isteyeceksiniz. İhtiyaçlarınız için bir yerlerden kredi arayacaksınız. Bankalar sadece “ödeme sistemleri” ile var olmuyorlar. Yatırım ve kredi fonksiyonlarını göz ardı etmemek gerekir.

Ayrıca, nakit para ortadan kalkıp ödeme sistemi sanal olmaya başladıkça, “gerçek güvenilir taraf” olarak bankaların yükü ve sorumluluğu artar. Bir ürününüzü sattınız. Sistemi kuranlar, müşterinin hesabından sizin hesabınıza bir tutar aktaracaklar.

Acaba gerçekten para mı kazandınız, yoksa karşılığı olmayan bir bonus veya aferin mi aldınız. Acaba yanıldığınızı her seferinde deneyerek mi öğrenmek istersiniz? Varlık devri olması için, o miktarın bir yerde tutulması ve işlem anında el değiştirmesi gerek. Mutlaka en az bir güvenilir taraf olmalı. Özetle, sanal alışverişler yoğunlaştıkça tefeciler ortadan kalkar, ama bankalar daha fazla önem kazanır.

“Herkes kartlarla alışveriş yapacak” diyorlar. Oysa kartların kullanım ömrünün son bulması da çok uzakta değil. Türkiye’de ilk kez Garanti Bankası’nın denediği çip uygulamasını gördünüz. Bir santimetre karelik yüzeyi olan her şey kart yerine kullanılabilir.

Bankadan kartınız olmasa bile, size gönderilen bir şifreyi girerek nakit para aktarımı da yapılmaya başlandı. (Bunun Türkiye’ye özgü bir yenilik olduğunu da söylemeliyim.)

Diğer yandan cep telefonlarını -mobil alışverişi- unutmayalım. Şifre ile onay mekanizması, telefonda da var. Her işlem için, telefonun menüsünden hangi bankadan ödeme yapacağınızı seçersiniz. Şifre ile onaylarsınız. Onay mesajınız çeşitli yollarla (örneğin bluetooth ile) yazarkasa-POS cihazına gider. Bankadan da doğrulanır. Malı alıp çıkarsınız. “Kart mı?… Eskiden amma hamallık yaparmışız…” deyiverirsiniz.

Fikri ürünler de pazarda yer almaya başlayacak. Onları da GSM telefonunuzu kullanıp satabileceksiniz. Karşılıklı doğrulamayı yapacak, sonra da kendi ürettiğiniz yazılımı cep telefonunuz ile alıcıya göndereceksiniz.

Özetle, gelecekte bankalar, internet ve telekom ile yakın çalışacak. Her insan hem üretici hem de tüketici olunca, her GSM cihazı ve her PC de aynı zamanda hem POS hem de kredi kartı gibi kullanılacak.

  • Not: Bu soru ve yanıt, Teknokalem için yapılan röportajın bir parçasıdır. Tamamını okumak için tıklayın.

:-)

23 February 2009 Monday

Güç gösterisi

Çok yıllar önce…

Genel Müdür “o firmaya kredi verilebileceğini” söyledi.

“Bu görüşünüzü yazılı iletin” dedim.

“Yardımcım, ben söyleyince yapmalı” dedi.

“Söylediğinizi yazıp altına imza atmaktan çekiniyor musunuz?” dedim.

“Ben söyleyince altına imza atacak adamı bulurum” dedi.

“İyi edersiniz” dedim.

Aradan birkaç hafta geçti. Hane halkı tatilde… Ben de yanlarına gidecektim. Bir aya yakın birikmiş iznim vardı. İki hafta izin istedim. Genel Müdür sadece bir hafta izin verdi.

İzinden döndüğüm gün beni kovdu. Eğer 2 hafta izin verseydi, daha az tazminat ödeyecekti.
:-)

08 December 2008 Monday

"Kulağa küpe" cümleler (3)

Olayı berberim anlattı. (Şimdi dazlak halime bakıp da “ne berberi Allah aşkına, bırak tıraşı” diyenlere Gilette Fusion Power öneririm. Fenomen Blogger girişiminin öyküsünü yazmaya çalışıyorum da…)

Her neyse, bir devirler saçı olan herkes gibi benim de berberim vardı. O anlatmıştı…

Daha 11 – 12 yaşlarında… Henüz eline makas bile vermemişler. Yere dökülen saçları temizliyor; sakal tıraşı olacak müşteri varsa sıcak suyu, sabunu ve fırçayı hazırlıyor; bir de usta tıraş yaparken seyrediyor.

Bir öğleden sonra, usta diyor ki: “Oğlum, benim bir işim var. Saat altıya kadar dükkanda dur. Gelen müşterilere “Ustanın bir işi vardı. Bir yere kadar gitti. Geç gelecek” diye söyle… Sonra saat altıda dükkanı kapat”

Bizimki diyor ki “Usta, ben hiç tıraş yapmayı bilmiyorum. Şimdiden dükkanı kapatsak daha doğru değil mi?”
- Oğlum, dükkan kapanmaz” diye ilk önemli perakendecilik dersini veriyor usta…

Bu nedenle, perakendeciler “Yok” demezler, “Kalmadı… Yeni bitti…” derler.

Niye mi yazdım?.. Bir kriz esnasında, bunları KOBİ’lere ve bireylere (yani perakende müşterilere) dükkanı kapatmaya kalkan bankacılara anlatmıştım. Hem de bankada çalışırken…

Unutmayalım, “perakendecilikte dükkan kapanmaz“.

.