"kriz" etiketli yazılar:

03 November 2011 Thursday

Planlama 102

Planlama 101’de, bütçeleme işini baştan savmak için “hiçbir şey değişmeyecek” de desek onlarca varsayım yaptığımızı yazmıştık.

Sonunda da “en iyi ve en kötü senaryolar ile devam edeceğimizi” müjdelemiştik.

;-)

Bugün kötü senaryolar üzerinde duracağım. Ruhumuzu karartmak için değil. İyi senaryoyu oluşturmak daha zor olduğu için kolaydan başlayalım. Aynı zamanda, olası kötü senaryo gerçekleştiğinde çoktaaan önlemini almış olduğumuz için ruhumuz kararmasın, “zaten hazır durumda” olup hemen eyleme geçelim diye…

Öncelikle şunu bilmeliyiz. “Normal senaryo hazırlanır, %15 azaltınca kötü senaryo olur” diyenler yanılır. Nasıl ki “merak etme sen” ortamı bile onlarca varsayım gerektirirse, kötü senaryolar da bazı varsayımlar gerektirir.

Biz en basit kötü senaryodan başlayalım. En iyi müşteriniz, rakibinizi tercih ederse ne olur.

Bu durum, B2B işlerde bazen cironuzun %35-40 azalacağı anlamına gelebilir. Perakende işlerde iseniz, kötü senaryo olarak en iyi %5 veya %10’luk müşteri dilimini kaybettiğinizi düşünebilirsiniz.  Eğer 20 – 80 kuralı işliyorsa ilk %5’lik gruptaki müşterileriniz gelirinizin %30’unu, ilk %10 ise gelirinizin %50’sini yapıyordur. (Ayrıntısı şurada)

Böyle bir kötü durumda ne yaparsınız. Gelirlerin düşüşünü hesaplamak kolay. Ama sizden kötü senaryoyu hazırlamanızı isteyen kişi sadece gelirlerle değil, olası kötü senaryo gerçekleşirse alacağınız önlemlerle de ilgileniyordur.

En iyi müşterileri kaybettiğinizde organizasyonunuz nasıl değişecek, masraf yapınızı nasıl düzenleyeceksiniz, daha az kâr eden bir şirket olarak ne gibi önlemleri alacaksınız, pazarlama çabalarınızı ne yönde değiştireceksiniz, eleman çıkaracak mısınız, vb…

  • Ek bilgi: Yangın tatbikatı da bir tür kötü senaryo çalışmasıdır. Levent’teki HSBC binası yakınında bomba yüklü araç patlatıldığında, o yüksek binayı birkaç dakika içinde, birbirlerini ezip geçmeden ve neredeyse hiçbir belgeyi kaybetmeden boşaltmışlardı. Daha önce bu konuda defalarca deneme yaptıkları için.

En kötü senaryolar, rakiplerinizin eni iyi müşterilerinizi almasından çok daha yıpratıcı olabilir. Yasal, toplumsal, ekonomik, siyasal değişiklikler rekabet etkisinden daha kötü sonuçlar doğurabilir.

Basit bir kötü senaryoyu bile önceden hazırlamazsanız, piyasadaki (zaten olası) her değişiklik üzerine arpacı kumrusu gibi [*] düşünmeye başlarsınız.

* Derin derin, ne yapacağını bilmeden düşünmek

Bu arada, iyi senaryolara geçmeden önce okumak isterseniz:

:-P

17 September 2011 Saturday

Kriz + Pazarlama Amaçları

Osman Ata ATAÇ hocamın “Kriz” hakkında söylediklerini bir yazımda özetlemiştim.

  • Bir ekonomik sistemde kaynaklara sahip olanlar kaynakları mal ve hizmet üreterek pazarlamada kullananlardan daha çok para kazanıyorlarsa o sistem çatlayıp patlamadan uzun süre yürümez.

Osman hocam aslında işletmeciliğin temelleri üzerine yazıyor. Pazarlamanın amaçlarını anlatıyor. İlk tercihi olmasa da, uzun yıllar dünyanın birçok ülkesinde görev yaptığı için, dünyada olup biten hakkında da bir şeyler söylüyor.

Bu haftaki yazısının giriş bölümünde krizin ABD’ce çözümü üzerine bir cümlesi var. Obama’nın çözümü, Osman hocamın özetlediğim Kriz başlıklı yazısını haklı kılıyor. “Ölmüş eşeğe daha çok saman vererek  nasıl diriltiriz” yaklaşımı…

:-P

Yazının devamında, anlattığı Pazarlama Amaçları‘na devam ediyor. Bu konudaki geçmiş yazıları da burada özetleyeyim:

Pazarlama’nın amaçları hepi topu 4 maddedir.

  1. Mevcut müşterilerimizin bizden daha sık ve daha çok almalarını sağlamak;
  2. Rakiplerimizin müşterilerini bize çekmek;
  3. Bizim sunduğumuz mal ve hizmetleri kimseden almayanların, almaya ve bizden almaya başlamalarını sağlamak ve tüm bunların aksinin olmasını önlemek.
  4. Bu hedeflere karlı biçimde ulaşmak

Bunların neden birbirinden ayrı düşünülmesi gerektiğini de yazıyı okuyarak öğrenebilirsiniz. Özellikle dijital pazarlamacıların öğrenecekleri çok şey var.

Eski yazılar da, son yazının altındaki link’lerde… Mutlaka okuyun. Her Çarşamba gazetede, her Perşemde internet’te…

;-)

18 August 2011 Thursday

Krizden kurtulma yolları

Tekrarlayan global kriz konusunda Osman Ata Ataç hocamın mizahi yorumları mutlaka okunmalı.

Ben bir kısmını alıntılıyorum…

:-P

Eğer eşek öldüyse en iyi strateji o eşekten inmektir. Aşağıdaki önlemler fayda vermeyecektir.

  • Binicilerin semerlerini değiştirmek
  • Başka ülkelerde ölmüş eşeği nasıl kulanıyorlar konusunda heyetler göndermek
  • Ölmüş eşeğin performansını arttırmak için binicilere daha büyük bütçelerle daha yaygın eğitim vermek
  • “Bu eşek ölmüş bırakın” diyenleri ihanetle itham eden basın kampanyaları hazırlamak
  • Sizin ölmüş eşeğinizin tüm sağ eşeklerden daha iyi olduğunu iddia eden propoganda raporları hazırlamak.

Bu yukarıda saydığım işe yaramaz tedbirlerin veya ölmüş eşeğin performansını arttırmak için yapılabilecek başka şeylerin örneklerini bulan okurlar bana yollarlarsa ve kısmet olursa toparlar ‘İşe Yaramaz Ölmüş Eşek Reformları’ başlığı altında derler kendilerine yollarım.

:-P

Yazıda yukarıdakinin 4 katı kadar liste var.

Okuyun. Hem eğlenecek hem de düşüneceksiniz.

:-D

Notlar:

  1. Osman A. Ataç hocamın DÜNYA gazetesindeki tüm yazılarına ulaşmak için http://ugurozmen.com/is-hayati/osman-atac-ile-sohbet-1 bağlantısına bakabilirsiniz.
  2. İşletme ve yönetim arasındaki farklar için 25.05.2011′den sonraki yazılar faydalı olacaktır.

:-)