"mağaza" etiketli yazılar:

25 February 2011 Friday

Luk at dı tabela*

Avrupa’da trafiğe kapalı bazı yaya ve alışveriş sokaklarında, dükkan tabelelarının satılan ürün veya hizmetleri göstermesi şart koşulmuş.

Ortaya yaratıcı ve güzel  tabelalar çıkmış. Yanda bunlardan sadece bir tanesi görülüyor.

Ekmek fırınları, elbise mağazaları ve kuyumcular da eğlenceli tabelalar yapmışlar.

Yaratıcılığın sınır tanımadığını, üstelik sınırlama getirilince daha da arttığını  ispatlıyorlar.

Hiç birşey satın almasanız da, sokakta gezmek bile keyifli oluyor.

:-)

  • Not: “Look at the tabela” deyimi, yenilgiden ne ders aldık diye sorulduğunda “Ders almam, ders veririm” diyen bir büyüğümüzün konuşma haznemize kattığı deyimlerden biridir.

:-D

24 October 2010 Sunday

İlişki karlılığı

Geçtiğimiz hafta CRM dersinde ilişki karlılığı konusunu işledik.  Öğrencilerimden İlyas güzel bir örnek göndermiş. Taksitli satış yapan mağazalar hakkında.

12 ay boyunca taksit ödemeye gelenler, bu süre içinde bir şeyler satın alıyor ve ilişki uzuyor.  Bu firmalar ellerindeki verileri CRM amaçları için olmasa bile, risk ve ödeme davranışı konusunda kullanabilirler” demiş.
;-)

Doğrudur.

Bankanın mağaza kartı çıkarması için çaba sarfettiğim yıllarda, (yandaki resim) bazı mağaza sahipleri  ödemelerin banka şubelerine değil de kendi dükkanlarına yapılması konusunda ısrarcı olmuşlardı. “Ödemeye gelenlerin 5’te, 6’da biri bir şey daha satınalır” demişlerdi.
:-)

Ama fazlası var.

Sadece risk ve ödeme davranışı değil, CRM amaçlı olarak da kullanılacak bir veri tabanı oluşturulabilir.

Mağaza kartı görüşmesi yaptığım bir yerde bunun tartışması yapıldı. Bana bir kişinin 4 – 5 aylık alışveriş dökümünü vermelerini rica ettim. İsim ve diğer bazı bilgileri kapatıp verdiler.

Bu bir kadın. İki tane çocuğu var. Büyüğü 13 – 14 yaşlarında bir oğul, küçüğü 8 – 9 yaşlarına bir kız. Ay ortasında ücret alıyorlar. Kadın çalışmıyor, kocası çalışıyor…” Oldukça uzun anlattım.

Mağaza sahibi şaşırdı. Aslında çok sayıda ipucu vardı alışveriş dökümünde.
:-D

Özetle, verileri sadece risk ve ödeme davranışı için değil, çapraz satış ve müşteri yaşam boyu değerini artırmak için kullanmak gerek.

Binlerce müşteri olduğunda, benim gözle inceleyerek yaptığımı yazılımlar yardımıyla gerçekleştirmek gerekiyor. Yeter ki müşteriyi izleyin. Hepsi bu…
:-D

01 July 2010 Thursday

Kibir ve Gurur

Neredeyse 10 yıl olacak…

Bir kuruluş ile kart projesi konuşuyorduk. Nasıl bir kart yapısı istediklerini anlattılar. Çok karmaşık bir proje… İşin peşinde 2 – 3 banka daha var.

Önce nasıl bir yapı kurguladığımızı anlattım. Sonra da çalıştığım banka adına teklifi yaptım. Kuruluş kendini ağırdan satmaya kararlıydı. “Beni ne doktorlar, ne mühendisler istiyor” muhabbeti oldu.  “Peşimizde şu ve bu bankalar var” dediler.

“Bu proje eğer yapılacaksa sadece ben yaparım. Ben yapamazsam, kimse yapamaz” dedim.

İşi başka bankaya verdiler.
;-)

Sait Faik Abasıyanık’ın Sinarit Baba öyküsünde…

Sinarit baba kibirli fukarayı severdi ama, Nikoli’nin kibrini beğenmiyordu.
İnsan oğlunda o başka bir şey, gurura benzeyen şey, yerinde bir gurur, o da değil, insan oğlunun insanlığından, ta saçının dibinden oltasını tutuşundan beliren, isteyerek olmayan, ama pek istemeyerek de gelmeyen bir gurur isterdi… diye geçer.
:-P

Aradan birkaç ay geçti. Aradılar. “Projeyi yapalım” dediler.

Sonra söylediler. Ben “…Yapılacaksa ben yaparım. Ben yapamazsam, kimse yapamaz” dediğim için gıcık olmuşlar. Hatta bana gelmemek için, ilk banka çuvallayınca diğer bankaya da gitmişler. Ama hiçbiri daha kurguyu anlamamış. “Normal kredi kartı ile yapalım” diye tutturmuşlar.

Projeyi yaptık, hayata geçirdik. Benzer kuruluşlara defalarca anlatıldı. Yerel yayınlarda birçok kere haber olduk.
:-P

O cümlenin son yarısı… isteyerek olmayan, ama pek istemeyerek de gelmeyen bir gurur

Hep aklımdadır.
:-P