"marka" etiketli yazılar:

06 June 2011 Monday

Marka ile temas

Müşteri sadakatinin nedenini üst yöneticilere sorduklarında, “marka olmak” diye yanıt almışlar. Müşteriler ise “yaşadıkları tecrübeleri” gerekçe göstermişler.

:-P

Bankaların çağrı merkezini aramışsınızdır. Karşılama cümlesinde “Parkbank” veya “Çarkbank” demesi dışında bir fark gördünüz mü? GSM operatörleri de birbirinin aynı.

En çok kullanılan müşteri temas noktalarından birinde fark yaratmayan bir kurum ne kadar marka olabilir?

;-)

16 May 2011 Monday

Seni marka edeceğim

Bir dönemler, sinema yönetmen ve/veya prodüktörlerinin “Seni meşhur edeceğim“   diye genç kızları kandırdığı söylenirdi. Epey Yeşilçam filmi çevrilmiştir bu konuda.

Bazı reklam ajanslarının hemen her firmaya “Sizi marka yapalım.” tekliflerinin benzer olduğunu düşünüyor musunuz?

:-D

;-)

15 May 2011 Sunday

Osman Ataç ile sohbet – 1

Yetişmemde çok büyük emekleri olan hocam Prof.Dr. Osman Ata ATAÇ, yıllarca Birleşmiş Milletler’de “KOBİ’lerin uluslararası rekabete hazırlanması” konulu eğitim programını hazırladı ve yönetti. 

Osman hocam, bugünlerde Türkiye’de… Bu fırsatı değerlendirip, zaman buldukça daha fazla yararlanmaya çalışıyorum.

17 haftadan beri Çarşamba günleri Dünya gazetesinde işletmecilik sohbetleri yazıyor.

Aşağıdaki ilk yazıdan başlayarak okuyabilirsiniz.

Yazılar ağır gelirse, burayı izleyin. Her yazı hakkında konuşup tartışacağız. Osman hocam ile sohbetlerimizde tuttuğum notların bir kısmını blog’da paylaşacağım. Böylece, hangisi hakkında konuştuysak, o yazıyı işaret edeceğiz.

Siz de tartışmaya katılırsınız.

:-)

Soru: Son zamanlarda  markalaşma konusunda koparılan gürültü nedir
Cevap: Gürültüdür

:-P

Ülkelerin marka olması konusunda şöyle bir fıkra vardır.

Fıkra bu ya, uçak İtalya’dan kalkmış.

Fransa üzerinden geçerken Fransız “Dünya’nın en iyi öpüşen kadınları Fransız kadınlarıdır. French kiss de bundan çıkmıştır” demiş.

Uçak İngiltere’nin üzerinden geçerken İngiliz “Dünya’nın en güzel barları İngiliz barlarıdır. English pub her yerde meşhurdur” demiş.

Almanya üzerinden geçerken Alman “Dünyanın en iyi arabaları Alman arabaları’dır” demiş.

Daha sonra Hollanda dolaylarında “Dünya’nın en güzel evleri Hollanda evleridir” demiş Hollandalı…

Rusya üzerinden geçerken, Rus bir konu bulamamış ama “Dünya’nın en iyi gizli servisi KGB’dir. Onların haberi olmadan hiçbir yerde kuş bile uçamaz” demiş.

İran’dan geçerken “Dünya’nın en güzel halıları İran halılarıdır” demiş İranlı…

Türkiye’den geçerken herkes bizimkine bakmış. “Dünya’nın en sıkı erkekleri Türklerdir” demiş. Herkes soran gözlerle bakınca şöyle devam etmiş. “İngiliz barına gider, Fransız kadını tavlar, Alman arabasına atar, Hollanda evine götürür, İran halısının üzerinde sabaha kadar sever… KGB’nin bundan hiç haberi olmaz.”

:-D

Unutmayalım. Ürünler söz konusu olduğunda ülke marka olmaz, şirket marka olur. Apple tüm üretimini Çin’de yapıyor. Ama Çin değil Apple biliniyor.

:-)

Marka konusundaki tartışmaya devam edeceğiz.

:-)

Prof. Dr. Osman Ata Ataç’ın Dünya Gazetesindeki yazıları

    .