"MBA" etiketli yazılar:

02 June 2011 Thursday

Öğrenci olunca

Bildiğiniz gibi MBA sınıflarına seçmeli ders veriyorum. Hiçbir öğrenci bu dersi almak zorunda değil. Dahası, onları öğrenci değil “yönetici adayı” olarak görmek istiyorum.

Dersi anlatırken de, bunu vurguluyorum. Patronun cebinden çok yüzbin dolar çıkaracak bir projeyi yönetirken, sadece işinizi değil patronu da yönetmek zorundasınız. “Nerede verdiğim paranın karşılığı” diye soracak; siz de CRM’in, ertesi gün başabaş noktasını geçen bir proje olmadığını anlatacaksınız.

Bu nedenle, CRM anlattığım kadar orta kademe yönetimi de anlatmaya çalışıyorum. Uzun vadeli bir proje için çok yüzbin doları alıp aylarca karlılık göstermeden işi yürütmek kolay değil.

;-)

Final sınavları dönemindeyiz. Şöyle bir mesaj aldım.

hocam sınavda ne tarz sorular çıkacak , bilgi verebilirseniz çok sevinirim

  • Rahmetli Muhan hocam, “rakip boksöre nereden vuracağını soruyor musun?” diye yanıtlardı bu soruyu. Muhan hocamla aynı fikirdeyim. Ama yine de şu şekilde yanıtladım.

Soru tarzı konusunda internet sitemde epey ipucu var.

24 saat sonra bir mesaj daha aldım.

Daha önce size sınavdaki soru tarzıyla ilgili bir soru sormuştum siz de bana bir link vermiştiniz , fakt verdiğiniz link açılmıyor hocam. … Acaba soru tarzınız konusunda ipucu edinebileceğim başka bir internet adresi var mı ?

Zaten yanıtımda bir link vermemiştim ki… “İnternet sitemde epey ipucu olduğunu” söylemiştim. Mesajı alınca yeniden denedim. http://ugurozmen.com/ a girdim. “final sınavı” yazdım. Şu görüntü çıktı.

Final sınavı üzerine cümlesine tıklayınca da geçen dönemlerin bazı final soruları ve yanıtları çıktı.

;-)

Bari doğru söyle, “verdiğiniz link çalışmıyor” değil de “aramadım veya üşendim” diye yaz. Böyle çelişik mesajlarla, sana yüzbin dolarları emanet edecek adamı yönetebilir misin? Kapı önüne koyduklarında suçu ona mı atacaksın? Kendini de inandırabilecek misin?

Her geçen sene, bilgim daha artıyor ama CRM dersi verme konusunda isteğim de azalıyor.

:-(

11 September 2010 Saturday

Nasıl bir öğrenci – 2

Okul açılmak üzere…

Bildiğiniz gibi, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde CRM (Müşteri İlişkisi Yönetimi) dersi veriyorum.  MBA düzeyinde ve zorunlu ders  değil. Bu durumda, dersi alacak olan öğrencilerin en azından Google‘dan araştırma yapmalarını bekliyor insan. Kimdir, nasıl bir hocadır, notu kıt mıdır, vb…

Derse gelen öğrencilere “Neden CRM dersi almak istediklerini” soruyorum. Çoğunun, değil CRM dersinde ne anlatıyorum yazısından, ugurozmen.com’dan bile haberi yok.
:-(

Friendfeed’de sormuştum. “MBA ne demek” diye… Bazıları için Master of Business Administration (iş idaresi ustası), bazıları için ise “Masrafını Babamdan Alın” veya “Maalesef Ben Anlamıyorum” anlamına geliyor.
:-P

Şu master = usta deyimine takmış vaziyetteyim zaten.

Haftada iki saat seyretmekle USTA olunmuyor. Halkımız, “seyretmekle usta olunsaydı, kediler kasap olurdu” demişlerdir.

Yani haftada 2 saat okula gelindiği için Master unvanı hak edilmez.

2009’da yayınladığım Nasıl bir öğrenci yazısının yorumlarından bir cümleyi burada tekrarlayacağım. Bir işe başvurduğunuzda, “dersler önümüzden tren gibi geçti” mi demek istersiniz, “ben şunları biliyorum” demeyi mi?
:-P

Geçen yılların öğrencilerinden ben de birşeyler öğrendim.

Bu nedenle, önümüzdeki dönem içinde dersimi almak isteyen öğrencileri baştan uyarmak istedim.  Bazı (az sayıda da olsa)  öğrencilerimden duyduklarım ışığında hazırladığım liste aşağıda…

Sevgili Öğrenciler,

Bunlardan birine bile “EVET, işte bu ben…” diyorsanız, CRM dersini önermiyorum.

Ben anlatmak için değil, öğretmek için okula gidiyorum.  Siz de öğrenmek için oradaysanız… Hoş geldiniz,  sefalar getirdiniz…
:-D

04 July 2010 Sunday

Mezuniyet günleri

Temmuz ayı çok kutlamalı başladı.

1 Temmuz günü Osman Zafer Özmen, İstanbul Bilgi Üniversitesi Reklamcılık Fakültesi İletişim Bölümü’nden mezun oldu.

Sevgili hocası Prof. Dr. Yonca Karapazar Aslanbay ile fotografını görüyorsunuz.

Daha 14 yaşında Reklamcı olmaya karar vermişti. Biz (anne-baba) önce işletmecilik okusun diye ikna etmeye çabaladık. Vazgeçmedi.

- Bugünün usta reklamcılarının çoğunu tanıyoruz. Onlar işletmecilik okudular.” dedik.

- O yıllarda reklamcılık okulu yoktu da ondandır.” diye yanıtladı.

Türkiye’de en iyi neresi reklamcılık okulu diye araştırdı. Bilgi Üniversitesi’nde karar kıldı. (Bizim orada öğretim kadrosunda olmamızı hiç önemsemedi.)  Zaten 4 yaşından beri kararlarını kendisi verir.

Sonuçta çocukluk hayalini seçti. Keyifle okudu. Ödevlerini yaparken “Öyle birşey yapacağım ki…” diye çalıştı. Başardı.

Yüksek şeref Öğrencisi olarak mezun oldu.

Annesi ve Birsen ablası… Onun hayallerine her zaman destek çıkan, her zorlu gününde arkasında olan, büyümesinde ve yaratıcı olmasında en çok katkısı olan 2 kişi de, o mutlu gününde yanındaydı.

:-D

Ertesi akşam, 2 Temmuz günü de Tutku Rüya Özmen, MBA derecesini elde etti.

Daha Koç Üniversitesi’nde okurken, reklamın aykırı ustası Levent Erden’in yanında çalışmaya başlamıştı.

Açıkçası, 2 – 3 yıl daha çalışsın, sonra MBA yapsın diye üsteledim. Ama 2 yıllık iş hayatı ile birlikte başladı MBA programına…

Yandaki resimde Levent’i “yerim ulan o diplomayı” kıvamında görüyorsunuz.

Biliyorsunuzdur, Levent Erden Bilgi Üniversitesi MBA programının en yüksek “rating” alan hocasıdır. Aynı güne seçmeli ders koyarsanız, muhtemelen yeterli sayıda öğrenciniz olmaz, dersiniz de açılmaz. (Tarafımdan denenmiştir. :-P )

Tutku’nun kafasına yatmayan birşey olduğunda duramaz… Bir şekilde duygularını ve düşüncelerini belirtir.  MBA’deki Strateji dersi konusundaki blog yazısı, Evrim Kuran tarafından “Y Kuşağı” taleplerinin bariz bir örneği olarak  gösteriliyor.

  • Zaten Levent Erden de  “babasının tüm kötü huylarını almış” diye nitelendiriyor.

Tutku’nun mezuniyet törenine, hem anne-baba hem de öğretim üyesi olarak katıldık.

Darısı mezuniyet bekleyen herkesin başına…

:-D

Merak edenler için… Mezuniyet hediyesi… Önceden yazmıştım.

:-P