"mobilya" etiketli yazılar:

25 August 2016 Thursday

Müşteriyle Temas Noktası

İster bilgi yönetimi, ister sadakat programı, isterse dijital dönüşüm konusunda olsun bir şirket ile ilk çalıştayı, müşteriyle doğrudan veya dolaylı temas edilen hemen tüm noktalardaki kişilerin katılımıyla yapmayı tercih ederim.

Konular (bilgi yönetimi veya sadakat programı veya dijital dönüşüm) farklı olunca, elbette içerik ve yöntem de farklılaşır. Ancak değişmeyen tek şey çeşitli müşteri temas noktalarında bulunan kişilerin ilk çalışmaya katılmasıdır.

😉

Elbette farklı temas noktalarında çalışan herkesin katılması mümkün değil. Birlikte çalışacağım kurumdan düzgün geri bildirim yapabilecek, duygularına kapılmadan gerçekleri ifade edebilecek, konusunda yetkin ve egosuna yenik düşmeyecek kişilerin arasından seçim yapmalarını isterim.

Bazen bu özelliklere sahip yeterli sayıda kişi bulmak zor olur.

workshop

Bir mobilya mağazaları zinciriyle çalışmalara başladık. İlk çalıştaylar veri konusundaydı. Verilerin toplanması, saklanması, anlamlandırılması, vb…

Çalıştaylar sırasında şu soru ortaya çıktı. Bir mobilya zincirinde, mevcut müşterinin bi sonra satın almak üzere en çok hangi mobilyaya ihtiyacı olduğunu kim bilebilir?

Sonrasını okumadan önce kendisinize sorun. Cevapladınızsa, devam edelim.

mobilya-magaza

Çoğunluğun aklına mağazadaki müşteri temsilcisi geliyor. Ne de olsa ailecek mağazaya gidiliyor. Hemen her parça üzerinde konuşuluyor. Perdenin rengine uyar mı, salona sığar mı, kız bunu beğenir mi, vb…

Müşterinin evine girmeden salonun büyüklüğü, perdelerin rengi, bir kız çocuğu olduğunu (ve aklınıza gelmeyecek aşırı ayrıntıyı) öğrenmek mümkün.

Ancak çalışmalar ilerleyip, müşteri deneyimini tam olarak haritalayınca, müşterinin aslında hangi mobilyaya en çok ihtiyacı olabileceğini eve giren marangozun bileceği ortaya çıktı.

Evin içine giriyor. Yatak bazası montajı yapacaksa en az yarım saat, dolap montajı yapacaksa dolabın büyüklüğüne göre birkaç saat evde kalıyor.

“Hocam, ben yengenin yemek yapma ustalığını bile bilirim” dedi kendi lisanıyla… “İş uzayınca bir çay yapıp pastaneden kuru pasta mı alıyor, yoksa “evladım yaprak sardım” mı diyor.”

😀

Mesele, o marangozun öğrendiğini, şirketin birikimi haline getirmek… Projenin süreç tasarımı kısmı, bu noktadan sonra başlar.

 

04 January 2013 Friday

İçerikle pazarlama

İçerikle pazarlama onyıllardan beri devam ediyor. Sosyal medyalara yansıyan uygulamalarından biri olan bloglarda pazarlama’dan 3 yazılık bir dizide [1] , [2] , [3] bahsettim.

Bugün, sosyal medya öncesine ait 20+ yıllık bir örneği anlatacağım.

🙂

Banka’da üye işyeri pazarlamasından sorumlu olduğum günlerdeydi. Ortak yapılabilecek bir proje için Toys R Us ile görüşmeye gittim.

Toplantı sonrasında ürün kataloğunu verdiler. Çocuklarım küçüktü. Tam da Toys R Us ürünlerine uygun yaştaydılar. Onlara hitap eden ürünleri uzun uzadıya inceledim.

Bunlardan biri çocuk yatağıydı. Katalogda çok ayrıntılı anlatıyordu. Parmaklık arası şu kadar olmalı, çocuk oraya başını sıkıştıramamalı… Ağacı şu olmalı, boyası şöyle, verniği böyle olmalı; çocuk dişlerini geçirdiğinde zehirlenmemeli… ve saire, ve saire.

Bunları okuduktan sonra kolaysa mobilyacılar sitesine git de rasgele bir yerden çocuğu yatak al.

😉

20 küsür yıldan sonra aklımda kalanlar mobilyanın özellikleri değil, içerikle tanıtım yapıldığı zaman ne kadar ikna edici olduğu…

Geçenlerde Alemşah Öztürk’ün bir tweet’inde okumuştum. “İçerikle pazarlama yeniden güçlenecek” diye. Fatoş Karahasan’ın kitabında da değiniliyor.

Kesinlikle aynı fikirdeyim.

😀