"mükemmel eleman" etiketli yazılar:

08 August 2011 Monday

İşine özen göstermek

Charlie Chaplin, “Şehir Işıkları” (City Lights) filmini çekerken Küçük Tramp’ın (kendisi oynuyor) kör çiçekçi kadından çiçek satın aldığı sahneyi 342 kere çekmiş.

Hepi topu birbuçuk dakikalık bir sahne için… (Şuradaki 29′uncu saniye ile 2 dakika arasındaki bölüm)

Başkasına emir yağdırıyor değil sadece… Kendisi de oynuyor.

;-)

Mükemmel iyinin düşmanıdır. Bu kadar maliyet yaratmasa da olurmuş belki. Ama Orson Welles’in bile “en iyi film” dediği film olmazdı her halde.

:-D

Osman Ataç’la sohbetler [1][2][3][4] dizisinden

.

08 June 2011 Wednesday

Kişiselsizleştirme

Teknoloji sayesinde değişen yönetim kavramlarına Komuta tekliği ile başlamıştım. Dünkü Örgütsel yapı türleri yazısındaki zor anlaşılır cümlelerden cesaret bulup, değişen bir kavramı daha anlatmak istiyorum.

Kişiselsizlik. İngilizce de (impersonality) diye geçen bir kavram bu. Değişimi anlamayan ama kendini kurumsallaşmış zanneden firmalarda masanın eni ve boyu, çekmecelerin sayısı, koltuğun şekli, telefon cihazının özellikleri kişisel beceri ve ihtiyaçlarınıza değil, ünvanınıza bağlıdır. (Geniş açıklama burada.)

;-)

Değişen nedir diye soracak olursanız, yanıtım şöyle:

MBA diplomasını ne yapmalı yazısında vurguladığım gibi, yönetim prensipleri 1800′lerin sonu ve 1900′lerin başında ortaya çıkan sanayi devriminin sonunda, 1910 – 1920 yılları arasında “orta kapasiteli insanların yönetilmesine dayalı” kurallardan oluşmuştur.

Yüzyıl sonra başka bir devrim oldu. Teknoloji ve özellikle internet sayesinde, yenilikçilik yaygınlaştı. Şirketler, sürdürülebilir büyümeyi sağlamak için üstün kapasiteli ve becerikli insanları elde tutmak zorunda kaldılar. Büyük kurumlar, yenilikçiliği şirket içinde yeşertmek ve desteklemek için yeniden yapılanmaya başladılar.

Şirkete ait olan standart renk ve biçimdeki tel zımba, makas, lamba, PC’nin verimi artırmadığı ortaya çıktı. Bir kişi gittiği zaman hemen yerinin doldurulamayacağı noktaların sayısı arttı. Bu insanların rahat edecekleri ortamı yaratmak gerekti. Kişisel ihtiyaçlar, masanın eni boyu gibi şekil şartlarının önüne geçti.

  • Toplu satın alım sayesinde elde edilen verimin, yenilikçilik sayesinde elde edilen verim ile kıyaslanamaz olduğu görüldü.

Masanızı istediğiniz gibi donatmanızla yetinmeyip, isterseniz dışarıda hatta evinizde çalışmanıza izin verilmeye başlandı.

Eski yönetim anlayışının bir uzantısı olan kişisizleştirme, tarihe gömülüyor. Yeter ki siz de yeni dönemin bir ferdi olun.

:-D

26 May 2011 Thursday

SM sana söylüyorum…

Son günlerde sıkça görüyorum. “Sosyal medya sana söylüyorum, patronum sen anla” tipinden mesajları.

Bunların şikayet olanlarını daha hoş karşılıyorum. Doğrudan söyleyemezsen, örneklendir.

;-)

Ama şöyle cümleler yok mu?…

“Büyüklerim doğru söylemiş. En ciddi insanlar bankalarda çalışıyor”

Bu cümledeki kırmızı ve mavilerin yerini şöyle değiştirebiliriz.

- Büyüklerim doğru söylemiş. En yaratıcı insanlar ajanslarda çalışıyor
- Büyüklerim doğru söylemiş. En akıllı insanlar eğitimde çalışıyor
- Büyüklerim doğru söylemiş. En zeki insanlar IT şirketlerinde çalışıyor
- Büyüklerim doğru söylemiş. En pazarlamacı insanlar hızlı tüketimde çalışıyor

Siz de kendinize uygun olayı ekleyebilirsiniz. (Mavi yazılı olanlar, kendi çalıştığınız yer olmalı)

:-)

Aman dişlerini fırçala… Yaladığın yerlerin kokusu sinmesin.

:-D