"okul" etiketli yazılar:

01 October 2017 Sunday

Bana bunlarla gelin

İstanbul Bilgi Üniversitesi MBA programında  yeni dönemin ilk Dijital Dönüşüm dersi bugün.

Haydeeaa, bugün Pazar yahu” diyecekler için şimdiden söyleyeyim. Özellikle Pazar günlerini tercih ediyorum. Herkes İstanbul’u terk ederken burada olmak için.

😉

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde

dersleri veriyorum.

MBA’deki yaklaşımımı CRM dersi için yazdığım (ve az farklarla diğer dersleri birlikte verdiğimiz değerli arkadaşlarla birlikte de hayata geçirdiğimiz) Nasıl bir ders ve Nasıl bir öğrenci konulu yazı [1] , [2] , [3] , [4] dizisinde paylaşmıştım.

İlk derste bunları tekrarlarım. Özellikle “Buraya öğretmek için geliyorum. Sizin de öğrenmek için geldiğinizi varsayıyorum” diye vurgularım.

  • Bu yazıyı da listeye ekleyeceğim.

😮

Serhat Akkılıç ile birlikte verdiğimiz Dijital Dönüşüm  dersini geçen dönem almış olan bir MBA katılımcısı, bu konuda katı bir yaklaşımım olduğunu bilmesine rağmen, Bitirme Projesi‘ni benimle yapmak istemiş.

Şöyle yazmış

Bu talebi, yeni dönemin ilk dersine gelen MBA katılımcılarıyla paylaşacağım.

Sırt sıvazlanmasını ve her koşulda “Aferin” denilmesini bekleyenler baştan bilsinler. Eminim, yol yakınken vazgeçmek ve başka seçmeli derslere gitmek isteyenler olacaktır.

😛

Yeni ders dönemimiz hepimize keyifli ve öğretici olsun.

😀

22 September 2017 Friday

Rehber, DJ ve Öğretmen

Başta Finlandiya olmak üzere, Dünya’daki eğitim sistemleri değişiyor.

Bu gelişmeler hakkında ayrıntılı okumadan “Öğretmenlere gerek yok, bilgiye istediğin yerden ve istediğin zamanda ulaşıyorsun” diyenlerle sohbet ettiğimde konuya apayrı bir noktadan yaklaşıyorum.

– Profesyonel rehberlik diye bir meslek şu son 10 – 15 yılda iyice parladı değil mi?
– Evet.
– Bir kurumdan diğerine transfer olan rehberler, İstanbul (veya Uzak Doğu veya Güney Afrika) en iyi şunlarla gezilir diye şöhret yapanlar da var.
– Evet.
– Bilgi arttıkça her bilgiye ulaşılıyor değil mi?
– Evet.
– Her bilgiye istenildiği zaman ve istenildiği yerden ulaşılıyorsa, “neden profesyonel rehberlerin değeri arttı” diye düşünüyor musun?
– …

Genellikle buna yanıt veremezler. Ben devam ederim.

– DJ’lerin (disk jokeylerin) de benzer şekilde değerlendiğini gözlüyorum. Bu DJ’ler, kendileri şarkı söylemezler, beste yapmazlar… Ama diskolar “Şu DJ bizde” diye reklam yapıyor. Bir kurumdan diğerine transfer olmak için para alıyorlar. Bazı DJ’ler önemli festivallerde yer alıyor.
İstediğin parçayı, istediğin zaman ve istediğin yerde dinleyebilirken, neden şarkı söylemeyen ve beste yapmayan adamın değerlendiğini düşünüyor musun?
– …

Bu noktaya kadar dinler ve bahane üretmezse, devamını anlar. Ben de üstelemem zaten.

😉

Devamını anlamayanlar için yazayım. Gerek profesyonel rehberlik gerekse DJ’lik, ürünlerin hizmete dönüşmesi (yani her yerden ulaşılabilecek bilgi‘den çok deneyimin öne çıkması) ile parladı.

Yakında “Hizmet olarak Ürün” (Product as a Service – PaaS) kavramını çok konuşacagımızı daha önce de yazmıştım.

🙂

Finlandiya’da ders başlıkları “matematik”, “coğrafya”, “tarih” diye işlenmiyor ama bir konu üzerinde hepsini içerecek şekilde eğitim veriliyor.

İlk ve orta okulu geçtim, lisede ezberci değilseniz, zaten Tarih dersinde Birinci veya İkinci Dünya Savaşı’nı okurken, sosyal, ekonomik ve siyasi boyutlarını da merak etmiş olmalısınız. Bir adam, bir soyluyu öldürdü diye savaş çıktığına inanmamışsınızdır.

Ezberleme beceriniz zayıfsa, Tarih konularının aklınızda kalması için bir coğrafya atlası üzerinden çalışmışsınızdır.

Hasbelkader savaş alanlarına turistik yolculuk yaptığınızda hamasi öyküler dinlemek yerine coğrafi ve sayısal karşılaştırmaları dinlemek istemişsinizdir.

Özetle, eğitim zaten merak eden ve sorgulayan bireyin öğrenim deneyimine göre şekilleniyor. Araçların amaç olması engelleniyor.

Beni sorarsanız, zaten sadece CRM veya Dijital Dönüşüm anlatmıyorum. Orta kademe yönetimin sıkıntılarını, proje ekibi yönetimini, üst kademe bakış açısını, müşteri temaslarını… özetle bir CRM veya Dijital Dönüşüm Projesi yönetenin başına geleceklerin tamamını aktarmaya çalışıyorum.

Ödevini birkaç farklı derste, az değiştirerek kullanan ve iyi not alan MBA katılımcıları da çıkıyor

😉

Meraklısına, eğitim konulu yazıların tamamına şuradan ulaşabilirsiniz.

.

02 June 2016 Thursday

Yanıt Bulamadım

Bir MBA katılımcısı mesaj göndermiş.

  • MBA’e gelenlere genellikle öğrenci demiyorum. Adında Usta (Master) olan bir eğitime gelenlere ancak “katılımcı” diyebilirim. Maalesef bazıları kendilerini “öğrenci” sanıyor

🙂 SASKINLIK

Hiç bir derse girmemiş. Dönemin %70’i bitmiş… Kurallar zaten “%40 gelemeyeni sınıfta bırak” diyor. Bizim değerli MBA katılımcımız ise:

Sayın Hocam,

Vergi dönemi, muhasebe, beyannameler derken çok sevdiğim derse katılamadım.

Benim için öneri sunabileceğiniz bir durum var mıdır?

Hedeflerim doğrultusunda yüksek not ile geçmeyi ve tabiki kısa vakitte bitirmeyi planlıyorum,

İlginiz için şimdiden çok teşekkür ederim,

İyi çalışmalar dilerim.

😮

Bu ülkenin gençleri “Benden başka herkese iyi eğitim verilsin” diyor.

Doktorlar işinin ehli olsun, ameliyat masasında kalmayalım. Mühendisler işinin ehli olsun, depremde köprüler, evler yıkılmasın; insanlar madenlerde göçük altında kalmasın. Yöneticiler iyi eğitim alsın, krizde çalıştığım şirket batmasın. Ama ben hızla ve emek sarfetmeden okulu bitireyim

Lütfen bana yardım edin. “Derse gelmedim ama yüksek not ile ve kısa vakitte bitirmeyi isteyen” bu mesajı sizce nasıl yanıtlamalıyım?

😉

Not: “Öğrenciniz bu yazıyı okuyunca hayalleri yıkılır ” gibi şuradaki yorumlara benzer önermeleriniz de olabilir. “Alışacaksınız” diyene kızıyoruz ama… Ona da alıştım.

🙁