"Osman A. Ataç" etiketli yazılar:

09 January 2012 Monday

Değişen bilgi

Bankaların para taşıyan arabaları vardır. Bu arabaların şoförleri şehri avuçlarının içi gibi bilirler. Sadece ana yolları değil, tüm ara yolları, kestirme çıkışları, hatta refüjlerin veya kaldırımların yüksekliğine kadar fikir sahibidirler.

  • İstanbul’un şehri hiç bilmeyen ve “Ben karşının taksisiyim” diyen taksi şoförlerinden kat be kat iyidirler.

Bazıları makam şoförü olur. Ciddi zaman tasarrufu sağlarlar. Taksinin yarım saatte gittiği yere 15 – 20 dakikada varırlar.

Ama İstanbul başta olmak üzere, bütün büyük şehirler yaşayan organizmalardır. Yeni yollar açılır, eskileri değişir tek yön olur, kazı veya tamirat yapılır…

Bizim şoför giderek normal düzeyde sürücü olmaya başlar. Kazandırdığı zaman azalır. Özellikle de eski iş arkadaşları ile sık görüşmüyor, onlardan yollar hakkında bilgi almıyorsa.

;-)

Günümüzde, her bilgi çabuk eskiyor.  Henüz olgunluk düzeyine erişmemiş ve sürekli değişen ortamlarda tecrübe, eski anılarla değil içinde sürekli yaşanılarak artırılıyor.

Bu noktada sevgili Osman Ata ATAÇ hocamın sözü devreye giriyor:

15 yıllık tecrübe ile, bir yıllık tecrübenin 15 kere tekrar edilmesini karıştırmamak gerekir.

:-D

Resim şuradan alıntıdır.

10 November 2011 Thursday

Osman Ataç’la sohbet

Üzerimde çok emeği olan Prof. Osman Ata Ataç hocam şu anda Türkiye’de… Dün bir araya geldik, sohbet ettik.

Sohbet uzun ve güzeldi ama, “bir dakika… not tutayım” demeye zamanım olmadı. Az sayıda cümlenin notunu alabildim. Onlar da aşağıda…

:-)

Nezaket, karşısındakini (üçüncü şahısları) rahatsız etmemektir.

:-)

Kibarlık bir davranış biçimi değildir. Kibarlık bir düşünce biçiminin davranışlara yansıma biçimidir.

:-)

Çalışmak, neyi yapıp neyi yapmayacağına kendin karar verme lüksüne sahip olana kadar, senden bekleneni zamanında ve doğru şekilde yerine getirmektir.

:-)

Hatanın çok sayıda nedeni olabilir. Ama mazereti yoktur.

:-)

İnsanın hedefinde, kendisi (mal, mülk, unvan, başarılar, kendi çocuklarına bırakacakları, vb…) dışında, başkaları için birşeyler olmalıdır.

:-)

Gençlere “Nasılsın?” diye soruyorsun. Gerekli şıkları söylemezsen yanıt veremiyorlar.

a – Bomba gibiyim
b – İyiyim
c – Fena değil
e – Hiç sorma, berbat…

diye seçenekleri verirsen, “c” diye yanıtlayabiliyorlar.

:-P

Tahmin ettiğiniz gibi, konumuz genç girişimci ve profesyoneller idi…

.

MeraklısınaY Nesli ile yaptığım çalışmalar ve çeşitli temaslar sonucunda edindiğim izlenimleri

yazılarında belirttim.

.m

17 September 2011 Saturday

Kriz + Pazarlama Amaçları

Osman Ata ATAÇ hocamın “Kriz” hakkında söylediklerini bir yazımda özetlemiştim.

  • Bir ekonomik sistemde kaynaklara sahip olanlar kaynakları mal ve hizmet üreterek pazarlamada kullananlardan daha çok para kazanıyorlarsa o sistem çatlayıp patlamadan uzun süre yürümez.

Osman hocam aslında işletmeciliğin temelleri üzerine yazıyor. Pazarlamanın amaçlarını anlatıyor. İlk tercihi olmasa da, uzun yıllar dünyanın birçok ülkesinde görev yaptığı için, dünyada olup biten hakkında da bir şeyler söylüyor.

Bu haftaki yazısının giriş bölümünde krizin ABD’ce çözümü üzerine bir cümlesi var. Obama’nın çözümü, Osman hocamın özetlediğim Kriz başlıklı yazısını haklı kılıyor. “Ölmüş eşeğe daha çok saman vererek  nasıl diriltiriz” yaklaşımı…

:-P

Yazının devamında, anlattığı Pazarlama Amaçları‘na devam ediyor. Bu konudaki geçmiş yazıları da burada özetleyeyim:

Pazarlama’nın amaçları hepi topu 4 maddedir.

  1. Mevcut müşterilerimizin bizden daha sık ve daha çok almalarını sağlamak;
  2. Rakiplerimizin müşterilerini bize çekmek;
  3. Bizim sunduğumuz mal ve hizmetleri kimseden almayanların, almaya ve bizden almaya başlamalarını sağlamak ve tüm bunların aksinin olmasını önlemek.
  4. Bu hedeflere karlı biçimde ulaşmak

Bunların neden birbirinden ayrı düşünülmesi gerektiğini de yazıyı okuyarak öğrenebilirsiniz. Özellikle dijital pazarlamacıların öğrenecekleri çok şey var.

Eski yazılar da, son yazının altındaki link’lerde… Mutlaka okuyun. Her Çarşamba gazetede, her Perşemde internet’te…

;-)