"para" etiketli yazılar:

21 October 2010 Thursday

Volkan Kırtok

Eşim Şule Özmen İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde e-Ticaret dersi veriyor. Başarılı internet girişimcilerini  konuşmacı olarak çağırıyor.  Bir de e-Ticaret kitabı var.

  • Şule “e-Ticareti bu girişimcilerden öğrendiğini, onların deneyimlerini kitabında yazdığını” saklamıyor. İşin güzel tarafı, bazı girişimciler de “keşke bu kitabı daha önce okusaydım, yaptığım tüm hataların orada yazıldığını gördüm. En az 2 yıl kazanırdım” diye yorumlar yapıyor.

Şule’nin dün akşamki konuğu Volkan Kırtok idi. Sınıfları birleştirdik. CRM dersinin öğrencileri de Volkan’ı dinledi.
:-D

Internet’te pazarlama henüz okulların programlarına girmiş değiş. Oysa şimdilerde öğrencimiz olanlar, internet’te pazarlama ile yaşayacak. Bu açığı elimden geldiğince gidermeye çalışırım.

  • 2 yıl önce Yüce Zerey’in dersine konuşmacı olarak Alemşah Öztürk gelmişti. Sınıfı oraya aktardım. “CRM ile doğrudan ilgili olmayabilir. Yine de gelecekte içinde olacağınız ortamın önemli aktörlerini dinleme fırsatını kaçırmayın” dedim. Alemşah’ı dinlediler.

Aradan geçen bunca zamandan sonra “o günü unutmadım” diyen birçok öğrencim oldu. İçlerinden biri kariyer çizgisini değiştirdi. Şimdi bir e-Ticaret şirketinde Pazarlama Müdürü.

Dün de aynı nedenle sınıfları birleştirdik. Dinleyiciler sadece öğrencilerimiz değildi. Internet girişimcisi adaylarından bazıları da bize katıldı. Tanıdıklarımdan Afşin Avcı, 2 arkadaşı ile oradaydı.
:-)

Volkan, ilk defa ticari kaygı taşımayan bir sunum yapıyordu ve  ilk defa Türkçe sunum yapıyordu.  ABD’de ağabeyi Ahmet Kırtok ile birlikte çalışırken firmalara sunum yapmaya alışkın olmasına rağmen, ilk dakikalarda heyecanlandı.

Türkiye’de iyice sakız olmamış çeşitli konulardan bahsetti. Affiliate marketing, performance marketing, information product girişimlerinin başarılı örneklerini sıraladı.

Kendi tutkusunun, en iyi bildiği konunun peşinden giderek çok başarılı olanları anlattı. (Bir örneği Ferrari Market Letter. İçerik üretme konusunda uyarılarımın haklı olduğunu duymak keyifliydi.)

Sadece yurtdışı uygulamalar değil; hem kendi yaptıkları işlerden, hem de Türkiye’den örnekler verdi.

Dersin nasıl bittiğini anlamadık. Saati gelmiş olmasına rağmen, yangından kaçar gibi gitmedi öğrenciler.
:-D

Diyorum ki:

İnternet’ten para kazanma konusunda, dar alanda kısa paslaşmalar ile sınırlı kalmayın. Ahmet Kırtok ve Volkan Kırtok, ufkunuzu açacak konuların üzerinde duruyorlar. Ben her ikisinden de çok şey öğreniyorum. Size de öneririm.

:-D

01 November 2009 Sunday

Internet şubesinde müşteri tecrübesi

Tek bir banka ile çalışmaya gayret sarfediyorum.

Finansal anlamda neyim varsa, onlarda… Tüm parasal varlığım, otomatik ödemelerim, ödeme talimatlarım, vb… Öğretmenlik ücreti başka bankaya yatıyor. Hemen bankama aktarıyorum. Öylesine sadığım…

Geçenlerde internet şubesinden bir EFT yapmak istedim. Ekranda yeni bir unsur gördüm.

Fortis_EFT_01

Transfer nedeni… ve tıklayınca aşağıya doğru açılan bir seçenekler dizisi. Hemen hepsinin kira olması gülümsetti… :-P

Önemsemedim.  EFT işlemimi yapmaya çalıştım.

Ama YAPAMADIM. Şu uyarıyı aldım.

Fortis_EFT_02

:-(

Gelin buradaki yanlışları tartışalım.

  1. Müşteriden bilgi almanın önemini biliyoruz. Ama bu şekilde zorlama ile mi alınmalı? “Müşteri elimize düştü. Bilgi vermezse işlemini yapamaz” diye mi düşünüyor bankadakiler?.. (Hani seve seve olmazsa… gibilerden.)
  2. Kelime seçiminde neden özen gösterilmiyor. Bir tarafta “Transfer Nedeni” deniyor, diğer tarafta “Ödeme Türü“… Müşterinin “hiç bir yerde ödeme türü sorulmadı ki…” diye düşünmesi olağan değil mi?

:-(

Bu nedenle daha önce birkaç kez vurgulamaya çalıştım. Önce pazarlama‘yı bilmek gerekir. CRM onun alt başlığıdır.

:-P

4 Kasım 2009 tarihli ek:

  1. Kira konusu yasal bir zorunluluk imiş. İlk önce benim bankam yapmış.
  2. Transfer Nedeni” veya “Ödeme Türü” çelişkisi şimdilik devam ediyor.

;-)

27 March 2009 Friday

Rakamları anla(t)mak

Eski iş yerlerimden birinde…

Bayideki mal stoku konusunda ayrıntılı bir proje yürütülüyor. Günün her anında, o bayide ne kadar mal olduğunu Genel Müdürlük’ten izleyeceğiz.

Ölçümün yapılabilmesi için deponun önce sıfırlanması gerek. Arkasından dolum yapılırken ölçülecek. Sonra her giren ve çıkan mal da ölçülerek an be an denetim sağlanacak. Hileli mal karıştırmayı engelleyeceğiz.

1000’e yakın bayie uygulanmış. 450 tanesinde tam başarı var. Geri kalanlarda ise çeşitli sıkıntılar. (Bazı ürünler az satıldığı için depo uzun süredir sıfırlanamamış. Bazı bayiler, hileli karışımlar eklemek için ayarları bozmuşlar, vb…)

Üst yönetime her ay raporluyorlar. Her ay, %50 başarı bile olmadığı için fırçayı yiyorlar.

Hazırlık toplantısına beni de çağırdılar. Perakende Genel Müdür Yardımcısı, Satış Müdürü, Proje Müdürü, IT Müdürü ve ben… Konu ile doğrudan ilgim yok. Sadece “ticari lisandan IT’ceye tercümanlıkta” başarılı olduğum için… :-)

Yukarıda yazdıklarım yeniden anlatıldı. Sordum:

- Çok satılan ürünlerde ölçüm yüzdemiz kaç?
- Şu üründe %92; bu üründe %89; diğer üründe %94
- Bu üç ürün şirketin satışının yüzde kaçını oluşturuyor?
- Yüzde 90’dan fazlasını…
- Öyleyse bunu raporlayın.
- Nasıl?
- Yönetim Kurulu aslında gerçek gelirlerin ne kadarının tam denetim altında olduğunu öğrenmek ister. Gelirlerdeki payı yüzde 2 – 3 olan ürünlerde kontrol olsa ne olur, olmasa ne fark eder.
- Yalan söylemiş olmaz mıyız?
- Size raporları saklayın, yanlış bildirin demiyorum. Tam kontrol ettiğiniz ürünleri, şirkete katkı sırasına göre raporlayın diyorum. Tüm diğer rakamlar da yer alsın raporunuzda…

Başka çare bulamadıkları için önerimi kabul ettiler.  O ay Yönetim Kurulu’nda hiç fırça yemediler. Sadece “denetimi nasıl artırırsınız”, “sonrası için iş takviminiz nedir?” gibi sorular gelmiş. Arkadaşlar bana teşekkür ettiler.

Ücretli yaşayacak olanlar ilk fırsatta üst yönetim beklentisi ve bakış açısını öğrenmeli…
:-)