"pazarlama" etiketli yazılar:

22 January 2012 Sunday

Haksız rekabet

Birkaç ay önce bir akşam,  Atatürk Hava Limanı’ ndan (AHL) Kozyatağı’na giden HAVAŞ otobüsüne baktım. “Seferden kaldırıldı” dediler. “Daha dün sabah Kozyatağı’ndan onunla geldim” diye üsteledim.

Anlattılar. Kozyatağı’ndan AHL’ye HAVAŞ otobüsü var, ama dönüşte yokmuş. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) HAVAŞ’a yasaklamış ama kendisi Atatürk Hava Limanı’ndan Kozyatağı’na otobüs koymuş.

:-(

Osman Ata Ataç hocam, devletin ticaretteki görevini “kolay para kazanmayı zor, zor para kazanmayı kolay yapmak” diye tanımlar. Bu cümleyi “tekel durumunda olup kolay para kazananlara rakipler çıkmasına çalışmak ve zor para kazanan KOBİ’lere idari kolaylıkları sağlamak” diye de anlayabilirsiniz.

Belediyenin yeni sefer koymasına itirazım yok. HAVAŞ tekeli kırılsın, İBB de sefer düzenlesin. Hatta başka firmaların girmesi de sağlansın. Hangisini seçeceğine yolcular karar versin. Aynı işi yapan bir şirket kurup diğerine YASAK getirilmesini anlamam mümkün değil.  “Benim seçme hakkımın elimden alınması” şeklinde yorumluyorum.

Çıkar çatışması yaratmama kuralı siyasi ve profesyonel ahlak için en önemli kuraldır.  Yönetim gücünü elinde tutanların, kârlı iş alanlarına mevcut oyunculara YASAK getirerek girmesi, serbest rekabet değil zorbalıktır.

:-)

Meraklısına, Osman Ata ATAÇ’dan KOBİ – Devlet ilişkileri

;-)

21 January 2012 Saturday

İletişim satın almak

Uluslar arası firmalarda bazı prosedürler var. Ne alınacaksa Satın Alma Bölümü’nden geçer. Dijital ajans ile Pazarlama Bölümü konuşup anlaşmış. Ama sonra ajans ile önce IT departmanı masaya oturmuş. Sonra Hukuk, en sonra da Satın Alma

:-(

Anlatacağım öykü bu son aşamada gerçekleşmiş. Ajans ile toplantı yapılan ve sözleşmenin her maddesinin tekrar tekrar irdelendiği toplantıda IT ve Satın Alma elemanları var ama firmanın Pazarlama Bölümü’nden kimse yok.

Dijital ajans derdini anlatamıyor. Satın Alma Bölümü hiç bir şeyden anlamıyor ama her şeyi kurala bağlamak istiyor. Her maddede uzun tartışmalar oluyor.

Twitter hesabı yönetme konusuna gelindiğinde ajansın sözleşmesine şöyle bir madde koymak istiyorlar.

Her ay 5 twit gönderilecek. Gönderilecek olan twit’ler, ay başlamadan 5 gün önce firmaya bildirilecek. Pazarlama Bölümü’nün yazılı onayını takiben, önceden belirlenmiş tarihlerde twit atılacak

O zamana kadar yapılan birçok garipliğe zor katlanan ajans temsilcisi bir anda keyifle gülümsüyor. “Çok güzel fikir. Hemen sözleşmeye bunu yazalım.” diye onaylıyor. Satın Alma bu kadar çabuk onaylanınca kendisinin iyi birşey yapmadığını anlıyor.

Ne var ki ajansın temsilcisi dayanamıyor. “İnteraktivite ne demek biliyor musunuz?” diye anlatmaya başlıyor. “O gün kar yağsa, “sıcak evinizde otururken …” diye bir twit atma fırsatını kaçırmaya hazır mısınız? Anında oluşan fırsatları yakalamak yerine basma kalıp konuları mı söylemek istersiniz?” diye soruyor.

:-P

Kendi seçtiği ajansı Hukuk ve Satın Alma ile karşı karşıya bırakan Pazarlama Bölümü’ne mi kızmalı; herşeyi benzer kalıplara sokmak isteyen ve reklam işini 5 sandık bilmemne tedarik etmek ile aynı kefeye koyan Satın Alma Bölümü’ne mi?

Her marka aynı yöntemi uygulasaydı, şu sağdaki güncel reklam olmazdı.

Ajansı tebrik ettiğim kadar, marka yönetimini de kutluyorum.  Her ikisinin de aklına sağlık.

:-D

07 November 2011 Monday

Bu aralar…

Son zamanlarda danışmanlık ve öğrenci sohbetlerimin konularına odaklandım.

Webrazzi Summit 2011‘de sunduğum “Türk Malı S-CRM’in irdelenmesi” sunumunu yazmaya çalıştım. [1] , [2] , [3] , [4] yazı yayınladım. Bir tane kaldı. Bittikten sonra Webrazzi.com‘da sanal kitapçık olarak yayınlanması için bir daha elden geçireceğim. Kitap formatına uygun duruma getireceğim.

  • Böylece, Polis Akademisi ve Rocky’den sonra benim de 5′li dizilerim oluyor.

:-D

Sene sonu yaklaştı. Girişimciler pek ilgilenmiyor ama profesyoneller önümüzdeki yılın (hatta bazen 5 yılın) plan ve bütçesini hazırlıyorlar. Profesyonel yaşam sırasında zor geçen 15 Ekim – 15 Aralık arasını hatırlıyorum. Genç dostlarım sordular. Bu işlerle uğraşanlara katkım olacağını düşünerek Planlama 101 ve 102‘yi yayınladım. Bu seriye de devam edeceğim.

  • Bence girişimciler de plan yapmalı. Özellikle “start-up” aşamasını artık geride bırakmışsa… Hatta bu işi profesyonellerden daha fazla ciddiye almalılar.

;-)

Dizi yazıları düşününce, başlayıp yarım bıraktığım bir tane olduğunu farkettim. (Sadece yakın geçmişi gözden geçirdim. Belki daha fazla yarıda bırakılmış olan vardır. Uyarırsanız, gereğini yaparım.)

Dijital Pazarlama’ya giriş için [1] ve [1½] u yazıp bırakmışım. Daha 2′yi bile yazmamışım. Oysa daha çooook yazacak şey var. Yukarıda yazdığım Sosyal CRM şimdilik daha cazip gelse de, S-CRM ile Dijital Pazarlama dizilerinin bir yerlerde buluşması gerekiyor.O zamana kadar yazmaya devam.

;-)

Bu blog dışında, uzaktanCRMegitimi.com‘da da yazıyorum. CRM içeriğini tümden oraya taşıdım. Son dönemlerde dikkatimi çeken konuları orada ele aldım:

:-)

Bayram tatilinden istifade ederek dizi yazıların eksiklerini tamamlamaya ve ders malzemesi üretmeye çalışacağım.

Sizlere keyifli Bayramlar. (Keyif tanımı şurada)

:-D