"pazarlama" etiketli yazılar:

12 May 2012 Saturday

Sermayesi cehalet olanlar

Çok değil 2 sene önce sosyal medya ajansı patlaması yaşandı. Sosyal mecraların 3-4′ünde bulunanlar uzman oldu, 7-8′inde bir şeyler yapmış olanlar ajans kurdu.

O dönemde, bazı dijital ajansların büyüyerek dijital olmayan konularda da iş yapacaklarını, hatta alt-ajans olmaktan çıkıp asıl ajans olacaklarını, çok kanallı büyük projeleri yöneteceklerini söyledim. (Hatta bu dönemde, bu büyük projeleri yöneten bazılarının geleneksel pazarlamayı bilmedikleri için birkaç tane destansı başarısızlığa da neden olacağını da iddia ettim.)

;-)

Bugünlerde hem yeni oluşumlar duyarken, birilerinin de ortadan kalktığı kulağımıza geliyor. “Kimler sahneden çekildi” diye irdelemeye çalıştım.

Bunların zaten pazarlamayı derinliğine bilmeyen, müşterinin de sosyal medyayı yeterince bilmemesinden ötürü iş kapan ajanslar olduğunu düşünüyorum. Özetle sermayesi – kendisinin veya müşterinin – cehaleti olanlar ortadan kalkıyor.

Sağlıklı bir gelişme.

;-)

22 January 2012 Sunday

Haksız rekabet

Birkaç ay önce bir akşam,  Atatürk Hava Limanı’ ndan (AHL) Kozyatağı’na giden HAVAŞ otobüsüne baktım. “Seferden kaldırıldı” dediler. “Daha dün sabah Kozyatağı’ndan onunla geldim” diye üsteledim.

Anlattılar. Kozyatağı’ndan AHL’ye HAVAŞ otobüsü var, ama dönüşte yokmuş. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) HAVAŞ’a yasaklamış ama kendisi Atatürk Hava Limanı’ndan Kozyatağı’na otobüs koymuş.

:-(

Osman Ata Ataç hocam, devletin ticaretteki görevini “kolay para kazanmayı zor, zor para kazanmayı kolay yapmak” diye tanımlar. Bu cümleyi “tekel durumunda olup kolay para kazananlara rakipler çıkmasına çalışmak ve zor para kazanan KOBİ’lere idari kolaylıkları sağlamak” diye de anlayabilirsiniz.

Belediyenin yeni sefer koymasına itirazım yok. HAVAŞ tekeli kırılsın, İBB de sefer düzenlesin. Hatta başka firmaların girmesi de sağlansın. Hangisini seçeceğine yolcular karar versin. Aynı işi yapan bir şirket kurup diğerine YASAK getirilmesini anlamam mümkün değil.  “Benim seçme hakkımın elimden alınması” şeklinde yorumluyorum.

Çıkar çatışması yaratmama kuralı siyasi ve profesyonel ahlak için en önemli kuraldır.  Yönetim gücünü elinde tutanların, kârlı iş alanlarına mevcut oyunculara YASAK getirerek girmesi, serbest rekabet değil zorbalıktır.

:-)

Meraklısına, Osman Ata ATAÇ’dan KOBİ – Devlet ilişkileri

;-)

21 January 2012 Saturday

İletişim satın almak

Uluslar arası firmalarda bazı prosedürler var. Ne alınacaksa Satın Alma Bölümü’nden geçer. Dijital ajans ile Pazarlama Bölümü konuşup anlaşmış. Ama sonra ajans ile önce IT departmanı masaya oturmuş. Sonra Hukuk, en sonra da Satın Alma

:-(

Anlatacağım öykü bu son aşamada gerçekleşmiş. Ajans ile toplantı yapılan ve sözleşmenin her maddesinin tekrar tekrar irdelendiği toplantıda IT ve Satın Alma elemanları var ama firmanın Pazarlama Bölümü’nden kimse yok.

Dijital ajans derdini anlatamıyor. Satın Alma Bölümü hiç bir şeyden anlamıyor ama her şeyi kurala bağlamak istiyor. Her maddede uzun tartışmalar oluyor.

Twitter hesabı yönetme konusuna gelindiğinde ajansın sözleşmesine şöyle bir madde koymak istiyorlar.

Her ay 5 twit gönderilecek. Gönderilecek olan twit’ler, ay başlamadan 5 gün önce firmaya bildirilecek. Pazarlama Bölümü’nün yazılı onayını takiben, önceden belirlenmiş tarihlerde twit atılacak

O zamana kadar yapılan birçok garipliğe zor katlanan ajans temsilcisi bir anda keyifle gülümsüyor. “Çok güzel fikir. Hemen sözleşmeye bunu yazalım.” diye onaylıyor. Satın Alma bu kadar çabuk onaylanınca kendisinin iyi birşey yapmadığını anlıyor.

Ne var ki ajansın temsilcisi dayanamıyor. “İnteraktivite ne demek biliyor musunuz?” diye anlatmaya başlıyor. “O gün kar yağsa, “sıcak evinizde otururken …” diye bir twit atma fırsatını kaçırmaya hazır mısınız? Anında oluşan fırsatları yakalamak yerine basma kalıp konuları mı söylemek istersiniz?” diye soruyor.

:-P

Kendi seçtiği ajansı Hukuk ve Satın Alma ile karşı karşıya bırakan Pazarlama Bölümü’ne mi kızmalı; herşeyi benzer kalıplara sokmak isteyen ve reklam işini 5 sandık bilmemne tedarik etmek ile aynı kefeye koyan Satın Alma Bölümü’ne mi?

Her marka aynı yöntemi uygulasaydı, şu sağdaki güncel reklam olmazdı.

Ajansı tebrik ettiğim kadar, marka yönetimini de kutluyorum.  Her ikisinin de aklına sağlık.

:-D