"performans" etiketli yazılar:

19 June 2016 Sunday

Suç kimde?

Bence adama fazla yükleniliyor.

😀

Kime gitseniz, “Al şu kadar parayı da takımın başına geç” deseniz…

Önce “Emin misiniz? Son kararınız mı?” diye sorar. Sonra da “Siz istediniz. Peki, madem” der.

Maçlardan sonra da “What can I do sometimes” deyiverir.

futbol

Neymiş? O kadar para almış, ama takım hep kaybediyormuş.

Yahu, onu o göreve getirenin ve o kadar parayı verenin değil de alanın mı suçu var?

Bu topraklarda kaç kişi “O iş bana birkaç numara büyük” diyor?

Kaç kişi “Ben o işi yapamam” deyip görevi hak edene bırakıyor?

Hanginiz o paraya “HAYIR” derdiniz?

😉

09 April 2016 Saturday

Kullanıcı Deneyimi

On seneden fazla oluyor. Çalıştığım işyerinde Performans Değerlendirme Sistemi dijitalleştirilmişti. Global yazılım şirketlerinden birinin yazılımı kullanılıyordu. Şubat sonu, Mart başında en alt kademe yöneticilerden başlayarak yukarıya doğru giden bir akış içinde performans değerlendirmeleri yapılıyordu.

Hani satış gücü otomasyonu çalışmaları için genelde “yanlış yapıldığından” bahsettiğim zorluklar var ya! Kimse CRM ekranlarını kullanmaz. Bu yazılım daha da kötüydü. Bir kişinin performans değerlendirmesini sisteme girmek bir saate yakın zaman alıyordu.

Bana doğrudan bağlı 5 kişi, onlara da bağlı olanlarla toplam 26 kişinin değerlendirmeleri için de not vermem ve/veya yorum yapmam gerekiyordu. Ekip olarak şirketin tüm yenilikçi projelerinin de sorumluluğunu taşıdığımız için, verimsiz harcanan zaman hepimizi olumsuz etkiliyordu.

Sadece biz değil, şirketin tamamında performans değerlendirmesi yapmak zorunda olan tüm kadrolar bu durumdan şikâyetçiydi.

kodlama-2

Ürün Yönetimi Ekibi’nin başındaki Direktör bana geldi.

– Uğur bey, bir şey sorabilir miyim?
– Elbette.
– Ben İnsan Kaynakları Departmanı’yla konuşsam. Bu seneki performans değerlendirme dönemi bittikten sonra şu yazılımı baştan sona ele alsak… Hiç değilse önümüzdeki senelerde bu eziyeti çekmesek… Ciddi bir işgücü maliyeti azaltılmış olmaz mı?

Biraz düşündüm. Aslında benim de aklımdan benzer şeyler geçiyordu. Adam başı 2 saat tasarruf yapsak, milyonlarca lira yapar. Ama…

– Haklısın. Ancak şu risk de var. Böyle bir öneriyle gideriz. “İşimize karışmayın” derlerse hoş olmaz. Ben bir nabız yoklayayım.” dedim.

😉

Bu anlattığım benim için çok önemlidir.

  • Öncelikle, ürün yönetimi ekibinin “müşteri (veya kullanıcı) odaklılık” konusunda ne kadar duyarlı olduğunu göstermiştir. Bunun değeri “paha biçilemez”
  • Ürün yönetimi ekibi, kullanıcı dostu olmayan bir yazılım söz konusu olduğunda, iş analizinin nasıl yapılacağını iyi bildiğini de ortaya koymuştur. Birçok şirkette ürün yöneticileri sadece pazarlamayla uğraşır. Oysa ekibimizdeki arkadaşlar, ürünün tüm evrelerine hâkimdiler. IT (ve diğer bölümler) ile nasıl çalışılacağını ve bir fikrin dijital ortamda nasıl hayata geçirileceğiniiyi biliyorlardı.
  • Son olarak da… Bu örnek, müşteri (veya kullanıcı) deneyimi tasarıma eklenmediği takdirde, global bir yazılım şirketi üretmiş de olsa yazılımın pek de işe yaramadığını (hatta çalışanları soğuttuğunu) göstermiştir.

😉

Yakın gelecekte, kullanıcı deneyimi uzmanlarının kodlamacılardan daha fazla kazanacağını iddia ediyorum.

.

08 September 2014 Monday

Destan Mestan

Basketbol Milli Takımımız İspanya’daki turnuvada şu sonuçları almış

  • Yeni Zellanda karşısında 76 – 73 (3 sayıyla) galip;
  • ABD karşısında 77 – 98 (22 sayıyla) mağlup;
  • Ukrayna karşısında 58 – 64 (6 sayıyla) mağlup;
  • Finlandiya karşısında 77 – 73 (4 sayıyla) galip;
  • Dominik Cumhuriyeti karşısında 77 – 64 (13 sayıyla) galip
  • Avustralya karşısında 65 – 64 (tek sayıyla) galip;

Birileri “Destan yazdık” diye başlık atmış. Benzeri cümleleri sosyal mecralarda da okudum.

destan

Oysa, A Milli Basketbol Takımı Başantrenörü Ergin Ataman, Avustralya’yı 65-64 yenince “Allah yardım etti, kazandık” demiş.

“Nerede Destan?” diye sorasım geldi. Tüm maçı önde oynarsınız, dehşet farklar atarsınız, “DESTAN YAZDIK” dersiniz. Bir – iki basket farkla kazandığınızda DESTAN yoktur. Eğer şuradaki gibi gerçekçi olursanız, hiç değilse hatalarınızdan ders alma şansınız olur.

😉

“Mestan nereden çıktı?” diye soruyorsanız, hani “Google’dan bulup sallıyorum bir cümle… Makara” vardı ya!..

Mestan da öyle birşey.

😛