"profesyonellik" etiketli yazılar:

12 January 2012 Thursday

“Nasıl yani” anları

Az önce friendfeed’de okudum. Radyo Sinema Televizyon Bölümü öğrencisi, okulun bir hocasına “Hocam, çok film izleyince size daral modu gelmiyor mu?” diye sormuş.

:-(

Bankanın Kurumsal İletişim Departmanı‘na eleman alınacaktı. Görüşmeleri yapan Genel Müdür Yardımcısı şaşkın ve öfkeli bir şekilde şunları anlattı.

Bir okulun reklam (iletişim) bölümünden mezun olan genç arkadaşa sormuş:

- Son zamanlarda en beğendiğin reklamlar hangileri?

- Ben hiç reklam seyretmem!

Bizimki ilk anda algılayamamış. Hani “kulaklarıma inanamadım” derler ya! İşte öyle…

- Anlamadım.” diye üsteleyince

- Reklam çıkınca hemen başka kanala geçiyorum.” diye anlatmış genç arkadaş.

- İyi de, bize neden başvurdun?

- İletişim mezunuyum da…

Ben iş arkadaşımı teselli ettim. Karşılaştığı kişinin bir istisna olmadığını söyleyerek… Oralardan geçerken okula uğrayan her öğrencinin mezuniyeti “kazanılmış hak” olarak gördüğü bir ortamda ne bekliyoruz ki?

Pek iyi bir teselli olmadı, ama…

:-P

11 January 2012 Wednesday

“Kurum kültürü” bahanesi

Bazı devlet kurumları özelleştiriliyor.

Satın alan şirket kendi yöneticilerini getiriyor. Özel sektörden gelenlerin eski kamu kuruluşlarında yararlı işler yaptığı oluyor. Ne yazık ki aksini de görüyoruz.

Her 2 yönde de şahit olduğum vakalar var.

  • Özel sektörden gelip kamu kurumunu çağdaş, vizyoner duruma getirmeye çalışanlar, bu yolda cesaretle direnenler…
  • Özelleştikten sonra kamu kuruluşunda zaten var olan “Burası Devlet” bakış açısına hemen uyum sağlayanlar, hatta bundan fazlasıyla yararlananlar

İlk gruptakilerle yürüttüğümüz CRM çalışmalarında iyi niyetli çabalarına ve azimlerine hayran olduğumu kendilerine de söyledim. Onlarla çalışmak keyif ve gurur verici.

İkinci gruptakiler ise… Var olan kurum kültürünü bahane ediyorlar. Kendileri de ondan yararlandıkları için… Müşteriyi bile unutuyorlar.

Bana sorarsanız, profesyonel ile ücretli arasındaki farkı buradan anlarız. Boşuna Profesyonel ≠ Ücretli diye tutturmuyorum.

:-(

18 December 2011 Sunday

Ne meslekler var

Az önce friendfeed’de M. Serdar Kuzuloğlu‘nun bir cümlesini okudum.

CEO, trendsetter, sosyal medya uzmanı, geek, nerd, hipster, yaşam koçu, bilmemne… Meğer hepsi Türkiye’de yaşarmış.

Zaten bir iki gün önce CEO’ların geleceğinin parlak olmadığına dair birşeyler görmüştüm.

M. Serdar Kuzuloğlu’nun friendfeed’deki cümlesi başka bir mesleği hatırlattı. Kartı aşağıda:

Bu genç adama, kartı verdiği bir ajans sahibi sordu:

“Ne iş yaparsın?”

“Deneyim optimizatörüyüm.”

“Peki… Ne iş yaparsın?”

“…”

  • Not: Bu genç adamla ben nasıl tanıştım diye merak ediyorsanız… Öyküsünü yazmıştım. Ben uzak durmaya çaba sarfettim. Ama kartını zorla defterimin arasına sokuşturmuştu.

Serdar usta… Ne meslekler var. Sadece kendileri biliyor ne iş yaptıklarını…

;-)