"proje yönetimi" etiketli yazılar:

02 January 2012 Monday

Yeterli ve gerekli koşullar

Soğuk savaş (1960 civarı) yıllarına ait bir fıkra…

Avrupalı biri Moskova tren istasyonunda yürüyormuş. Saati öğrenmek istemiş. Orada 2 elinde 2 kocaman bavulla yürüyen birine sormuş.

Bavullu adam büyük nezaketle bavulları bırakmış, saatine bakmış ve…

Şu anda Moskova’da saat 14.35; New York’da 06.35; San Francisco’da ise 03.35… Ayrıca Moskova’da eksi 8 derece, New York’da hava bulutlu ve gün içinde kısmen bulutlu olacak, yağış olmayacak; San Francisco da parçalı bulutlu ve şu anda 8 derece” demiş.

Avrupalı şaşırmış. “Biz de Rusya’yı çok geri zannediyorduk. Bunların hepsini bir kol saati içine yerleştirmek… İnanılmaz…” deyince Moskovalı bavulları işaret etmiş.

Evet ama, güç ünitesi ve işlemci çok ağır… Taşıması çok zor oluyor.”

:-P

Çok ders aldığım bu fıkrayı, sevgili patronum İsmail Yalçınkaya anlatmıştı.Her hangi bir projenin yaratıcılığının maliyeti göz ardı edemeyeceğini vurgulamak için kullanırdı.

:-)

Hayatın size gerekli koşulları, yeterli yükten fazlasını vermeden sunmasını dilerim.

İyi seneler.

:-D

31 December 2011 Saturday

Bence 2011 – İş

Kendi sektörlerinin önde gelen bazı firmaları ile CRM workshop’ları yaptık.

:-D

Danışmanlık projelerine teklif hazırlarken “yeter ki içeriye kapağı atayım, gerisini sonra düşünürüz” demem. Firmaları uzun süreli sözleşmelere yönlendirmeyi amaçlamam. Aksine, bildiklerimi onların da öğrenebileceği “nasıl yapılmalı” türünden workshop’lar hazırlarım.İşin başında profesyonel olarak bizzat bulunsam ne yapacaksam, onu aktarmaya çalışırım.

Elbette birçok yere teklif verdim. Bir kısmı kabul edilmedi. İlk 4 ay hemen hiç iş yapamadım. Sonra, tekliflerimi kabul edenlerle güzel işler yaptık. CRM’e başlamadan önce (veya ilk aşamada) kavramların doğru oluşmasına çalıştık. İş ve teknoloji bölümleri birlikte katıldılar.

Bu yıl da benimle çalışan kurumlara bildiklerimi hiç saklamadan anlattım, uygulattım. Birlikte çalıştığımız konularda (sağda solda gezinen ve kendisini uzman zanneden onlarca) danışmanlardan daha bilgili olduklarını kendileri de gördüler.

Workshop’lar sırasında yeni projeler, yeni ürünler doğdu. Farklı departmanlar aynı hedef doğrultusunda birleştiler. Ortak hedeflere nasıl ulaşacaklarını birlikte tartıştılar.

Bu sayede çok gurur verici teşekkürler aldım, çok güzel arkadaşlar (muhtemelen meslekdaşlar) edindim.

:-)

28 September 2011 Wednesday

… laleler …

İş hayatında erkek giysilerinin yelpazesi pek geniş sayılmaz. Kendini ifade edeceğiniz seçenekler çok sınırlıdır.

Bankacılık‘ta görsel tutuculuk daha da ileri gitmiştir. Kravat zorunludur; lacivert,  külrengi ve siyah dışında takım elbise giyilmez; unvan artınca gömlek kolları manşetli olmaya başlar, kol düğmesi – ki çalışma performansı açısından çok rahatsız edici bir şeydir – takılır; ayakkabılar bağcıklı ve önü işlemeli seçilir; vb…

Bu yapay zorunlu seçimler, gömlek rengini de belirler. Size kravatınızdan başka pek seçenek bırakmaz. (Aslında büyük çoğunluk, eğik çizgili kravatları takar. Yüzleri değiştir, gerisi aynı olurlar.)

Ben yıllardan beri farklı kravatlar seçmeye özen gösteririm. Gittiğim ülkelerde gezecek zaman bulursam, ara dükkanlardan veya sokak satıcılarından kravat alırım.

:-P

Bankanın IT ekibinin, iş birimlerinden anlamsız talepler geldiği zaman “bakalım laleler yine ne istemiş” dediğini öğrendim.

  • Buradaki “lale” kelimesinin ne anlama geldiğini okuyucuların bildiğini var sayıyorum.

Yandaki resimde görülen laleli kravatları, bir Hollanda yolculuğunda almıştım. Zor ama verimli iş isteklerini IT’ye anlatmak için yapılan toplantılarda bu kravatları takmaya başladım.

;-)

Aslında IT ekibiyle çok iyi anlaşıyorduk. Hatta başka ekiplerin proje istekleri olduğunda “önce Uğur Özmen’le konuşup birlikte çalışma yöntemini öğrenin” diyorlardı.

Ama yine de o kravatlarla gidiyordum.

- “Bu fikir hangi laleden çıktı yine?” diye sorarsınız diye, baştan hazırlıklı geldim” demek için.

  • Bu vesileyle birlikte çalıştığım ve çok milyon dolarlık çok sayıda projeyi başarıyla kotardığımız tüm IT’ci arkadaşları (başta rahmetli Meral ve Şenol olmak üzere) teşekkürlerimle anıyorum.

.