"proje" etiketli yazılar:

27 May 2010 Thursday

CRM'ciye CRM

T’Pol, danışmanlık firmalarının gaflarına dikkat çekmiş, “CRM uzmanı aranıyor” isimli yazımın yorumlarında…  Bir tane anlatmıştım. Bir tane daha anlatayım.
:-P

Bankada CRM projesini yürüttüğüm yıllar. Veri tabanı satan firmanın ticari taraftaki temas noktasıyım. Yaptığımız bir çalışma başarı öyküsü olmuş. Bazı etkinliklerde sunum yapıyorum.

Firmayla hemen her gün görüşüyoruz.
:-P

Bir gün telefonum çaldı. Açtım.

- …. hanım ile görüşebilir miyim?” diye sordu telefondaki kişi.

Bahsettiği kişi, benden önce aynı koltuğu işgal eden arkadaşımız. 4 yıldan beri ben oturuyorum orada…

- Kendisi artık burada değil. Ben yardımcı olabilir miyim?” diye sordum.

- XXX firmasından arıyorum. Bir eğitim programımız var…

Düşünsenize… 4 yıldan beri o telefon numarasını ben kullanıyorum. Bunun son 3 yılında neredeyse her gün o firma ile görüşüyorum. O firmanın yüzbinlerce dolarlık altyapısını kullanıyoruz. Başarı öyküleri çıkarmışız. Danışmanlık hizmeti de sunuyorlar. Ve…

CRM’in en basit kurallarından habersizler.  Temas noktası mı desem, tekilleştirme mi desem, müşteri ilişkisi mi desem, güncelleştirme mi desem…
:-)

Bize akıl verirken kolay… Dediğini yap, yaptığını yapma.
:-P

16 September 2009 Wednesday

Bürokrat duruş…

İş yaşamımın başlarındaydım. Mezun olduktan sonraki ilk işim. Bir danışmanlık şirketinde çalışıyorum. Ofisimiz, müşteri kurumun binasında… Bize nasıl bir oda verirlerse, oraya yerleşiyoruz. Olay mahallindeyiz…

Ekip başı daha önce de yazdığım büyük usta David Owen Hill… Benden bir yıl önce mezun bir arkadaş ile ben de ekipdeyiz.

Odanın bir – hatta bir buçuk – duvarında pencere var. (Kaloriferin üstünden tavana kadar. )

yerlesim

David masasını pencerelerden birinin dibine yerleştirdi. Masayı ve geri kalan mekanı en verimli kullanacak şekilde…

Sonra arkadaş yerleşti. Odanın ortasına yakın… Yüzü kapıya dönük…

Ben de David gibi yerleştirdim. Yüzüm pencereye – dışarıya – dönük olarak… Tüm öğrenciliğim zamanında, odamdaki masa nasıl duruyorsa, işteki masamı da öyle konumlandırmış oldum.

Arkadaş’ın o köşeyi seçmemesine çok sevindim…Pencerenin önündeki mesafe (eşik) de kullanılır. Ayrıca duvara veya pencereye post-it’ler yapıştırılabilir. (14’üncü katta olduğumuz için sokaktan geçenleri de rahatsız etmez.) Masanın ucundan bir şeyler aşağı düşmez… Çok daha verimli olur…
;-)

O zamandan beri merak ederim. Daha rahat olmak yerine  bürokrat duruşlu masaların neden bu kadar önemsendiğini…
:-P

26 August 2009 Wednesday

Proje bitirilmeli

Bir dönemler…

Şirkete girdiğimin daha 6’ıncı ayı idi. Projeye başlamışım. Güzel de ilerliyor. Ama amirimin projeyi kavrama becerisi sıfırın altında… 6 yıl önceki noktada kalmış. Teknolojiden habersiz. Anlamaya da çalışmıyor.

Üstelik, terbiyesizlik yapmayı, hakaret etmeyi yönetmek sanıyor… Sonra da “liderlik davranışı” diyor bunlara…

Yine etrafa hakaretler ettiği bir toplantıda (daha sonunu beklemeden) çıkıp gitmeyi düşündüm. Yaş ilerleyince insan sakin oluyor. Bitene kadar kaldım. Toplantıdan sonra yakın bir arkadaşıma gittim. Durumu anlattım.

Dedi ki:

  • “Projeni beğeniyorsan, bekle… Bitirdikten sonra ayrıl. Eğer güzel bir proje ise ve onlar bitirirse, başarıya sahip çıkarlar. Eğer projeyi bitiremezlerse, suçu sana atarlar.”

Arkadaşımın dediğini uyguladım. Projenin ilk aşamaları bitti. Hayata geçti. O sene şirkette başarılı olan tek şey benim projem idi.
:-P

Şov devam etmeli derler ya… Aynısından… Önce projeyi salimen teslim etmeli…

Sonra…
:-D