"reklamveren" etiketli yazılar:

03 February 2017 Friday

Z Nesli ve Reklam – Infografik

Değişim değil ciddi dönüşüm yaşadığımız bir dönemdeyiz. Parmak uçlarında teknoloji ile doğan Z nesli artık yetişkin olmak üzere. Hayatları dijital çağ tarafından şekillendirildi ve onlara en çok seslenmek isteyen markalar sıklıkla onları çeken şeyleri, onların en umursadıklarını ve onlarla nasıl ve ne zaman iletişim kuracaklarını anlamaya çabalıyor.

Aslında dijital çağ onları, onlar da dijital çağı şekillendiriyor.

10 Ocak 2017’de araştırma şirketi Kantar Millward Brown‘un Z neslinin reklamlara tepkisi konulu araştırması hakkında yazı yayınlamıştım.

Bugün o araştırmanın hızlı bir özetini içeren infografiki sizlere sunuyorum.

Kantar-2

Cep telefonlarıyla yaşıyorlar ama geleneksel reklam yöntemlerini de tercih ediyorlar.

Resim değil de yazı tercih ederseniz, yazıya göz atabilirsiniz. Infografik’in aslını buradan kendiniz de indirip inceleyebilirsiniz.

😉

03 February 2017 Friday

2017 Pazarlama’da Veri Yılı

IAB (Interactive Advertising Bureau) Veri Merkezi tarafından Veri ve Programlama Konseyi’nin 108 üyesiyle yapılan online bir çalışma olan “Veri 2017 için Manzara: Müşteri İçgörüsünün Gelişen Rolüne Bakış raporuna göre, 2017’de pazarlamacılar, medya satın alıcıları, yayıncılar ve dijital reklamcılık teknolojisi yöneticilerinin ilgisi ölçüm ve anlamlandırma üzerinde yoğunlaşacak.

  • Dikkat: Orijinal metinde geçen attribution kelimesini anlamlandırma diye tercüme ettim. Atfetme (atıf yapma), yorumlama, sıfatlama, dayanak bulma… diye de tercüme edilebilir.

Bu çalışma, ikinci yıllık benchmark çalışması. (İlk senesinde, 2016’da “genel kitle analizi” daha öncelikliydi.) Dijital pazarlama ve medya profesyonellerinin hedef kitle verilerini nasıl kullandıklarını ve önümüzdeki yıllarda verilerin merkezli uygulamalarını nasıl geliştireceklerini araştırıyor.

IAB-2017-a

Katılımcıların Profili

Çalışma, meslek profesyonellerine, kendi uygulamalarını diğerleriyle karşılaştırmaları ve hızla gelişen sektör öncelikleri ve gelişmeleri hakkında perspektif sağlamayı ve paydaşların gelecekteki girişimlerini planlamalarına yardımcı olmayı amaçlıyor. Katılım Aralık 2016 – Ocak 2017 arasında yapıldı.

Araştırmanın bulgularına göre pazarlamacılar ve yayıncılar, veri temelli çalışmalarının odağını, basit kampanya kurgularına değil, hedef kitleyi daha iyi anlamayı amaçlayan karmaşık uygulamalara doğru yöneltmeye devam ediyor.

IAB-2017-b

Örneğin geçen yılki çalışmada katılımcılar,  2015 yılında en çok zaman ve kaynak harcadıkları konu  (katılımcıların % 50.5’i) olarak “kurulu formatlar için programlı medya satın alımı“nı birinci sırada göstermişlerdi. 2016 yılında, birincilik “genel hedef kitle analizi“ne geçti (% 52.5).

Katılımcılar önümüzdeki yıl, “kanallar arası ölçüm ve anlamlandırma“nın kurumların (% 57.1) odağında olmasını beklediklerini söylediler.

IAB-2017-c

Katılımcılar, geçen yıllarda veri kullanıcıları için en büyük uğraş olan “teknolojinin ve ham bilginin kullanılabilirliği ve uygulanabilirliğinin” öneminin artık azaldığını söylemişler.

IAB-2017-e

Anket katılımcıları geçmişte, destekleyici teknolojinin işlevselliğini hedef müşteri verilerini kullanmanın önündeki en büyük engellerden biri olarak göstermişlerdi. Ancak artık kurum içi deneyim eksikliği (% 45) ve veri odaklı yazılımlarda yatırımın geri dönüşünün (ROI) yönetime ispatlanmasındaki güçlüklerin (% 45) daha öne çıktığını belirttiler.

Veriye dayalı faaliyetlerin maliyetlerinin ölçülmesi ve anlamlandırılmasının yarattığı zorlukların yanı sıra, modern veri uygulamalarını kurumlar içinde destekleyecek yapının ve becerinin de eksikliğini vurgulamışlar.

  • Bu noktada şu yazılara [1] ve [2] ve [3] göz atılmasını tekrar öneriyorum.

Bu uzun süreli ölçüm sorunlarına rağmen, katılımcıların üçte ikisinden fazlası (% 67), veri ve ilgili hizmetlerle ilgili harcamalarını 2015’ten 2016’ya artırdıklarını söylemişler ve 2017’de daha fazla bütçeyi (% 71) öngörmüşler.

IAB-2017-d

Veri kullanıcıları, “yatırım öngörülebilirliğine / hesap verebilirliğe artan önemi” vurgularken, önümüzdeki yıl kurumların veri odaklı pazarlama ve medya girişimlerini yönlendiren temel faktörlerden biri olan “müşterilerimizden gelen talep / ilgi” nin de önemli olduğunu belirtmişler.

IAB-2017-f

Rapor “Söz konusu değişim, firmalar reklam ve pazarlama çalışmalarında verilerin giderek artan bir şekilde kullanımında ustalaştıklarının somut göstergesi niteliğindedir” diyor.

Araştırmayı yapan IAB Veri Merkezi’nin misyonu, kalite, şeffaflık, hesap verebilirlik ve tüketici haklarını korurken reklamverenlerin ve pazarlamacıların veri varlıklarını işlevsel hâle getirmesine yardımcı olmak.

😉

Araştırmanın yanınlanan bölümünü kendiniz okumak isterseniz, şurada.

.

27 January 2017 Friday

Stratejik Ortak

Reklam ajansı ilişkisinin bir tedarikçi ilişkisi olmadığını, tam anlamıyla “stratejik ortaklık” olduğunu savunurum. (Danışmanlık ilişkisinin de aynı şekilde, “stratejik ortaklık” olduğu kanaatindeyim.)

Bir konferansta, bir pazarlama müdürünün “Ne ortaklığı… Yok öyle bir şey. Hisse mi satın almış. Bırakın bunları. Parasını verip iş yaptırıyoruz.” dediğini duydum.

Konferansta dile getiremediğim görüşlerimi burada yazayım.

Bazı pazarlama müdürleri bu tedarikçi kavramını daha ileri götürüyor. Marka iletişimini yapacak ajans seçimini satın alma departmanına bırakıyor.

  • Bir Satınalma görüşmesinde “İletişim satın almak kumaş satın almaya benzemez. Atkısı, çözgüsü, kalınlığı, hammaddesini elleyerek bulamazsınız” demiştim de… Satınalma müdürleri konusunu başka yazıda ele alacağım.

Bence ajansın ortaklığı “hisse almak”tan fazlası. Belki artık Yönetim Kurullarında koltuk işgal etmiyorlar. (Bir dönem o da olurdu ve bazı pazarlama müdürleri bundan nefret etmişlerdir.)

stratejik-ortak

Ne var ki, krizlerde hisse değerleri yerlerde sürünmeye başlayınca “aman yardıma gel” diye önce onları çağırıyorsunuz.

Yangında çağırdığım itfaiye de ortağım mı?” derseniz… itfaiyenin sunduğu gibi hep aynı çözümü hak edersiniz. “Yangından kurtulduk ama su baskınından kurtulamadık” diyenlerden biri oluverirsiniz.

Mutlaka hak ettiğiniz reklamı da alırsınız.

😉

Elbise üreticileri bile artık bez ve fermuar üreticilerini stratejik ortak olarak görmeye başlarken ajansı tedarikçi gibi görürseniz, “platform ekonomisini” size kimse anlatamaz.

Şimdiden çağın gereksinimlerini ıskalamış olursunuz.

🙂