"sigorta" etiketli yazılar:

25 April 2016 Monday

Sıra Kimde

Son zamanlarda, mümkün olduğunca Dijital Dönüşüm konusunda okumaya çalışıyorum.

Bunlardan birinde gördüğüm şekil çok ilgimi çekti. YeniMedya’16 konferansında da kullandım.

diji-donusum

Geleneksel medyanın yeni medyaya nasıl kaybettiğini biliyoruz. Bugünlerde otomobil şirketlerinin değişimini izliyoruz. Ödeme sistemleri de değişiyor.

İngiltere’de hukuk sektöründe 31.000 kişilik azalma olmuş. Sayının 20 yılda yüzbin’i geçeceği iddia ediliyor. Zaten hakimlere dosya taşıyan ve kapıda isim bağıran kişilere gerek yoktu. Ama anlaşılan, dijital dönüşüm daha derin ayıklama yapıyor.

😉

Nicedir kendime soruyorum. Müşterinin ne zaman, hangi gün ve saat kaçta, neredeyken ve yanında kim varken, hangi hava durumunda nasıl tepki vereceğini bildiğimiz ve müşteriye neredeyse gerçek zamanlı erişebildiğimiz bir ortamda (müşteriyle aramızda köprü kuran) reklam ajansının rolü ne olacak?

Yanlış anlaşılmasın, “artık reklam ajansına gerek yok” demiyorum. “IBM bir haftada 3 büyük ajans satın aldığına göre, ajansın sonu gelmeyecek” diye varsayıyorum. Nasıl evrileceklerini düşünmeye ve bulmaya çalışıyorum.

Önümüzdeki birkaç hafta boyunca, reklam ajanslarında çalışan arkadaşlarımı bu konuda sohbet etmek için rahatsız edeceğim.

IBM-2016-02-ikili

Benzer nedenlerle, pazar araştırması yapan şirketlerin nasıl değişeceğini de merak ediyorum. Müşterilerin birey ve toplum olarak nasıl hareket edeceğini biliyorsanız pazar araştırmasından ne beklersiniz?

😉

Uzun bir özgeçmiş hazırlamak yerine Linkedin adresinizi ve sosyal medya profilinizi veriyorsunuz. Firma birkaç tıklamayla hakkınızda derin bilgi sahibi oluyor. Bu durumda İnsan Kaynakları şirketlerine kim başvuracak.

🙂

Nesneler birbirleriyle bağlantı kurarken ve otomobiller şoförsüz olmaya başlarken… en önemli risk olarak bilgi güvenliği ortaya çıkarken… sigorta şirketleri nasıl değişecek?

😉

Daha önemlisi, yukarıdaki sektörlerden birinde değilseniz, szin sektörünüz nasıl değişecek?

🙂

 

 

13 October 2012 Saturday

Gizli Belge

Az önce saat 15.08‘de 444 25 25‘ten arandım. Akbank’ın Dış Aramalar Ekibi’nden Merve hanım ile konuştum.

Tüm kartlarım için geçerli olacak bir sigortadan bahsetti. Malum GSM operatörü ile yaşadıklarım nedeniyle, telefonda söylenilen şeylere inanmıyorum. “Teklifinizi e-posta adresime yazılı olarak gönderin” dedim.

– Onayladığınız takdirde gönderiyoruz” diye yanıtladı Merve hanım.

Ben neyi onaylayacağımı açıkça görmek istiyorum” dedim.

Yine aynı cümleler… Israrım üzerine:

– Onaylamazsanız gönderemeyiz, çünkü resmi belge…” gibi bir şeyler söyledi.

Sonuçta, teklifi yazılı olarak göndermeyeceklerini anladım.

🙁

Akbank,

Eğer müşterine yapacağın teklifin arkasındaysan neden teklifi yazılı göndermiyorsun? Bir şeyler gizlediğini, kötü niyetli olduğunu düşündürecek hareketleri neden yapıyorsun?

Bankaya ve bankacılığa yakışıyor mu?

🙁

10 October 2010 Sunday

Efsane ekibin İzmir Kadrosu

İzmir Ekonomi Üniversitesi’ndeki e-Tohum kampı toplantısından sonra, efsane ekibin İzmir kadrosu ile bir araya geldik. (e-Tohum’daki konuşmamdan sonra bahsedeceğim.)

Blogumu okuyanlar bilir. Benim için efsane ekip, Yapı Kredi Bankası’ndaki Satış Ekibi’mdir. Bizden sonra gelen 2 bankanın toplamından daha fazla pazar payı elde etmiştik. Perakende bankacılıkta böyle bir pazar payını bir daha hiçbir banka görmedi.

Bununla yetinmediler. O 20 kişilik ekip, 400 küsür banka şubesinin 2½ yılda sattığı sigortayı bir yılda satmıştı. Üstelik prim de almıyorlardı. Çalışsalar da çalışmasalar da aynı ücreti alırken, rekorlara imza attılar. (Başarıyı prim, ücret, koltuk, araba, unvan… gibi maddi dayanaklara bağlayanların kulakları çınlasın.)

Aradan 20 yıla yakın süre geçti. Ekibin İzmir kadrosu (soldan sağa  Halim Subaşı, Soner Özsöz ve Arzu Bankacı) ile dün akşam yine bir masanın etrafında buluşuldu.  Benim sert patronluğum, ekibin saymakla bitmez başarıları, karşılaştığımız ilginç olaylar yeniden hatırlandı.

Şimdi herkes ayrı yerlerde, ama bir araya gelince hepimiz mutlu olduk, keyiflendik. Geç saatlere kadar oturduk. Ekip olmanın güzelliği bu.

😀