"sorumluluk" etiketli yazılar:

05 October 2011 Wednesday

Yanlış iletişim

Bu sitenin okurları “5 ağaçlık orman” yazısını hatırlayacaklardır.

İş Bankası 81 ilde 81 orman için her 100 beğen (like) karşılığında bir fidan dikiyormuş. “Sanal tarlada değil, gerçek fidan” diyerek, gerçekçiler oyuncuları uyardı.

diye kampanyayı anlatmış, 21500 “beğen”karşılığında hepi topu 215 ağaç olduğunu, 81 ile bölünce 3 ağaç bile olmadığını hesaplamış ve “Ancak salıncak, hamak… İyi uykular İşbankası, iyi uykular SMU’lar” diye yazmıştım.

;-)

İş Bankası’nın iletişim yöneticilerinden biri aradı. Bana projeyi anlattı.

  • 1 milyona yakın fidan dikmişler. Bunları sadece fidan olarak bırakmayıp, orman durumuna gelmesi için gerekli önlemleri de alıyorlarmış. Projenin tamamında 2 milyon fidan olacakmış.

Ona sordum. “Madem öyle, neden “100 beğen için bir ağaç” yerine, her beğen için bir ağaç demiyorsunuz. Neden beleşcilik yapıyorsunuz?”

Doyurucu bir yanıt alamadım. Projeyi anlatmak için beni aramak yerine, doğru iletişim yapmalarını önerdim.

:-(

İş Bankası’nın iyi yaptığı konuyu duyurayım ve sorayım. Sizce neden beleşcilik yapılıyor?

.

25 May 2011 Wednesday

İşletme ve yönetim

Bizde işletmecilik adı altında yönetim dersleri verilir. Oysa işletme (business) ile yönetim’i (management) tamamen ayrı iki konu olarak görmedikçe bazı sorunları çözemeyiz.

:-D

KOBİ’lerin büyük çoğunluğu işletme sorunları ile yönetim sorunlarını karıştırır.

Yönetilen ile yöneteni karıştırmak… Aslında at ile jokeyi, araba ile şoförü karıştırmak gibi. Kötü sonuç elde edince şoförü kovmak yerine, arabayı değiştirmek gibi…

Neden öyle oluyor derseniz… Bir çoğunda şoför kendileri de ondan.

:-P

:-D

03 May 2011 Tuesday

Sony olayı ve Gima

Dünkü gazetelerin çoğunda “Sony özür diledi” haberi vardı.

Sony nin ikinci adamı Kazuo Hirai “Datalarını tehlikeye attığımız, endişelendirdiğimiz ve rahatsızlık verdiğimiz tüm kullanıcılarımızdan özür dileriz” diyerek geleneksel Japon selamı ile eğilirek kullanıcılardan özür diledi.

Bir başka haberde Hacker’ların Sony’nin PSN oyun ağından çalınan 2 milyonun üzerinde kredi kartı şifresini 100 bin dolara satılığa çıkardığı iddia edildi.

:-P

Mayıs 2006’da benzer olay Gima’nın başına gelmişti.

Haber şu şekildeydi:

Gima mağazalarında kullanılan kredi kartlarının kopyalandığının tespit edilmesi, market yetkilileri ve bankaları alarma geçirdi. Market yöneticileri, kopyalama işleminin nasıl gerçekleştiğini tespit etmek üzere çalışmalara başlarken, bankalar da Gima’da kullanılan kartları inceleme altına aldı. Olay çok yönlü olarak soruşturulmaya başlanırken, hiç bir müşterinin mağdur edilmeyeceği mesajı verildi. Ancak bu olay müşteriyi memnun etmek için toplanan CRM (Customer Relationship Management-Müşteri İlişkileri Yönetimi) bilgilerinin ne kadar güvenli saklandığı konusunu gündeme getirdi.

Her 2 olayda da şirketler hemen sorumluluklarını üstlendiler ve müşterilerin mağduriyetinin şirketler tarafından önleneceği duyuruldu. Gereği de yapıldı.

:-D

Ne var ki, Gima olayı Türkiye’de kredi kartı sistemlerinde bir dönüm noktası oldu.

Gima’nın kart bilgilerini CRM amaçlı olarak saklamak istemesi ve tedbirsizliği, kötü örnek olarak gösterildi. POS cihazları dışında kredi kartı işlemi yapılmasını engellendi. POS cihazlarına ihtiyaç duyurmayacak ve çok daha ucuza mal olacak çözümlerin geliştirilmesi de yasaklandı.

Bu durum, ortak POS kullanımına dahil olamayan küçük bankaların kendi kartları ile var olmalarını zorlaştırdı. Büyük bankaların Bonus, World, Maximum gibi sistemlerinin altına girmek zorunda kaldılar.

;-)

Nereden nereye… Bir firmanın sorumsuzluğu, onlarca küçük bankanın pazarda var olmasını zorlaştırdı. Tüketiciyi büyük bankaların eline bıraktı. Türkiye’nin ithal POS bağımlılığını artırdı. Milyonlarca doların yurt dışına gitmesine neden oldu.

Bu arada, müşterilerin görünürdeki mağduriyeti engellendi… Görünürdeki…

:-P