"Taksitcard" etiketli yazılar:

28 October 2010 Thursday

Öncelik

Taksitkart’ı çıkardıktan sonraki günler. Henüz o bankadan kovulmamışım.

Başka bankadan güzel bir teklif geldi. Eve gidince eşime anlattım. Şartları söyledim. “Ne dersin, oraya geçmeli miyim?” diye sordum.

“Gözlerinde Taksitkart’ı bana ilk anlattığın zamanki pırıltıyı görebileceksem, oraya geç. Aksi koşulda değmez” dedi.

:-D

26 July 2010 Monday

Başarının arkasında neler var?

Girişim başarılı olmayınca yöneticiliğe başlayan bir arkadaşın sorusu oldu. Girişim / Yönetim arasında kalmak üzerine yazdım.

Sonra, eksik bilgi verdiğimi düşündüm. 30 yılı aşkın profesyonel yaşamda, başarılı olduğum kadar başarısızlıklarım da olduğunu yazmalıydım. 

Dengeyi tamamlamak için benim dışımdaki başarı etmenlerini yazmaya karar verdim.
:-P

Danışmanlık şirketinde yabancı amirlerle anlaşabildim, ama Türk patrona uyum sağlayamadım.

Küçük bir deniz acenteliğine girdim. 1.5 yıl sonra gelirlerin %70′i benim satış faaliyetlerimden geliyordu. Türkiye’nin 4′üncü büyük acentesine geçtim. 6 ay sonunda kaçtım.

Büyük bir bankada, yeni kurulan satış ekibi ile %45′e yakın pazar payı elde ettik.

Çok küçük bir leasing firmasında birkaç ay içinde eskisinin 6 katı ciroya ulaştık. Genel Müdür değişti. Kovuldum.

Türkiye’nin en büyük özel sermayeli leasing şirketinde danışmanlık yaptım. Genel Müdür “beklediğinden çok daha iyi” olduğunu defalarca söyledi.

Büyük bankaya geri çağırıldım. Taksitkart’ı çıkardım. İç savaşta konumlanamadım. Kovuldum.

Orta ölçekli bankada “Türkiye’de ilk defa…” denecek projelere başladım. Amirim değişti. Kovulmadan önce ayrıldım.

Küçük bankada Ürün Geliştirme‘yi üstlendim. Geldiğimde 3 – 4 temel perakende bankacılık ürünü vardı. 2 yıl içinde büyük bankalardaki tüm ürün yelpazesine ulaşmıştık. Birçok da “Türkiye’de ilk defa…“lar hayata geçti. Patron değişti. Yabancılar geldi. Kovuldum.

Büyük perakendeci bir şirkete bilgi yönetimi (knowledge management) ve CRM projesi yapmaya gittim. Amir değişti. Türkiye’nin en gelişmiş sadakat kartını yaptım. Proje hayata geçti. Daha fazla dayanamadım. Ayrıldım.
:-P

Başarılarımı başarısızlıklarımla karşılaştırdım. Çıkarımlarım şöyle:

Ölçek etmen değil: Büyük şirketlerde de, küçük şirketlerde de her iki yönü  yaşamışım.

Sektör de etmen değil: Deniz acenteliği, banka, leasing, perakendecilerde her iki yönü de yaşamışım.
:-P

Başarımın amirime bağlı olduğunu anladım.

Bana güvenildiğinde, yeterli saha verildiğinde, projelerim desteklendiğinde ekibimi kendi şirketim gibi yönetiyordum. Her seferinde başarılı oluyordu.

Bağlı olduğum kişi beni gereksiz sürtüşmelerden uzak tuttuğunda, işime odaklanmama izin verildiğinde şirkete milyonlarca dolar kazandıran işler, yenilikler ortaya çıkıyordu.
:-)

Bu nedenle birçok sohbette şunu söylemişimdir.

Profesyonellik, tek başına icra edilen bir iş değildir.
:-P

21 May 2008 Wednesday

Advantage kartın 10. yılı

Dün, 20 Mayıs Salı akşamı Advantage kartın 10. yılı dolayısıyla davetli olarak Kylie Minogue konserini izledim.

Konseri izlerken şunları düşündüm.

Türkiye’nin ilk “çok markalı” taksitli kartı olan Taksitcard’ı Advantage’dan 2 ay önce çıkarmıştık. Üstelik arkamızda, Türkiye’nin en büyük perakende bankası vardı.

Taksitcard reklamları TV’lerde gösterilmeye başlandığı gün o bankadan kovulmuştum. Ertesi gün İstanbul’daki tüm billboard’lar, otobüs durakları, reklam panoları üzerinde adımın yazılı olduğu Taksitcard görselleri ile kaplanmıştı. Artık işsiz olduğum için, gün içinde rahatca gezebilirdim. Board’ların önlerinde ismimi parmağımla göstererek fotoğraf çektirdim.

Banka, önce taksitli işlemlere sırt çevirdi. Çok sonra, 1 Nisan 2004’de tüm kartlarını taksitli uygulamaya geçirdi.

Bugün, Türkiye’deki bütün kredi kartları taksitli işlem yapıyor. Bugün, Advantage kartın 10. yılını kutluyoruz. Bugün Taksitcard piyasada yok.

Piyasaya ilk giren olmasına rağmen, neden Taksitcard diye bir marka yok diye soruyorsanız… Vizyon eksikliği ve yönetim beceriksizliği diye yanıtlayabilirim.