"Theodore Levitt" etiketli yazılar:

03 September 2016 Saturday

Yenilikçilik Kültürü

Bu günlerde, dijital dönüşüm konusunda çalışmalar yapıyoruz.

Çalıştaylardan birinde, genç arkadaşımız şikayet etti: “Bizim şirkette öneri yarışması vardı. Benim fikrim birinci geldi. Ama sonra kimse ilgilenmedi. Rakibimiz aynısını yaptı. Biz geride kalmış olduk“.

Genç arkadaşa göre bu durumun büyük suçlusu şirketin yönetimiydi. Kendisinin hiç kabahati yoktu.

SB-14-düsünme

O ortamda, aklımdan geçeni söylesem gerginlik olacaktı. Zaten fikir öldüren adam diye adım çıkmış. Ses çıkaramadım.

Ama burada görüşlerimi paylaşayım. (Aslı bana değil, Theodore Levitt‘e ait. “Yaratıcılık Yetmez” isimli makalesinde şunları vurgulamış)

…..Yaratıcılık – fikirler oluşturmak – nispeten kolaydır. Yenilik – onları yaşama geçirmek – çok daha zordur”.

…..En kötüsü, inovasyonu yaratıcı kişilerin eline bırakmaktır

…..Güçlü bir yeni fikir şirket içinde hiç kullanılmadan, yıllarca ortalıkta dolanabilir; bunun nedeni o fikrin erdemlerinin fark edilmemesi değil, onu sözden eyleme dönüştürme sorumluluğunu kimsenin üstlenmemesidir

…..Büyük özel şirketlerde yaratıcılık ve yaratıcı insan eksikliği gerçekten de çok azdır. Esas sorun, kendilerine yaratıcı denilen insanların çoğu zaman esas meselelere el atma sorumluluğunu başkalarına havale etmeleridir. Bu kişilerin kafalarında birçok fikir vardır, ama işin peşini iş dünyasına özgü biçimde kovalama anlayışları çok kıttır. Sahip oldukları fikirlere kulak verilmesini ve denenmesini sağlayacak doğru çabayı göstermezler.

…..Bir fikir önerenin göstermesi gereken sorumlu davranış, bu öneriye maliyet, risk, insan gücü, zaman, hatta belki o fikri hayata geçirmesi gereken özel bazı kişiler bakımından en azından birtakım asgari ipuçları (benim katkım: fikrin hayata geçirilmesi için gerekli aşamaları ve süreç tasarımı, SWOT analizi, rakiplerin ve benzer uygulamaların ülkede ve dünyadaki durumu, yasal ve sosyal çevrenin etkileri / etkileşimi, temel performans göstergeleri, olası gelir/gider tablosu, şirket alt-yapısında neleri değiştireceği, mevcut hangi uygulamaları kullanacağı, vs.) eklemektir.

Bunları (ve biraz daha fazlasını) daha önce birkaç yazıda [1] , [2] , [3] , [4] , [5] , [6] , [7] , [8]  yayınlamıştım.

😉

Bence inovasyon ile fikir ishalini karıştırmamalıyız. Bir kişi, kendi fikrini haklı ve değerli kılmak için gerekli çabayı gösteremiyorsa, başkasından o fikre saygı beklemesi abestir.

Ne yapsam… İnovasyon Kültürü diye bir ders mi açsam?..

😉

Resim Strategy & Business’in twitter sayfasından alıntıdır.

11 April 2009 Saturday

Pazarlama Miyopluğu

Bugünün yazısı tamamen alıntı. Theodore Levitt’in 1960’da Harvard Business Review’da yayınladığı Pazarlama Miyopluğu (Marketing Myopia) makalesinin çook kısa özeti.

Son günlerde bu makaleden çok bahsettim. Önemli… Dünyada en çok alıntı yapılan makaledir.  Düşünün ki milyonlarca kez alıntı yapılmış, milyonlarca kez bu kavramdan bahsedilmiştir. Bir çoğunuz biliyordur. Ola ki okumaya fırsat bulamayanlarımız da vardır. Bu nedenle kısa bir özet vermek faydalı.

Pazarlama Miyopluğunun örneklerinden biri hepimize aşina.

  • Hollywood yıllar önce kendi iş kolunu “sinema için film yapmak” diye tanımlamıştı. Dünyada TV öne çıkmaya başlayınca, ciddi bir krize girdiler. (Benzer durum Türkiye’de, Yeşilçam’da da olmuştu.)
  • Bu krizi Hollywood (ve Yeşilçam) nasıl aştı biliyor musunuz? Yıllarca rakip olarak tanımladığı TV için film yaparak. Yani Hollywood (ve Yeşilçam) asıl işinin “eğlence üretmek” olduğunu anlayamamıştı. Öğrendikten sonra krizden kurtuldu.

Bazı sektörler, bazı şirketler, bazı kişiler kendilerinin temel faaliyetini yanlış tanımladıkları için krize girerler. Bu dar görüşlüğe, Pazarlama Miyopluğu adı veriliyor.

Gelecekte bir çok örnek vereceğim.

🙂

Pazarlama Miyopluğu konusunda güzel bir videoyu şuradan izleyebilirsiniz.

🙂

20 December 2008 Saturday

Yenilikçilik ve fikircilik… (5)

“Fikir aklınıza gelince, yok edilmemesi için ne yapmalısınız” sorusunun yanıtını, “Burak Büyükdemir e-Tohum sunumlarında size ne söylüyorsa, aynısı” diye yanıtlayabilirim.

Zaten Theodore Levitt de “Yaratıcılık Yetmez” isimli makalesinde benzerini söylemiş. İşte onun cümleleri ve benim katkılarım

“Bir fikir önerenin göstermesi gereken sorumlu davranış, bu öneriye maliyet, risk, insan gücü, zaman, hatta belki o fikri hayata geçirmesi gereken özel bazı kişiler bakımından en azından birtakım asgari ipuçları (UÖ katkısı: fikrin hayata geçirilmesi için gerekli aşamaları ve süreç tasarımı, SWOT analizi, rakiplerin ve benzer uygulamaların ülkede ve dünyadaki durumu, yasal ve sosyal çevrenin etkileri / etkileşimi, temel performans göstergeleri, olası gelir/gider tablosu, şirket alt-yapısında neleri değiştireceği, mevcut hangi uygulamaları kullanacağı, vs.) eklemektir.

CRM şart mıdır?”ın yorumlarında yazdım. Öncelikle senin fikrini hayata geçirme erkinde olan kişinin sana, “bu projeyi kendin için değil, şirket için yaptığına” beyniyle ve kalbiyle inanması gerek. Onun inanması ve sana güvenmesi için zaten sen, her damarına, her sinir ucuna kadar inanacaksın. Başarısızlık olduğu takdirde, taşın altında küçük parmağının değil de kellenin (hatta öz-benliğinin) olduğunu ispatlayacaksın. Bunu da yukarıda saydığım işleri yaparak kanıtlarsın.

Fikrine sahip çıkmaya hakkı olan kişi, “saldım çayıra, Mevla’m kayıra” demez, diyemez.

Bunları yapamıyorsan ne mi yapacaksın. “Neden benim fikrim beğenilmiyor”, “neden beni ciddiye almıyorlar” demeyeceksin.

Seth Godin yazdı. “Bari blogunda yayınla”… Belki hak iddia edemezsin. Ama hiç değilse, “herkeslerden önce benim aklıma gelmişti” diyebilirsin.