"toplantı" etiketli yazılar:

19 April 2010 Monday

Masa başı işi

Genç arkadaş, birkaç saattir koltuğunda oturmuş çalışıyordu.

“Ahhhh, belim ağrıdı…” diye seslendi. Sonra bana sordu: “Yok mu şöyle gezmeli bir iş?…” Yanıtımı beklemeden de ekledi “Ama kapı kapı dolaşmak olmaksızın…”

:-P

30 yıl önce en yakın arkadaşlarımdan biri, “Masa başı iş istemiyorum. Sıkılırım…” demişti.

Babası da şirket içinde kademeler arttıkça, zaten masa başı olacağını anlatmaya çalışmıştı. Üstelik, saatler süren toplantılar olmaya başlar… Canın sıkılınca yürüyüp yerine de dönemezsin…

Genç arkadaşa aynı sözleri ettim. Ben de sürekli oturmaktan sıkılırım. Arada bir şirket içinde dolaşıp, sonra çalışmaya dönerdim…

:-P

Benim önerim şu… Sürekli aynı yerde ve aynı şekilde oturmak zorunda değilsiniz. Arada bir kalkın, dolaşın… Bacaklarınız, kollarınız açılsın…

Ama görevinizi yapın… İşinizi zamanında bitirin. Çıkıp dolaşmaya da zaman kalsın…

:-P

05 April 2010 Monday

Dinlediklerim – soramayanlar

İzlediğim etkinlikleri, sahnedekileri “Dinlediklerim” başlığı altında yazmaya çalışıyorum.

Sahnedeki kişilere soranları da yazmak istedim.
;-)

Sahnede bir iş adamı, üst düzey yönetici veya girişiminde başarılı olmuş kişi varsa, hep şu soru gelir:

İyi fikirlere yatırım yapıyor musunuz?

Konuşmacı az önce “herkesin fikirleri olduğunu, adanmışlık ve çabanın daha önemli olduğunu, param olsa diye düşünmenin yanlış olduğunu” söylemiş de olsa… Hatta “bu şekilde başlıyorsanız, başarısızlık size daha yakın” dese de bu soru gecikmez.

Arkadaş konuşmayı hiç dinlememiş, soru için sıranın kendisine gelmesini beklemiştir. Konuşmacıdan alacağı tüm dersleri de ıskalamıştır.

Dinleme eğitimi mi vermeli acaba?..
:-P

Genç arkadaş söz alır. Önce dakikalarca açıklama yapmaya başlar.

Üniversiteyi bitirmiştir. Master yapmaktadır. Risklerin her türlüsünü öğrenmiştir. Eskiden daha az okul olduğundan insanlar daha cesurdur. Oysa şimdi ise okulların sayısı da artmıştır. (Bu şekilde uzar gider.) Sonuçta insanlar riskleri daha fazla umursamaktadır. Dolayısıyla artık daha az girişimci vardır. (Arkadaş sözlerini bitirir.)

Konuşmacı “Soru neydi?” demek zorunda kalır. Mecburen soru gelir “Sizce de eğitim girişimciliği azaltmıyor mu?”

“Söylediklerin bir araştırmaya mı dayanıyor, yoksa kendi çevrene dayalı bir gözlemin mi?”

“Aslında… Çevremde…  Kem… küm…”

Gerek rakamlar, gerekse çevremde gördüklerim aksi yönde…” diye devam eder konuşmacı… “Üstelik kendi işini yönetecek olan girişimcinin finansman, muhasebe, pazarlama konularında bilgili olması gerekir. Eğitimli girişimcilerin daha başarılı olduğu kanaatindeyim.

(Sessizlik)

Kendi kısıtlı görüşünü tek evrensel gerçek zannetme eğilimini nasıl gidermeli…

Hem araştırma yöntemleri, hem de soru sorma eğitimi mi vermeli acaba?..
:-P

04 October 2009 Sunday

Çeşitli cümleler

Hemen her türlü toplantıya, defterim ve çeşitli renklerdeki kalemlerimle girerim. Sevgili Natali Yeşilbahar’ın dikkatini çekmişti. Bir yazı konusu da oldu.

Yanımda defterim yokken de not almak gerektiği oluyor.  Bu kağıtları “kavanoz yöntemi” ile biriktiriyorum. Odamı topladım. Kağıtların üstündeki bazı cümleleri paylaşmak istedim.

  • Kavanoz yöntemi: Daha sonra okumak gerektiğini düşündüğüm notları bir kutuya koyarım. Bir süre sonra, o notları tasnif eder, hangi projelerimde kullanacaksam, o projelerin dosyalarına eklerim.

Bunlar, çeşitli konferanslarda, oturumlarda, panellerde aldığım notlar. Söyleyenleri de kayıt etmişsem, isimlerini veriyorum.
:-)

Pazara girerken onlarca rakip olduğunu biliyorsun. Cesaret gösterip giriyorsun.

Sonra neden cesaretin kayboluyor. Neden aklında, herkesi döven Mike Tyson kalıyor…
:-)

Reklam sanat, yaratıcılık, vb… değildir. Şirketin ömrünü, değerini, karlılığını artırmak için bir araçtır.
:-)

Futbol, asla sadece futbol değildir. Eğlence işinin bir parçasıdır.
:-)

Girişimci kafayı paraya takmışsa, başarısız olma ihtimali %99′dur. (Tümay Asena)
:-)

Tekerleği tekrar keşfetmiyoruz. Çabuk feedback alıp, çabuk düzeltmeye çalışıyoruz. Biz tekerleği Türkiye yollarında gider hale getiriyoruz. (Tümay Asena)
:-)

Normal yaşamda görev tanımının  üzerinde duran adam, zaten girişimci olamaz. (Cenk Angın)
:-)

Yatırımcıya takmak = Yanlış yazılıma takmak  (Cenk Angın)
:-)

İnsan ürün değil, anlam satın alır. Selülit kremi almaz, pürüzsüz popo satın alır.
:-)

Reklama dayalı gelir modellerinden imtina ile kaçının…
:-)

Krizi aşmanın en iyi yolu, kendini müşteri risklerine kapatmak değil, müşteriler ile yakınlaşarak daha iyi değerlendirme ve ayıklama yapmaktır…
:-)

Kriz dönemi = kar değil, değer dönemi…
:-)

Hesap vermemek = Ahlaksızlık
:-)

Dünyanın en güvenilir markası… Arkadaşlarımız…
:-)

Malumat (information) her yerde… Bilgi (knowledge) ise, üreten ve/veya kullanana özgü…
:-)

Kriz ekonomisi için, faaliyetleri mükemmeliyet merkezleri etrafında toplamak gerekir.
:-)

Uzun vadeli başarı, disiplinli beyinlerin disiplinli çabaları ile elde ediliyor. Her ikisinde de disiplin olmalı (Agah Uğur)
:-)