"ünvan" etiketli yazılar:

24 January 2011 Monday

İmza yetkisi

Bireysel Bankacılık yeni kurulurken, şubelerden gönüllüleri çağırmışlar. Aynı şubede yan yana çalışan nişanlı çift de fırsatı değerlendirmiş. Delikanlıyı Satış bölümüne vermişler. Hanım kızımız ise Operasyon bölümüne gitmiş.

Ben Satış Müdürü olunca delikanlı benimle çalışmaya başladı.

:-)

Bir sene sonra kızımıza “2’inci derece imza yetkisi” verildi. Delikanlı soluğu karşımda aldı. “Ben daha kıdemliyim, vb…” birçok bahane saydı.

“Operasyon Bölümü’nde Müdür dışında 2’inci derece imza yetkisine ihtiyaç olabileceğini, ama bizim bölümde buna gerek olmadığını” söyledim.

İmza yetkisi karşılığında yaklaşık 50 TL maaş artışı oluyordu. Onu öne sürdü.

Bunu dikkate aldım. Patronumla konuştum. Tüm ekibe imza tazminatının bir yıllık toplamından fazla tutarda başarı primi verildi. Bizimki yine memnun olmadı.

“2’inci derece imza yetkisi olanlar hava atıyor” dedi. “İmza yetkisi bir ödül değildir. Bankanın işlerinin düzgün yürümesi için gerekli bir uygulamadır.” diye yanıtladım.

“Benim en büyük şanssızlığım, sizin patronum olmanızdır” dedi. “Bölüm değiştirmek isterse yardımcı olabileceğimi” söyledim.

;-)

İmza yetkisini apoletteki yıldız gibi görüyordu. Apolete düşkün olunca… Hep öyle kalır.

Ben tekrarlarım. Sizi köleleştiren patronun değil kendi bakış açınızdır.

:-D

19 December 2010 Sunday

İş / ödül ilişkisi

Bankada motivasyon ödülleri başlatıldı. 6 – 7 ödül vardı.

  • Müşteri odaklılık ödülü,
  • Ekip çalışması ödülü,
  • Liderlik ödülü,
  • ….

(Aklımda kalanlar bunlar. Eski iş arkadaşlarım hatırlatırsa ekleme yaparım.)
:-D

İlk toplantılarda jüriye beni de almışlardı.

Direktör ve üstü düzeyine Liderlik ödülü verilmemesi gerektiğini söyledim. Görevi zaten “liderlik” olanların bu ödülü almasının, motivasyonu artırmayıp azaltacağını söyledim. Daha düşük unvanlara verilmeliydi.

Müşteri odaklılık ödülünü bizim ekibin almasını doğru bulmadığımı da belirttim. Bizim işimiz, kurum içinde müşteri odaklılığı yaymaktı.
:-D

Ben jüriden çıkartıldım. Yönetici Direktör unvanında bir Bölge Müdürü’ne “Liderlik Ödülü” verildi.
:-D

Meraklısına… Ödüller konusunda:

:-D

07 December 2010 Tuesday

Kelimeye saygı

ODTÜ’den mezun oldum. Price Waterhouse’a girdim. Organizasyon Danışmanlığı ekibi yeni oluşturuluyordu. Çömez (junior) olarak işe alındım.

Kanadalı usta David Hill’e bağlı çalışacaktım. O dönem dünyanın en pahalı re-organizasyon danışmanlarından biriydi. Kendisine “Mr. Hill” dememize izin vermezdi, ismiyle hitap ederdik. David’in en küçük çocuğu bile benden yaşlıydı.
:-)

Price Waterhouse sonrası yıllarda uzun süre, en genç müdürlerden biri olduğum için, zaten ismimle sesleniliyordu. Zamanla yaşlandım. “Uğur bey” denilmeye başlandı.

İlk iş tecrübesi, insanın sonraki iş yaşamını belirliyor. Ben de aynısını yapmaya kalkıştım. Aklımda “David” olduğu için, “Bana ismimle seslenin” dedim.
:-)

Hata yaptığımı hemen öğrendim. Birkaç gün önce “gitmişken size de birşey getireyim mi?” diyen eleman, “fotokopiye gidiyorsan, şunu da çeksene” demeye başlıyor.

Ben David’e adıyla seslensem de saygımı eksik etmezdim. Ama eleman insana, bilgiye, tecrübeye, hatta unvana değil kelimeye saygılı…

Bana yeniden “bey” demeye başlayınca, düzeldi.
:-)

Notlar:

:-)