"ünvan" etiketli yazılar:

22 October 2010 Friday

Unvan ve lakap

Bir unvanı vardır. Müdür, Direktör, Bölüm Başkanı, Başhekim, Ana Bilim Dalı Başkanı, vb… Bir de yıllardır bilinen söylemleri ve duruşu…

Yönetim değişir. Aynı unvanı sürdürmek, hatta terfi etmek ister. Yılların söylemlerini değiştirir. Yeni gelenlere yaranmak için eski duruşunda olanları eleştirir, hatta arkadaşlık etmez.

Belki 3 – 4 yıl daha unvanını sürdürür. Ama bir de lakabı olur. “Yalak”, “Fırıldak”, “Dönek”, vb… Bu lakap, ömür boyu kalır.
;-)

Dün genç arkadaşlarla sohbet ettik. “İnsan ömrünün uzunluğunu dikkate alın” dedim.

“Bir firmada veya koltukta 3 – 4 yıl daha kalmak için, ömrün geri kalanında olumsuz anılmaya değmez.”
:-D

Karikatür Selçuk Erdem‘e aittir.

26 September 2010 Sunday

Ben garson değilim

Arkadaşlarımız bizim oralara geliyorlarmış. Aradılar. Yarım saatlik bir sohbet zamanımız vardı. Hemen yakınımızdaki yerel tatlı gıda zincirlerinin birinde buluştuk.

Dükkanın iç dekorasyonunu yenilemişler. Süslü bir menu hazırlamışlar. Resimler insanın iştihasını artırıyor.

Son zamanlarda atak yaptığından bahsettik. Kimi dükkanları çok genişletmişler. Pek kurumsal kimlik kalmamış. Ama anlaşılan durumları iyi… diye konuştuk.

Yanımızdan geçen bir görevliye, “sipariş verelim mi?” diye sorduk. “Ben garson değilim” bakışı ile birlikte öyle “Bir dakika” dedi ki… Yaramaz çocuğuna “dur bir dakika” der gibi… Gitti, kasaya geçti.

Eldeki bu” dedik.
:-D

Rixos’da yanınızdan geçen komi, garson, şef, hatta başka bir görevli hemen masadaki boşları alıveriyor. Hepsinden üst olan, ortamı denetlemekle görevli olan kişinin bir masaya hizmet ederken, gözleriyle garsona diğer masayı işaret ettiğini defalarca izledim.
:-D

Dalaman Havaalanında bir ailenin işlettiği kafeterya var. İki cici (sanırım büyüğü 12-14, küçüğü 8-9 yaşlarında) kız çocuğunun, oradan yüzünüzde gülücükle ayrılmanız için verdiği mücadeleyi görün.
:-D

Sonra da yerel gıda zincirinin bir dükkanında çalışan bu arkadaşa, hizmet sektöründe en zayıf halkanın tüm kalitenin belirleyicisi olduğunu anlatın.
:-P

20 August 2010 Friday

Gizlilik sözleşmesi

Çalıştığım şirketi yabancılar satın aldıktan sonraydı. Uluslararası bir proje için Anvers’e çağırıldık. Her ülkeden 2 – 3 kişi ve Genel Merkez’den 5 – 6 kişi büyük bir masa etrafında toplandık.

Toplantı başladı. Herkes sırayla kendisini  tanıttı. Sonra toplantıyı yöneten kişi herkese 2 sayfalık bir belge verdi. Bir gizlilik sözleşmesi. İçinde her şey var. “Bu proje ile ilgili olarak rüyanda bile konuşamazsın” gibilerden…
:-P

“Bunu imzalamak istemeyenlerin toplantıyı terketmesi gerekir” dedi.

Toplantıyı yönetenin de amiri olan kişi de oradaydı. Ayağa kalktı.

“Az önce dinlediğim kadarıyla bulunduğunuz unvan düzeyine göre, bunu imzalamak istemeyenlerin sadece toplantıyı değil şirketi de terketmesi gerekir” dedi.

Bence de haklıydı.
:-P