"ürün geliştirme" etiketli yazılar:

02 August 2016 Tuesday

Silo ve Müşteri

Bir eğitimde müşteri ihtiyacından ürünün oluşturulmasına ve piyasaya duyurulmasına kadar ulaşan süreci işliyorduk.

  • Pazarlama süreçleri, tıpkı yapboz gibidir. Bir yerde yanlış yapar ve düzeltmeden devam ederseniz, sonunda elinizde koca bir HİÇ olmasını sağlar. Eğitimin amaçlarından biri, tüm etkileşimli olguların bir arada düşünülmesini sağlamaktı.

Eğitimdeki gruplardan biri, yaşlılar için yaşam tarzı paketi oluşturmayı düşündü. Paketin bileşenleri oluşturuldu, nerelerde duyuru yapılacağı, müşteriye nasıl ulaştırılacağı tartışıldı. İşin konumlandırma aşamasında “Hedef kitle sade, yalın, kolay olmasını ister” noktasında kilitlendiler.

Sade ve yalın iletişim diye söylemesi kolay ama, bizim şirkette Hukuk departmanı kesinlikle buna izin vermez” dediler.

Bu yakarış, “müşteri odaklı düşünme”nin temelinde neden SİLO sisteminden uzak olmak gerekir konusunda örnek gibi oldu.

Fast-Co-9-silo

  • Ben uzun zamandır bazı şirketlerde Pazarlama’nın Hukuk’a kurban edildiğini [1] , [2] söylüyorum. Dilbert’in bir cümlesiyle “Hiçbir iyi pazarlama projesi, Hukuk’un hemen kabul edeceği kadar risksiz değildir.”

Hukuk departmanları “bizim sözleşmemiz budur” demek yerine, hedef kitleye göre sözleşme düzenlemek için tedarikçi değil takım arkadaşı olarak çalışmayı öğrenmezse; IT ekipleri sorunları birlikte çözmek yerine “İş isteğinizi gönderin. Biz değerlendirelim” derlerse… müşteri deneyimi ürünlere ve hizmetlere yansımaz.

Dijital dönüşümü rüyamızda bile göremeyiz.

😉

04 March 2016 Friday

İhtiyaç’tan Fikir’e

İstanbul Bilgi Üniversitesi MBA Programında Mine Könüman ile birlikte verdiğimiz Ürün Geliştirme derslerinde ilk olarak müşteri ihtiyacının saptanması ve bunun önce fikire sonra da ürüne dönüştürülmesini işleriz.

Şurada ihtiyaçtan yola çıkılınca ortaya çıkan farklı merdivenleri görebilirsiniz.

merdivenler

Bazıları müşteri ihtiyacını saptama konusunu aşırı noktada değerlendirebilir.

AliSABANCI

Böyle durumlarda, müşteri tepkisini de hatırlamak gerekir.

nereye-sicacak

Her zaman söylerim. Fikirlerinizi müşteri deneyimleriyle sınamanız gerekir.

😉

EKLEME:

Sosyal mecralarda yayınlanan bazı “beceriksizlik örneği merdivenler“i de buraya ekliyorum.

meridien-4

Bu resmin üstünde “Dördüncü basamakta bir mucize gerçekleşiyor ve tekerlekli sandalyeyi bırakıp yürüyorsunyazılı

🙁

merdiven-4

Bu resmin altına “Bu merdivenin yanındaki “bilmemne şeyşisi” nedir abicim? Engellileri daha da engellemek için yapılmış bir şey midir? Bu açı nedir? ” diye yazılmış

😉

 

 

 

05 January 2016 Tuesday

Çevre Etkisi

Biricik kızı psikoloji bölümünden mezun olmuş.

Bizimki kız babası. Bambaşka bir şeydir baba-kız ilişkisi. Çevresi de geniş. Elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmış. Kızına, Bağdat Caddesi’nde havalı bir yer açmış. İyi de kira ödüyormuş.

Aradan 10 ay geçmiş. Hiç gelen olmamış. (Tekrarlıyorum hiç = sıfır).

psikoloji

Pazarlama dersinin bittikten sonra bir sohbette, “ne yapılmalı” diye soruldu.

Derste anlatılanları referans vererek, çözümü “Hatırlarsan şu konuda şöyle demiştik, burada bunu anlatmıştık” diye soran arkadaşın kendisine buldurmaya çalıştım.

Çevre ve yer seçimi arasında doğrusal ilişki olmadığını anlatmaya çalışırken, “Manav mı bu?” diye sordum, “Bağdat Caddesi’nde herkesin psikolojisi düzgün mü?” yanıtını aldım.

🙂

Dersi birlikte verdiğimiz Mine Könüman ile kahve içmeye oturduğumuzda olayı anlatmaya başladım.

Daha “Kızına Bağdat Caddesi’nde havalı bir yer açmış” der demez, Mine “Kimse gelmez ki” deyiverdi.

psikoloji-Erdil-470

Bu vakadan alınacak çok ders var:

  • Çevrenin en işe yaramadığı konulardan biri “psikolog”. Kaç kişi yakın arkadaşının kızına her şeyini anlatmak ister ki?
  • Müşteri deneyimini sıfır noktasından başlayıp bitişine kadar belirlese bu hatayı yapmaz. Deneyimi dükkanda başlayan ve biten bir süreç gibi tanımlarsa “Bağdat Caddesi’nde havalı bir yer” açar.
  • “Bağdat Caddesi’nde havalı bir yer” açıp 10 ay boyunda ciddi kiraları ödemeden önce, Mine Könüman gibi (daha problemi söylemeden, durumu anlayan) bir pazarlama uzmanına danışmayı akıl etmez. Alacağı 2 tane yarım günlük danışmanlık hizmetinin, belki de 40 – 50 katını kira diye birilerine öder.

Şahsen, pazarlama dersi vakasını ürettiği için kendisine teşekkür ediyorum.

Karikatür, Erdil Yaşaroğlu‘na aittir.
Resim şuradan alıntıdır.