"usta" etiketli yazılar:

02 May 2012 Wednesday

Uzmanlık / tanım

Devrim Demirel son zamanlarda blogunda sıkça güzel yazılar yayınlıyor. Bunlardan biri de Uzmanlık değerlidir adındaydı.

Twitter’da Devrim’e sormuşlar “uzmanlık nedir?” diye. “@ugurabi den bu konudaki yazıyı bekliyoruz” cümlesiyle topu bana atmış. Daha önce uzmanlık konusunda birkaç kez yazmıştım.

Nicedir aklımda bir şeyler daha yazmak vardı zaten. Ama öylesine olmaz. Madem benden bir tanımlama istendi…

Düzgün tanımlama konusundaki hassasiyetimi ve kavramların yanlış kullanılmasından hoşlanmadığımı birkaç kez ( [1] ve özellikle [2] ) yazmıştım.  Bu nedenle Türkçe ve İngilizce kaynaklara baktım.

Türkçe vikipedi’de uzman diye arayınca şu çıkıyordu.

Demek ki ülkede uzman deyince akla bunlar geliyormuş. Beni tatmin etmeyince İngilizce kaynakları okudum. Wikipedia‘da:

  • An expert is someone widely recognized as a reliable source of technique or skill whose faculty for judging or deciding rightly, justly, or wisely is accorded authority and status by their peers or the public in a specific well-distinguished domain. An expert, more generally, is a person with extensive knowledge or ability based on research, experience, or occupation and in a particular area of study.

www.businessdictionary.com‘da ise:

  • Professional who has acquired knowledge and skills through study and practice over the years, in a particular field or subject, to the extent that his or her opinion may be helpful in fact finding, problem solving, or understanding of a situation.

diye yazıyordu. Birçok başka tanıma da göz attım.

Bütün tanımlarda şu 2 ortak nokta var:

- belirli bir konuda
- kazanılmış yoğun bilgi ve beceri birikimi

  • Zaten Devrim Demirel’in yazısı da bu 2 kavrama işaret ediyor. “Her konuya atlamayın. Belirli bir konuda bilgi birikiminizi artırın” diyor. Galiba son yazısı Girişimcinin B planı olmamalı da bu konuyu vurguluyor.

Bunun dışında şu kelimeler de sıkça kullanılmış:

  • tecrübe
  • güvenilir kaynak olması
  • aynı meslekten başkaları tarafından da kabul edilmiş olması

Özetlersek, öncelikle konunun sınırı olması gerek. Genel uzman olunmuyor.

Sonra da bu birikimin bilerek (bilinçli bir çaba ile) kazanılması gerek. Tesadüfen uzman da olunmuyor.

Başkaları tarafından kabul görmesi de gerek. Kendi kendine uzman da olunmuyor.

:-P

Bu konuda yazacak daha çok şey var.

;-)

22 January 2011 Saturday

En iyi CRM yazılımı 2

Sevgili Ahmet Kırtok‘un twitter kaydında gördüm.

İş’te Kaynakİş hayatı soru ve cevap kaynağı isimli sitede  “CRM Yazılımları ve tavsiyeleriniz” diye sorulmuş.

Geçmişte bu konuda çok yazdım.

Bazıları şöyle:

:-D

Tekrarlıyorum. Bana “CRM yazılımlarının en iyisi” sorulduğunda, karşıt soru ile yanıtlarım. “En iyi araba hangisidir?” Çoğunluk Ferrari veya Porsche der. Ben yine sorarım. “Ferrari ile Karadeniz yaylalarına çıkabilir misin?”

Aracın en iyisi kullananın kim olduğuna, ödeyebileceğiniz paraya, gideceğiniz yere ve o araçla ne yapacağınıza bağlı olarak değişir.

CRM yazılımı seçmeden önce yapılması gereken birçok zorunlu hareket vardır. Bunları yapmadan yazılım seçenler, yazılımı kendilerine uyduracaklarına yazılıma uymaya çalışır. İş yapış yöntemlerinden iletişim bçimlerine kadar her şeyi değiştirirler. Sonra da yazılımı beğenmezler.

Unutmayalım. Yazılım bir amaç değil, sizi hedefinize taşıyacak bir araçtır.

:-D

15 October 2010 Friday

Uzmanlık

Efsane ekibin İzmir kadrosu ile buluştuğumuzda Halim Subaşı hatırlattı. Yıllar önceye ait bir anı.

Bankanın POS cihazını vermediğimiz yemek, giyim, vb…. dükkanı kalmamış.  Pazarı genişleteceğiz. Sanayi bölgesindeki kaportacılara gitmişler. Bütün gün dolaşmışlar, hiç iş çıkmamış.

Bana söylemişler. Bunun üzerine şu fıkrayı anlatmışım.
:-D

Fransız ressam muhteşem bir at resmi yapmış. Dörtnala koşan bir at. Yeleleri uçuşuyor. Ağzından köpükler saçıyor. Hani neredeyse canlanıp yanınızdan geçip gidecek, ayak seslerini duyacaksınız.  Herkes bayılmış. Gazeteciler resmini çekiyor, insanlar hayranlıklarını belirtiyor.  Övgüler ard arda sıralanıyor.

Kıyafetinden o ortama alışkın olmadığı belli bir adam “Olmamış” demiş.

Herkeste bir tepki… Adama yüklenmişler. Sen kimsin? Resimden anlar mısın? Ne okudun? Ne biliyorsun?

Adam sakince yanıtlamış. “Ben çiftçiyim. Pek okumuş olduğum söylenemez. Resimden de hiç anlamam. Ama attan anlarım ve gem vurulmamış atın ağzı köpürmez.”
:-D