"usta" etiketli yazılar:

31 March 2010 Wednesday

Mutlaka "kan" çıkmalı

Bu cümleyi duyunca aklınıza ne geliyor.
;-)

Genç reklamcı arkadaş anlattı.

Tasarımı yapmış. Ustasına götürmüş. Usta çalışmayı incelemiş.

Bunu müşteri çok beğenir. Ama bize Cannes’da ödül getirmez. Üstüne biraz daha çalış…” demiş masanın üstüne atarken…

Başlık cümlesi veya “Kan çıkarmayacak işleri getirmeyin” genç arkadaşın en sık duyduğu cümlelermiş.

  • Ben söylendiği gibi yazdım. Aslında yazarken Cannes diye yazılmalı… “Cannes”, kan okunur da…

:-P

Karpuzcu da aynı şeyleri söylüyor sanki… “Kan çıkmazsa para yok…”
:-P

Bu vesileyle aklıma geliverdi. Şu KIRMIZI ÖDÜLLERİ var ya…

Acaba kan kırmızısı mı, yoksa Cannes kırmızısı mı?
:-P

18 January 2010 Monday

Babasından öğrendikleri

Genç adamla konuşuyoruz. Şu anda çalıştığı şirketten bahsediyorum.

Şirketteki direktörler, sektörün tanınan ustaları. Bir çok konuda, gençler sormadan onlara yardım ediyorlar. Onlara rağmen…

Size şu konuda yardımcı olayım” diye geliyor tecrübeliler… Üstelik çok yoğunlar… Bunca işin arasında gençlere yardıma çalışıyorlar.
:-P

angerBirçok şirkette nasıl davranıldığını söylüyorum. “Şu hatayı orada yapmış olsaydın, masanın üzerine patronun ayakkabılarını görürdün. “Hangi salak yaptı bu hatayı…” diye ayağını senin masana vurarak bağırırdı.” diye anlatıyorum.

Bizimki inanmıyor. “Niye öyle olsun ki? Herkes bu kadar kötü mü?… ” diyor.

(resim bu linkten alındı)

Soruyorum: “Baban sana nasıl öğütledi. Herkese yardımcı ol. Bildiklerini herkesle paylaş mı dedi?”

“Hayır.” diyor.  “İnsanlar birbirlerinin üstüne basar dedi. Bildiklerini anlatma dedi.”

“Biliyor musun… Herkes baban gibi… Başkalarına güvenmiyor. Kuşku içinde yaşıyor. İş öğretmemeye çaba sarf ediyor. O yüzden bu şirket istisnalardan biri…” diyorum.

Ve tekrarlıyorum. “Hemen herkes baban gibi düşünüyor!.. Herkesi baban gibiler eğitiyor. O nedenle, çoğunluk bir diğerine yardım etmiyor.”
:-P

İşe yarıyor mu… Elbette hayır.
:-(

23 October 2009 Friday

Young Guns (ek)

Bir reklamı izlediğinde “ben çok daha iyisini yaparım” diyorsan, işte sana sözünü kanıtlama fırsatı.

Yaratıcı olduğunu düşünen her 3 – 5 öğrencinin bir araya geldiklerinde ortak hayali “Bir şirket kuralım. Millete gösterelim reklam nasıl olurmuş”. Bu hayalin gerçek olmasına ne dersin. Üstelik de en iyilerin bir araya geldiği bir ajans ortamında…

Stajyer değil, “yeni nesil pazarlama insanı” arıyoruz.
:-D

Burada şunlar YOK:

  • şunun fotokopisini çek de getir,
  • biz gençken… çantamı taşı,
  • “usta”nın yanında sığıntı bir yer,
  • toplantıda yanımda dur da bir şey öğren bari,
  • bana kebap söyle… kendine de birşeyler ısmarlarsın,
  • sen konuşma, sadece müşterinin tüm söylediklerini not almaya çalış…

Şunlar VAR:

  • diğer Young Guns seçilenleri ile paylaştığın ortak çalışma alanı,
  • hayallerini gerçekleştirme fırsatı,
  • kartvizit,
  • düşen şapka, görünen perçem,
  • sürekli eğitim,
  • istersen fikir danışacağın tecrübeliler,
  • kendi kararlarının sonuçlarını yaşamak,
  • “biz yaptık” demenin keyfi…

:-P

Grup çalışması ve/veya küme ödevi  kabul edilmiyor… Tek başına katılmak gerekiyor. Proje veya fikir yarışması değil. Yetenek aranıyor. O fikrin geldiği yerde, daha niceleri vardır diye…

Dolayısıyla birey olmak gerekiyor.
:-P

Bekliyoruz… Heyecanla…
;-)

Ek: Young Guns hakkında yazılar: