"varsayım" etiketli yazılar:

28 December 2011 Wednesday

Rakamlar 8

İnternette birçok kaynaktan okudum. “Bedelli askerlik talep görmedi” diye yazmışlar. Hemen hepsinde aynı cümleler…

Yaklaşık 420 bin kişi bu kapsama giriyormuş. 70 bin kişinin (yüzde 16.6) başvurması bekleniyormuş. 4 bin başvuru olmuş. Böyle devam ederse, 13 milyar TL yerine 2 milyar TL toplanacakmış.

Gerekçe olarak 30 bin liralık bedel ücretinin yüksekliği ve sadece iki taksit ile sınırlandırılmasının olumsuz etkisi gösteriliyor.

Önce şunu aydınlatalım. Haberlerdeki rakamlar birbirini tutmuyor.

13 milyar TL’yi 30 bin’e bölersek 433 bin kişi çıkıyor. Yani bu kapsama giren 420 bin kişinin tamamı başvursa bile 13 milyar TL olmuyor.

2 milyar TL’yi 30 bin’e böldüğümüzde ise yaklaşık 67 bin kişi oluyor. Yani o durumda 70 bin diye hesaplanan “hedefler tutuyor” denilmeli.

Basit çarpmayı ve bölmeyi bilmeyenler hesaplamışsa, tahminlerin yanlış çıkmasına şaşırmamalı.

;-)

Not: Rakamlar dizisinin eski yazıları:

:-D

27 December 2011 Tuesday

İpe dizmece

Bazı cümleler beni benden alıp uzaklara götürüyor. Onlarca yıldır duyuyorum. Daha iyisi yapılamamış olmalı ki, hep aynıları gündemde… Atasözü olsalar, hikmetleri zaten söylerken bilinse… O zaman haklı bulacağım.

Ama hiç anlamı olmadan sıkça kullanılıyor ya!… Gerçekten yaratıcılıktan bu kadar da uzak mıyız? İlk anda aklıma gelenler aşağıda… İsterseniz siz de ekleyebilirsiniz.

:-P tüm halkımız davetlidir.

:-P yüzyıllara varan dostluk…

:-P Benden görev isteniyorsa reddedemem.

:-( …’nin acı günü.

:-P … sözde…

:-( … kanı yerde kalmayacak.

:-( … hesabını soracağız.

:-P …birlik olmaya en ihtiyaç duyduğumuz bu zamanda…

:-P Boş zamanlarımda kitap okurum.

:-P … dış güçlerin oyunu.

:-P …’nın ayıbı.

:-P … bizi izleyen 70 milyona söyleyecek bir sözünüz…

Mutlak doğru cümlelere takmıştım. Bunlar daha da kötüleri…

Dinlemek zorundaysanız, bari zevk almaya bakınSaçmalıklar tombalası oynayın.

  • Not: Neden “ipe dizmece” dedim. Bizim oralarda arka arkaya saçmalayanlara “osur osur ipe diz” derler. İsteyen tesbih yapar, isteyen kolye…

;-)

31 October 2011 Monday

Planlama 101

Webrazzi Summit 2011’deki sunuma, benden önce konuşma yapanları [1] , [2] , [3] dinlerken tuttuğum notlarla başlamıştım. Diğer alıntılardan sonra demiştim ki:

  • Oğuz Bayram’ın “Raporlama genelde geçmiş veriden yola çıkar. Siz %10 kadar da ileriye bakın” cümlesine katılmıyorum. Okulda “forecasting” (tahmin) önemli derslerden biriydi. Yoğun istatistik kullanılan, eğilim ölçüleri, sapma analizi, vb. birçok tekniğin öğretildiği bu derslerde, şunu da öğrendik: Sadece raporlama ile şirket yönetmek, dikiz aynasına bakarak araba kullanmaya benzer.  Arabayı kullanırken dikiz aynasına ve yan aynalara ne oranda bakıyorsanız, şirketinizi yönetirken geçmişe o oranda bakmalısınız. Özetle, geleceğin payı %90 olmalı.

;-)

Şimdi elimizde sadece geçmişe ait veriler varken geleceğin payını nasıl artıracağımızı anlatacağım. Önce bütçe ile başlayalım.

Diyelim ki birçok hesaplama yapmak istemediniz ve işin kolayına kaçmaya karar verdiniz. Patronunuza “her şeyin eskisi gibi olacağını, geçen seneki pazar payınızı koruyacağınızı” söylediniz… En azından şu varsayımları yapmış olursunuz.

  • Pazara yeni ve güçlü bir rakip girmeyecek,
  • Pazardaki önemli rakiplerden biri veya bir kaçı pazarı terketmeyecek,
  • Mevcut rakipler, mevcut tarzlarını devam ettirecek, saldırgan bir pazarlama uygulamayacaklar,
  • Mevcut müşterileriniz rakipleri tercih etmeyecek,
  • Rakiplerin müşterileri sizi tercih etmeyecek (veya gidenle gelen eşit oranda olacak)

Bu varsayımlara kârlılıkla ilgili yaklaşımları da eklersek…

  • Piyasada fiyat kırarak yeni müşteri edinme çabası olmayacak,
  • Herkes şimdiki gibi marka iletişimi stratejisi uygulayacak,
  • Müşteriler yeni reklamlara kanmayacak…

gibi ek varsayımlarınız da vardır.

Özetle, işin kolayına kaçıp, “herşey eskisi gibi olacak” deseniz bile birçok varsayımınız (geleceğe ilişkin öngörünüz) var demektir.

Bütçe yaparken, tüm bu varsayımları incelemeniz ve doğruluğundan emin olmanız gerekir. Bunlardan her hangi biri farklı ise… o zaman geçmiş verilere göz atıp,

  • Bir farklılık olduğunda ne yöne doğru bir sapma oluyor?
  • Geçen dönemlerde bu sapmayı etkileyen ana faktörler nelerdi?
  • Bu faktörler şimdi de aynı şekilde geçerli olur mu?
  • Satın alma gücü, güven endeksi, kentleşme, vb. gibi baskın etmenlerde bizi etkileyecek bir fark oldu mu?
  • Müşteriler sabitlenince, yeni müşteri edinme maliyeti artıyor. Bu artış rakiplerde ne gibi tavırlara neden olabilir?

gibi yüzlerce soru akla gelmeye başlar. Bunların da her biri gelecekle ilgilidir.

Evet, biz plan yaparken Tanrı gülümser. Ama unutmayın ki, planlama belirsizliği azaltmak için bir araçtır.  Hiç değilse başkasını kahkahalarla güldürmemeyi sağlar.

:-D

En iyi ve en kötü senaryolar ile devam edecek…

.